Prof. Alkin: Sanayi üretimi ve kesinleşen yüzde sıfır büyüme...

Yılbaşından beri uluslararası kuruluşların yüzde 2.5 negatif büyüme öngörülerine itiraz ettim. hatta hem medya hem de farklı mecralar kanalıyla "Ydeüz 0 civarında bir büyüme gerçekleşecek" diye altını çize çize söyledim. Peki bunu neye dayanarak söyledim?

Yalın Alpay ile yazdığımız "Olaylarla Türkiye Ekonomisi" kitabında Türkiye Ekonomisi'nin 1920'lerden bu yana kritik dönemeçlerini anlatıyor. Her dönemde ekonominin kabuk değiştirmesini bu kitaptan takip ederken, bir şeyin hiç değişmediğini gözlemliyorsunuz.

Türk Halkının iyiye ve kötüye hızla adapte olma kabiliyetini. Yani şartları kabullenip ona göre yeni bir düzen kuruyor. Dünyanın pek az ülkesinde ekonomik darboğazlarda ayakta kalabilmek için bu kadar çok alternatif geliştiren bir iş dünyası vardır. 

Örnek vereyim: A şirketi B şirketine çek veriyor. B şirketi C şirketine bu çeki ciro ediyor. C şirketi de vadesi gelmeden D şirketine ciro ediyor ama bakın neler oluyor !? D şirketi çekin karşılıksız olduğunu öğrenince, C'yi arıyor ama telefonu açan yok tabii. Genellikle pratik zekalı olan iş insanımız doğrudan A şirketini aramaya karar veriyor. Çünkü herkesin düzeni pamuk ipliği ile birbirine bağlı. Bir şirket çökerse domino etkisi olacak.

A şirketi verdiği çekin karşılıksız olduğunu elbette biliyor. Bu sebeple D şirketinin temsilcisine "istersen sen o çeki yolla, ben sana müşteri çeklerinden vereyim" diyor.

Böylelikle, A şirketi ödemesini birkaç ay daha uzatıyor, B ve C'nin işi zaten hallolmuş oluyor ve D şirketi de ciro edebileceği yeni vadeli bir dokümana sahip oluyor. Muazzam değil mi? Dünyanın başka bir yerinde eşine benzerine rastlanmayacak bir ödeme zinciri var Türkiye'de.

Aslında dünyanın hiçbir yerinde çeke vade yapılması imkansız ama, Türkiye'deki bu uygulama, kanunla da meşru hale getirildi. Hiçbir çek tarihinden önce tahsil edilemiyor.

İsterseniz bugünden Cumhuriyetin 100. yılına kadar vadeli çek yazabilirsiniz. Üzerindeki tarihten önce tahsil etmek mümkün değil. Burada anlatsam sayfalar sürecek daha birçok barter, değiş-tokuş veya ödeme biçimleri var Türk İş hayatında. Dolayısıyla ancak çok zayıflar veya sahilden fazla açılmış olanlar boğuluyor. 

Sonuç olarak, iş dünyası bazen gecikmeli de olsa önünde sonunda toparlanıyor. Ancak bu sistem ödeme mekanizmasındaki çarkları döndürse de, ekonomi için fayda üretmiyor.

Çünkü ödeme zorluğu içinde olan firmalar genelikle değer üretmeyenler oluyor. Kar etmeyen, kendini geliştirmeyen firmaların yaşamasını sağlayan bu düzen, büyüme yaratsa da kalkınma yaratamıyor. 

Böyle bir dinamikle Türkiye'nin sıra dışı işler yaratmasını beklemek hayalperestlik olur. Sadece kredi faizlerinin düşmesi veya istihdam desteği gibi teşviklerle Türk Firmalarının büyük işler başarmaları imkansız. Bu modeli değiştirmeden, güvenli bölgeye geçiş yapmamız mümkün olmayacak.

Yıl başından beri "Yüzde 0 civarında büyürüz" diyerek olumsuz düşünenlerden farklı bir bakış açısı ortaya koyduğum için, bu yazdıklarımı olumsuz bir görüş gibi nitelendirilmeden okunmasını talep ediyorum.


Bu yazı Prof. Emre Alkin'in kişisel internet sitesinden alınmıştır.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar