Haz 08 2018

Seçimden sonrası belirsiz: 'Önce cenazeler kaldırılmalı'

Dolar, Türk lirası karşısında tarihi rekorlarını kırarken dolarla borçlanan şirket ve kişilerin ekonomik kaybı da büyük oldu. Tıpkı dolarla borçlanan Türkiye gibi. 

Merkez Bankası'ndan gelen üst üste hamleler bir nebze olsun piyasaları sakinleştirirken uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen not kırmalar düşüşü tekrar yükseltiyor. 

Hal böyle olunca ekonomi çevrelerinde ağır eleştirileri de beraberinde getiriyor.

Karar Gazetesi köşe yazarı İbrahim Kahveci bir süredir ekonomideki kötü gidişatın seçim sonrasında halka ağır faturalar olarak döneceğini yazıyor.

Bugünkü (8 Haziran 2018) yazısında da, ülkenin yönetmensiz çekilen bir ekonomi filmine sahne olduğunu belirtiyor ve üç bölüm halindeki canlandırmayı şöyle anlatıyor:

“Sahne 1: Ülke ekonomisi üretim kapasitesinin çok üzerinde suni bir büyümeye zorlanır. Suni büyüme baskısı, piyasaya saçılan paralar ve azdırılan tüketim canavarı, enflasyonu yukarı çeker.

Sahne 2: Yükselen büyüme ve yükselen enflasyon dengesi doğal olarak parasının değerini korumak için didinen tasarrufçuyu da etkiler. Para daha çok dövize akar ve döviz hesapları 200 milyar doların üzerine çıkar.

Sahne 3: Büyüme sağlanmıştır, ama arkası doldurulamamıştır. Bir tarafta enflasyon, diğer tarafta döviz kurları hızla yükselmeye başlamıştır. Artık tek başına kalan TL faizleri de bu artışa ayak uydurmak zorunda kalır.

Aaa... O da ne? Salonda asıl oyuncu olan yönetmen icracılıktan vazgeçmiştir. Ve baş oyuncu ile yönetmen film çekimini bir kenara bırakıp kendisi de izlemeye başlamıştır.”

Artık bu filmin başrolsüz ve yönetmensiz kaldığını ifade eden Kahveci, “Yönetmen de filme karşı seyirci kalmıştır” görüşünü dile getiriyor.

Zamanında faiz artırması gereken Merkez Bankası’nin olaylara seyirci kaldığı artık herkesin dilinde. “Daha bu yılın başında piyasa fonlama faizlerini 14,-15 aralığına çekseydik bu sorunları bu kadar derin yaşamayacaktık” diyor Kahveci de ve ekliyor:

“Merkez geç kaldıkça, zamanında adım atamadıkça piyasa sahipsiz kaldı ve sahipsiz kalan piyasanın yaptıklarını bire bir yaptı. Başını alıp gitti…”

Bu ekonomik dengeyi hiçbir ekonominin kaldıramayacağını söyleyen Kahveci, yükselen faize rağmen dövizin neden düşmediği sorusuna ise “Bu cenazeler kaldırılmadan faiz artışlarının istenen ve normal olan sonuçları vermeyeceğini söyleyebiliriz” yanıtını veriyor.

Ekonomide yeni dönemin belirsizliklerle dolu olduğunu belirten Kahveci, “Seçimler kadar asıl seçimlerden sonrası belirsiz. İşte bu nedenle ekonomimiz giderek çöküyor. Ve de herkes bu filmi dış mihrakların çevirdiğini sanıyor. Zaten asıl mesele de bu” diyor.