Şub 05 2018

Sıcak para kan kokusuna hücum etti

 

Borsacıların hisse senedi alımıyla ilgili eskiden kalma beylik sözlerinden biridir: ‘Sokaklarda kan varsa hisse senetlerini satın alın’.

Sözün aslı ünlü Rothschild Hanedanı’nın Londra kolunu kuran Nathan Mayer Rothschild’e aittir. Napolyon’un yenilgiye uğradığı Waterloo savaşı döneminde söylendiği bilinir. Vicdanlara sığdırmak zor gelse de, sözün doğruluğu pek çok kez gerçek hayatta ispatlanmış olduğunu belirtelim.

Bugünlerde de Türkiye’de benzer bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye sınırlarında sıcak bir savaşa girmişken piyasalar çok sakin. Hatta borsa hızla yükselip rekorlar kırıyor.

Dünya’dan Alaattin Aktaş da bu konuyu kaleme alıyor. Özellikle de yurtdışından gelen sıcak parayı gündeme getiriyor.

‘Türk ordusu sınır ötesinde ne kadar süreceği belli olmayan bir harekata girişti; ama bu yurtdışında yerleşik yatırımcıların Türkiye'deki menkul kıymet yatırımlarını zerre kadar etkilemedi’ diyor.

Yazar yabancı yatırımda azalma bir yana, Afrin harekatının başlamasından sonraki haftada alımların iyice hız arttığını vurguluyor. 

Afrin harekatının başlamasının hemen ardından 22-26 Ocak arasında yabancı yatırımcıların 855 milyon dolarlık Türk menkul kıymeti yatırımı yaptıklarını belirtiyor. Bu alımın 743 milyon dolarının devlet iç borçlanma senedine (DİBS), 112 milyon dolarının ise hisse senedinden oluştuğunu kaydediyor.

Alaattin Aktaş yabancı yatırımcıların ocak ayının ilk dört haftasındaki alımları ise 173 milyon doları hisse senedi, 988 milyon doları da DİBS olmak üzere 1 milyar 161 milyon dolarlık menkul kıymet aldığını da ekliyor.

Bu durumu ‘Yabancı için devlet iç borçlanma senedindeki kar müthiş’ sözleriyle değerlendiren Aktaş, ‘Bizdeki faiz, paranın getirildiği ülkelerdeki oranlarla kıyaslanmayacak kadar yüksek. Bu faize gelinmez olur mu; zaten koşa koşa geliyorlar’ diye yazıyor.

‘Baksanıza dolar ocak ayında aralık ayına göre yüzde 2 kadar değer yitirdi.

Bir yabancı aralık ayında 1.000 dolar getirip TL'ye dönse, Ocak sonunda 1.030 dolar oldu.  Bir ayda yüzde 3... Olağanüstü bir kazanç bu. Böyle bir kazancı bir yabancı kendi ülkesinde rüyasında bile göremez.

Bu durumun gerçek açıklamasının "Türkiye'ye duyulan güven değil, Türkiye'nin verdiği faizin yabancıların ağızlarının suyunu akıtması" olduğunu kabul edelim.’

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz