Şirket borçlarına 'İstanbul Yaklaşımı' geliyor

Hafta içinde TBMM’nde benimsenen Torba Ekonomik Yasa’da hükümet şirketlerin borç girdabı içinde boğulduğunu itiraf etti. Ödenmesi güç kredilerin yekünü TL400 milyarı bulabilir.  

Bu “sorunlu krediler” hem şirketlerin yeni dış kaynak bulmasını zorlaştırıyor, hem de banka bilançolarını tıkayarak yeni kredi akımını yavaşlatıyor.

İstanbul Yaklaşımı adı verilen ve ilk kez 2001 Krizi’nde denenen bir yöntemle bu borçların tasfiyesi başlayacak.  Bu bağlamda bankalara bu alacakları bilançolarından çıkartmaları için önemli teşvikler getiriliyor.

Fakat, planın eksik yönleri de var. Birincisi, kaybolan servetin yerine yeni sermaye enjekte etmek lazım. Bunu kim yapacak?  İkincisi, yeniden riskli kredi verilmesini engellemek için nasıl tedbirler alınacak? Sonuncusu:  Hangi şirketler kurtarılacak?

"Savaş'ın verdiği bilgilere göre, bankaların tahsili gecikmiş alacakları (Tahsili imkansız göründüğü için bir anlamda batık kredi de deniyor) 2018 başında 64 milyar lirayken 31 Mart 2019'da 106 milyar liraya yükseldi. Aynı dönemde ödemelerinde sıkıntı çıktığı için yakın izlemeye alınan kredilerin tutarı ise 3 kat birden artarak 93 milyardan 285 milyar liraya fırladı. Savaş'ın paylaştığı veriler, yaşanan krizin borçlu şirketleri ciddi anlamda zora düşürdüğünü bir kez daha ortaya koydu. Düzenlemeyle, tahsil imkanı kalmayan 106 milyar liralık kredi “değersiz alacak” sayılarak kayıttan düşülecek. Bu sayede özellikle kamu bankalarının bilançoları rahatlatılacak. Kalan 285 milyarlık krediye ise vade uzatma, teminat azaltma hatta anaparadan silme gibi kolaylıklar sağlanacak. Bunları yapan bankacılara ise krediler batsa dahi ‘zimmet' suçundan dava açılamayacak."