Tarihin en düşük DTH faizi, döviz talebini durduramadı

Türk bankalarındaki döviz hesapları (DTH) 10-17 Ocak haftasında 1 milyar dolar daha artarken, yatırımcının dövize yönelişinde döviz faizindeki getirinin değil güven eksikliğinin etkili olduğunu ispat etti.

Merkez Bankası verilerine göre Türkiye’deki döviz hesapları 17 Ocak’ta 227.2 milyar dolarla rekor kırdı. Böylece, Hükümetin uzun süredir devam eden dolarizasyon sürecini tersine çevirmek için zorunlu karşılıklarla yaptığı müdahaleyle döviz faizlerini düşürme yönündeki adımının etkili olmadığı da anlaşılmış oldu.

Ekonomi yönetiminin istekleri doğrultusunda Merkez Bankası 10 Ocak’tan itibaren bankaların döviz mevduat hesaplarına uygulanacak zorunlu karşılık oranlarını tüm vadelerde 200’er baz puan artırmıştı. Bu değişiklik bankaların döviz mevduatının maliyetinin artmasına yol açtı ve doğal olarak döviz tasarruf hesaplarına verilen faiz oranlarında düşüşe neden oldu. Merkez Bankası yürürlüğe girme tarihi 10 Ocak olan zorunlu karşılık uygulamasını 28 Aralık’ta kamuoyuyla paylaşırken, kararın etkisi bu tarihten itibaren görülmeye başlamıştı.

Yeni yılla birlikte döviz hesaplarına uygulanan faiz oranlarında hızlı bir gerileme ortaya çıktı. Mevduatın yoğunlaştığı 1 ve 3 ay vadede dolar hesapları için faiz oranları 27 Aralık’ta sırasıyla yüzde 1.46 ve yüzde 2 düzeyindeyken, 10 Ocak’ta yüzde 1.2 ve yüzde 1.52’ye geriledi.

Söz konusu oranlar aynı zamanda Türk finansal tarihi boyunca görülen en düşük döviz faiz oranlarını temsil ediyor. Ülkenin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyede olduğu ve dünya piyasalarında döviz bolluğunun yaşandığı 2013 başında bile Türk bankalarında döviz mevduatlarına verilen faizler daha yüksek seviyelerdeydi.

Öte yandan yeni yılda döviz faiz oranlarının Merkez Bankası’nın zorunlu karşılık uygulamasıyla birlikte gerilemesine rağmen döviz mevduatlarında 1-17 Ocak arasındaki artış 3.1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam 17 Ocak itibarıyla döviz hesaplarında yılsonuna göre artış oranını yüzde 1.4’e ulaştığı anlamına geliyor. Buna karşın TL bazlı mevduatlarda yüzde 0.2’ye yakın küçülme gerçekleşti. Bu politika yapıcıların dolarizasyonu engelleme yönündeki adımlarının en azından şimdilik duvara çarptığını gösteriyor.

Türkiye’de tasarruf sahiplerinin TL’den dövize geçme eğilimi özellikle ekonomi ve politikaya dönük güven algısının dibe çöktüğü geçen yıl hızla artarken yatırımcılar 2019 yılı boyunca 30 milyar dolar döviz alarak banka hesaplarına yatırdı. Rakamlar alınan tedbirlere karşın söz konusu eğilimin 2020 yılında da devam ettiğini gösterirken dövize yaşanan bu hızlı yönelimin neden kurlara etki etmediği pek çok kesim tarafından sorgulanan bir durum.

Ülkeye yurtdışı sermaye girişi yaşanmaması ve yerli yatırımcıların dövize geçmesine karşın kurlarda yaşanan sakinliğin ana nedeni olarak Merkez Bankası’nın kamu bankaları üzerinden yaptığı gizli satış müdahaleleri gösteriliyor.

Bir diğer neden de, tasarruf sahiplerinin TL’den dövize geçişi sırasında yapılan işlemlerin sadece kaydi bilanço işlemlerinden ibaret olmasından kaynaklanıyor.

Bir yatırımcı bankadaki TL hesabını dövize çevirirken kendisine sadece bir makbuz veriliyor ve banka hesabında artık döviz olduğu söyleniyor. Buna karşın aynı yatırımcı parasını döviz olarak çekmeye çalıştığında ya da yurtdışına göndermek istediğinde çok küçük tutarlar için bile bürokratik engellemelerle karşılaşıyor. Dolayısıyla yatırımcıların bankalardaki hesaplarını dövize çevirmesi gerçek anlamda bir kur talebi yaratmıyor.


© Ahval Türkçe

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar