TL çöktü, Dolar uçtu, Borsa durdu: 'Naci Ağbal 130 milyar doları sorduğu için görevden alındı'

Dünyada gözler bir kez daha Türkiye ekonomisine çevrildi. Erdoğan talimatıyla Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevden alındı, piyasaların yanıtı sert oldu.

Borsadaki erime günün ilk yarısında yüzde 9'a ulaşırken, Türkiye'nin risk primi (CDS) de rekor kırdı ve 2020 Kasım ayından sonraki en yüksek seviyesine çıktı.

Buna göre, CDS 150 baz puan artışla 466'yı gördü.

TL ise gün içinde dolar karşısında yüzde 10 değer kaybetti.

Geçen hafta düşen dolar uçtu, Türk Lirası çöktü, Borsa çöktü. Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler hem içte hem de dışta tepki, eleştiri ve değerlendirmelerin odağı haline geldi. 

En dikkat çekici değerlendirme DEVA Partisi lideri Ali Babacan’dan geldi.

Babacan, Naci Ağbal'ın Merkez Bankası Başkanlığı görevinden alınmasında heba edilen 130 milyar doları araştırmasını istediğine dikkat çekti ve "Merkez Bankası'nın 130 milyar dolarını çarçur ettiler, hatta bir rivayet vardır ki; ayrılan Merkez Bankası Başkanımız, gece görevden alınan. Demiş ki:  '130 milyar nereye gitmiş' diye sormuş” dedi. 

İYİ Parti kanun teklifi verdi, “Merkez Bankası beş yıl görevden alınmasın” talebinde bulundu. 

Dolar/TL kuru ilk olarak Asya piyasalarında sert yükselmesiyle gündeme geldi. Asya piyasalarında 8,40 ile açılış yapan dolar, gece saatlerinde 8,30 seviyesinden işlem gördü. 

Dolar pazartesi sabahına ise 8.10 seviyesinde başladı. 

ABD Doları'nın Türk Lirası karşısındaki yükselişinin ardından bankalardan hamle geldi. 

Doların sert yükselişi sonra Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan "Uygulamakta olduğumuz enflasyonda düşüşü önceliklendiren makro politika çerçevesi, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürülecektir" dedi.

Bazı bankaların, anlık olarak döviz ve altın işlemlerini geçici olarak durdurduğu görüldü.

Yaşanan gelişmeler şöyle: 


 

19.14-Merkez Bankası'nın yeni Başkanı Şahap Kavcıoğlu'ndan mesaj

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Mart'ta görevden aldığı Naci Ağbal'ın yerine getirilen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın yeni Başkanı Şahap Kavcıoğlu, "Ülkemiz güçlü temeller üzerinde yükselecek" dedi. 

TCMB'nin yeni Başkanı Şahap Kavcıoğlu dün Türkiye Bankalar Birliği yönetimi ile toplantı yapmış; banka üst düzey yetkilileri ile karşılıklı olarak 'verimli' bir toplantı gerçekleştirildiği kaydedilmişti.

Bugün ise Anadolu Ajansı'na (AA) konuşan Kavcıoğlu, güçlü temeller üzerinde yükselme vurgusu yaptı.

Kavcıoğlu'nun mesajı şöyle:

"Enflasyonda kalıcı düşüş hedefiyle şeffaflık ve öngörülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Görevimizi tüm paydaşlarla iletişim kaynaklarını etkin tutarak yürütmeye devam edeceğiz. Ekonomimiz güçlü temeller üzerinde yükselecek. Yatırım, üretim, ihracat ve istihdamı artırıcı sürdürülebilir büyüme için gerekli koşulların oluşmasına katkı sağlayacağız. Önümüzdeki dönemde hep birlikte büyük bir özveri ile yatırım üretim ihracat ve istihdamı artırıcı Sürdürülebilir büyüme için gerekli koşulların oluşmasına katkı sağlayacağız. Makro ekonomik istikrarı pekiştirerek ekonomimizin güçlü temeller üzerinde yükselmeye devam edeceğine inancım tamdır."

16:35- Fitch'in Türkiye raporu: Bankaların üstündeki baskı artacak

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Merkez Bankası'nın 200 baz puanlık faiz artırımının, bankaların üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti. Raporda, üç kamu bankasının yerel ve yabancı para cinsi mevduatları arasındaki yayılımın ocak ayında negatife döndüğüne de işaret edildi.

Fitch, Türkiye'de kredi talebinin halihazırda yükselen faiz  nedeniyle yavaşlamaya başladığına dikkat çekerken, 2021 yılında  beklenen yüzde 6,7 büyümenin kârlılık üzerindeki baskıları azaltabileceği belirtildi ve "Piyasada dalgalanmanın ve enflasyon  baskılarının azalması bankaların kredi profilleri açısından  destekleyici olabilir" denildi.

16:25- İYİ Parti’den kanun teklifi: MB Başkanı 5 yıl görevden alınmasın

İYİ Partili İsmail Tatlıoğlu, Erhan Usta ve Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası (MB) Başkanının görevden alınmasına ilişkin açıklama yaptı. Meclis Başkanlığı’na Merkez Bankası Başkanları’nın 5 yıl görevden alınmasını engelleyen kanun teklifi vereceklerini açıklayan İYİ Partili Tatlıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “erken seçim” çağrısı yaptı.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Erdoğan'ın faiz politikası da şöyle eleştirdi:

"'Faiz ile enflasyonu düşüreceğiz' dediler, ikisini birden yükselttiler. Hem faiz hem enflasyon şu an iki hane. Açıkça söylüyorum; bu ülke hiç kimsenin deneme tahtası değil. Bu ülkenin insanları da kobay değil. Bugün, finansal piyasalarda yaşadığımız üçüncü büyük depremin günü. Bir deprem günü, bugün. Sabah baktık Borsa yüzde 10 düşmüş, kur da yüzde 10 artmış. Bir-iki gün geçmeden göstergelerin nereye gideceği de belli değil. Tabii Merkez Bankası'nın da ne yapacağı belli olmaz. Daha üç gün önce Sayın Erdoğan'ın önüne iki seçenek koydum. 'Ya bu milletten özür dile ya da Merkez Bankası’yla ilgili bir adım at' dedim. Sadece iki cevap seçeneği koyduk; gitti yine yanlış seçeneği işaretledi. Yazı tura atsan tutma ihtimali daha yüksek."

Tartışmalarla ilgili AKP’den açıklama geldi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Merkez Bankası başkanının değiştirilmesine ilişkin "Hükümetin Merkez Bankası başkanını değiştirmesi piyasalara meydan okumak değildir" dedi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise "Dün gece yarısından itibaren piyasalar, Bir kez daha yangın yerine döndü” dedi, tepkilerini şöyle sıraladı: 

"Dolar Asya piyasalarında 8 lira 40 kuruşu gördü. Kamu Bankalarının Hazine birimleri 4,5 ay aradan sonra, Yeniden fazla mesaiye başladı. Piyasalara damat usulü arka kapıdan müdahale söylentileri, Yeniden konuşulur oldu. Faizi yüzde 17’den yüzde 19’a çektikten iki gün sonra, Türk Lirası’nın tek bir günde yüzde 10’un üzerinde, Değer yitirmesine sebep olmak. Yüksek faizle milleti ezerken, Türk parasını pul etmek, Milleti pahalılığa ezdirmek, Görülmemiş bir beceriksizliktir. Bunun müellifi de, sorumlusu da, Erdoğanın Şahsım Hükümetidir. Şahsım Hükümeti sebep, Buhran, sonuçtur. 10 Temmuz 2018’de göreve başlayan Erdoğan Şahsım Hükümeti, Bugün 987. gününü doldurdu. Bu 987 günde Erdoğan’a, Merkez Bankası Başkanı dayanmadı.

Erdoğan en son bu hafta sonu, Dördüncü Merkez Bankası Başkanını atadı. Yani Erdoğan, her 246 günde bir, Merkez Bankası Başkanı değiştirdi. Son başkan sadece 132 gün koltuğunda oturabildi.

Eskiler birine beddua etmek istediğinde; “Padişaha vezir olasın” dermiş. Artık bu beddua, bu ucube rejim sayesinde, “Erdoğan’a Merkez Bankası Başkanı olasın” oldu.

Erdoğan; İlk başkanı faizi indirmediği için hal etti. İkinci başkanı faizi artırmadığı için hal etti. Üçüncü başkanı faizi artırdığı için hal etti. Dördüncü başkanı faizleri indirsin diye getirdi. Ama o, Daha ilk toplantısında, “Yakın zamanda faiz indirimi yok” mesajı verdi. Yetmedi, “Görevden alınan Naci Ağbal’ın, Bıraktığı yerden devam edeceğini” söyledi.

Madem önceki başkanın bıraktığı yerden devam edilecekti, O zaman Başkan neden görevden alındı? Kimse milletin aklıyla alay etmesin. Bir insanın fikri neyse zikri de o olur. Madem faiz artıran Merkez Bankası Başkanını, Bir gece yarısı kararıyla azledecek kadar acil bir durum var,  Yapılacak iş bellidir. Bir an önce Para Politikası Kurulunu olağanüstü toplantıya çağırmak Ve faizleri düşürmek. Sonra da bunun sonuçlarıyla yüzleşmek. Ardından gerekeni yapmak, Ve sandığı milletin önüne getirmek.

Bu milletin çarçur edilecek, Bir 128 milyar doları daha yoktur. 12 Mart itibariyle, Merkez Bankasının döviz bilançosu, 43 milyar dolar açık veriyor. Sayelerinde Merkez Bankasının kasasında,

Kendine ait dövizi kalmadı. Hepsi emanet, yani başkasına ait. Bugün Dolar kurunu 7,80’lerde tutabilmek için, Birilerinin yoğun şekilde döviz sattığını gördük. Ama Doların ateşi düşmedi. Çok açık söyleyeyim. Eğer bugün kamu bankaları eliyle, Arka kapı operasyonlarıyla, Eldeki emanet rezervler de yakıldıysa, Bunları da 128 milyar doların üzerine koyar, Hesabını da ilgililerden sorarız. Ayrıca döviz kasası açık vermişken, Çok ciddi sonuçları olacak “sermaye kontrolü” gibi Şüyu vukuundan beter fikirleri Aklınızdan dahi geçirmeyin."

Halk TV yayınında doların yükselişini ve kurlardaki dalgalanmayı değerlendiren ekonomi gazetecisi Emin Çapa da çarpıcı bir iddiayı ortaya attı. 

Çapa, "Merkez Bankası'ndan bankalara 'panik halinde dolar almaya gelenleri sakinleştirin' denilmiş" ifadelerini kullandı.

Doların sert bir şekilde yükselmesine  Merkez Bankası’nın eski Başekonomisti Hakan Kara’dan tepki geldi.

Hakan Kara, ''Neden sessiz kaldığım soruluyor. İnanın içimden bir şey söylemek gelmiyor. Bütün kariyerimi verdiğim kurumum ve çalışma arkadaşlarım adına üzgünüm. Ülkem için çok ama çok üzgünüm” dedi.

Sıkı para politikası izleyen ve son Para Politikası Kurulu toplantısında faiz artırımı kararı veren Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınması, yerine de “gevşek para politikası ve düşük faiz” yanlısı olduğu bilinen Yeni Şafak yazarı Şahap Kavcıoğlu’nun getirilmesine piyasalar sert tepki verdi.

Dolar/TL kuru ilk olarak Asya piyasalarında sert yükseldi. Asya piyasalarında 8,40 ile açılış yapan dolar, gece saatlerinde 8,30 seviyesinden işlem gördü. 

Türkiye’deki bankalarda gece saatlerinde doların alış fiyatı 8.30, satış fiyatı ise 7.80’leri gördü. Gece yaşanan dolardaki deprem nedeniyle vatandaşların alış-satış yapabilmesinin önüne geçmek için bankalardaki işlemler geçici süreliğine durduruldu.

Elvan, ekonomi piyasalarında çıkan iddialara ilişkin de serbest piyasa mekanizmasından herhangi bir tavizin olmayacağı yanıtını verdi. Elvan, "Liberal kambiyo rejiminin uygulanmasına kararlılıkla devam edilecektir" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamanın ardından doların nabzında hafif düşüş yaşandı. 7,80 liraya düşen dolar, daha sonra yeniden hareketlendi. Dolar saat 09.45 itibarıyla 7.90 seviyesinden işlem görüyor.

Gram altın da gece yarısı 475 TL'yi gördü.

Gram altın fiyatları, geçen haftaya 420 TL civarında başladıktan sonra Merkez Bankası'nın politika faizi 200 baz puan artırmasının ardından Dolar/TL'deki düşüşü takip ederek 403 TL'ye kadar gerilemişti. 

Dolar haftaya 8’in üzerine çıkarak sert yükselişle başladı. Bir deprem de borsada yaşandı. 

Borsada sert düşüş yaşandı. Bankacılık endeksi yüzde 8,13 ve holding endeksi yüzde 7,71 değer kaybetti. Sürekli işlemler geçici olarak durduruldu.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 6,65 azalışla 1.427,33 puandan başladı. Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 101,66 puan ve yüzde 6,65 gerileyerek 1.427,33 puana indi.

Bankacılık endeksi yüzde 8,13 ve holding endeksi yüzde 7,71 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında en çok yüzde 9,57 ile finansal kiralama faktoring gerilerken, kazandıran bir sektör endeksinin olmadığı görüldü.

Açılış sonrası Borsa İstanbul'da Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi çalıştı ve sürekli işlemler 10.30'a kadar geçici olarak durduruldu.

Merkez Bankası'ndaki görev değişikliğinin ardından TL'de yaşanan sert düşüş uluslararası bankalarda endişeyle karşılandı. Danimarka merkezli yatırım bankası Saxo Bank "Döviz rezerviniz yoksa riskli bir iş yapılıyor" açıklaması yaparken, Deutsche Bank 'TL'deki zayıflığın rezerv kullanımıyla kontrol altına alınmasına şüpheyle yaklaşıldığını' belirtti.

Alman bankası Deutsche Bank şu açıklamayı yaptı:

"Merkez Bankası'nın geçen yılki krizden bu yana rezervlerini henüz önemli ölçüde yeniden inşa etmediği göz önüne alındığında, piyasa, TL'deki zayıflığın rezerv kullanımıyla kontrol altına alınması politikasının bir tekrarının yaşanacağı konusunda şüphe duyacaktır. [Türkiye'ye dair] Faiz oranları, enflasyon ve büyüme konusundaki tahminlerimizin gözden geçirilmesi gerekecek."

Danimarka merkezli yatırım bankası Saxo Bank'in döviz stratejileri bölümünün başkanı John Hardy, "Eğer döviz rezerviniz yoksa riskli bir iş. Eğer faizleri yeniden aşağı çekerler ve lira yeniden hareket ederse, o zaman benim temel endişem, bir tür sermaye kontrolünün getirilmesi yönünde olur" dedi.

Saxo'nın baş yatırım yetkilisi Steen Jakobsen de, çok sayıda yerel ve yabancı yatırımcının sermayesini çekmesi halinde Türkiye'nin 'ölmek üzereyken' sermaye kontrolü getirebileceği yorumu yaptı. Jakobsen, "Ülkenin rezervleri zaten düşük ve eğer iç veya yabancı sermaye kaçışı derinleşen bir soruna dönüşürse, ölüm anında, sermaye kontrolleri getirmek zorunda kalabilir” ifadelerini kullandı. 

Fransız bankası Société Générale, Ağbal'ın görevden alınmasının Türkiye'yi 'dönüşü olmayan bir noktada bıraktığı' yorumu yaparak, "Döviz rezervlerindeki eksiklik göz önünde bulundurulduğunda, daha fazla mali düzenleme müdahalesi görebiliriz. Türkiye yakında yeni bir kur krizine doğru yol alabilir" uyarısı yaptı. 

Bankanın analistlerinden Phoenix Kalen, müşterilere gönderdiği bilgilendirme notunda, Türk Lirası'ndaki sert değer kaybının devam edeceği ve yılın ikinci çeyreğinin sonuna dek dolar/TL'nin 9.70'e yükseleceği öngörüsünde bulundu.

Kalen notta, "Politika belirlemedeki derin değişiklikler ve yakında muhtemelen yaşanacak finansal çalkantı göz önünde bulundurulduğunda, Türk varlıklarındaki tüm uzun pozisyonları kapatma tavsiyesi veriyoruz" dedi.

Kuzey Avrupa'nın en büyük finans grubu olan İskandinav Nordea'nın küresel strateji bölümünün başkanı Andreas Steno Larsen, "Merkez Bankası'nı fiilen Erdoğan yönettiği sürece, Türk lirasına karşı HİÇBİR ZAMAN iyimser olmayacağız. Bu arada Türkiye'deki yeni çalkantı, euro için dolardan daha büyük bir mesele" paylaşımını yaptı.

İngiliz bankası Barclays'den, "Piyasa dostu Merkez Bankası başkanının görevden alınması muhtemelen politikalara duyulan güvene zarar verecektir. Son dört aydaki 10 milyar dolarlık portföy akışının ve/veya dolarizasyonun yeniden başlamasının tersine çevrildiği bir senaryoda, volatilitede büyük bir artış görebiliriz, bu da muhtemelen yeniden müdahaleci politikalarla sonuçlanacaktır" açıklaması geldi. 

Hollanda bankası Rabobank Türk lirasına dair temkinli iyimserliği bıraktığını belirterek, Türkiye'de para politikalarının yumuşatılması döngüsünün daha önceden beklenenden hem daha erken hem daha hızlı başlayacağının varsayılması gerektiği açıklaması yaptı.

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınarak yerine eski AKP milletvekili, Yeni Şafak gazetesi yazarı Şahap Kavcıoğlu’nun getirilmesi dünya basınında da geniş yankı uyandırdı.

Borsadaki erime günün ilk yarısında yüzde 9'a ulaşırken, Türkiye'nin risk primi (CDS) de rekor kırdı ve 2020 Kasım ayından sonraki en yüksek seviyesine çıktı.

Buna göre, CDS 150 baz puan artışla 466'yı gördü.

TL ise gün içinde dolar karşısında yüzde 10 değer kaybetti.

Financial Times (FT) gazetesi, "Merkez Bankası başkanını görevden alarak Erdoğan özüne döndü" başlığını attı.

FT, "şok karar" olarak tanımladığı bu adımın, genel olarak piyasa dostu bir ekonomist olarak görülen Ağbal'ın atanmasını Merkez Bankası'nın bağımsızlığını güçlendirecek bir hamle olduğunu düşünen yatırımcıları rahatsız ettiğini yazdı.

Yazıda, "Şimdi ise analistler, gelişmekte olan ülkeler açısından oldukça kritik bir dönemde yeni bir kur krizi riskinin doğduğu uyarısı yapıyor ve yüksek faiz oranlarını 'tüm kötülüklerin anası' olarak nitelendiren Erdoğan'ın ekonomi yönetimini eski haline döndüreceğinden endişe duyuyor" denildi.

FT, Ağbal'ın yerine atanan Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu'nun "pek bilinmeyen bir bankacılık profesörü" olduğu ve Erdoğan'ın yüksek faiz oranlarının enflasyona neden olduğu yönündeki geleneksel olmayan görüşlerini paylaştığına dikkat çekti.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesi de Ağbal'ın görevden alınma kararının yatırımcı ve ekonomistlerde Türkiye ekonomisinin gidişatına yönelik endişeler doğurduğunu yazdı.

WSJ’de şu ifadeler yer aldı:

"Yıllarca devam eden öngörülemez politika kararlarının ardından Ağbal'ın dönemi yabancı yatırımcıların yeniden güven duymasını sağladı. Ağbal, geçen yıl faiz oranlarını artırmaya başladıktan sonra yatırımcılar 4,6 milyar dolarlık Türk varlığı alımı gerçekleştirdi. Türkiye, cari açığının finansmanı için dış kaynaklara bağımlı.

Bu nedenle, Ağbal'ın görevden alınması yatırımcılar ve ekonomistler tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Merkez Bankası son olarak 18 Mart'ta faizi yüzde 17'den yüzde 19'a yükseltti ve lira değer kazandı. Bu faiz artırımı, Ağbal ile Erdoğan'ın arasının açılmasına neden oldu."

WSJ, yeni Başkan Kavcıoğlu'nun Ağbal dönemi politikaların tersine çevrileceği kaygılarını tetiklediğine dikkat çekti.

İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi, Erdoğan'ın bu kararıyla küresel yatırımcıları "şoke ettiğini" ve bir uzmanın bu kararı "en az Brexit (İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması) kadar kötü" sözleriyle yorumladığını yazdı.

Guardian haberinde "Erdoğan, geleneksel ekonomi politikalarına karşı çıkıyor ve bugüne kadar defalarca çift hanelere ulaşan enflasyonla mücadele için faiz artırımlarına gidilmesine karşı olduğunu söyledi. Son iki yıl içerisinde üç Merkez Bankası başkanını görevden aldı" ifadelerine yer verdi.

Haberde, piyasalardaki genel beklentinin Kavcıoğlu'nun Ağbal döneminde uygulanan politikaları tersine çevirmesi yönünde olduğu ve bunun da Türk lirasını olumsuz etkilemesinin beklendiği belirtildi.