Kas 15 2017

TL değer kaybediyor, enflasyon ve faizler yükseliyor

 

Artan döviz kuru, cari açık, yükselen faiz ve enflasyon ile değer kaybeden Türk Lirası, genel ekonomik görünümde ciddi bozulmaları da beraberinde getiriyor.

Şimdi uzmanlar, nerede ve ne zaman yanlış yapıldıyı tartışırken, kurulan ekonomik sistemin aslında son on yıldır yanlış inşa edildiği ve göreceli iyi ekonomik performansın iktidar politikalarından değil dünyadaki genel makro-ekonomik dengelerden ve gelişmelerden ötürü olduğunu dillendiriyor.

Dünya Gazetesi köşe yazarı Uğur Civelek de bir hatırlatma ile başlıyor yazısına: Son iki ay içerisinde TL, dolar karşısında yüzde 14 oranında değer kaybetti ve bunun anlamı belirsizlik demek. Civelek'e göre, Türkiye'nin sırtındaki en büyük kambur cari açık. Yani ülkenin ürettiğinden fazlasını harcaması. Yabancı ülkelere borçlanması ve bunu döviz üzerinden yapması. 

Cari açık Eylül ayında 4.5 milyar dolar olarak gerçekleşirken, yıllık rakam ise 39 milyar dolara dayanmış durumda. Borç yükü arttıkça artıyor. Bu durumun sürdürülebilirliği tartışmalı.

Küresel ekonomik dengelerde yaşanan dalgalanma zamanlarında, cari açık ciddi bir sorun olarak ülkelerin önüne çıkıyor ve kırılganlığı arttırıyor. Türkiye hala S&P'nin kırılgan ülkeler listesinde. 

Önceki yıllarda makro-ekonomik göstergelerdeki küresel olumlu hareketler cari açık riskine rağmen, Türkiye ekonomisinde gerilen faizler, enflasyon ve değerlenen TL ile sonuçlanırken şimdi rüzgar tersine dönmüş görünüyor. 

Civelek'e göre, sanayi ve tarımda hızla ağırlaşan sorunlara rağmen, hizmet sektörü alanındaki yatırımların kontrolsüz bir şekilde artıyor olması ağırlaşan sorunların gizli kalmasını kolaylaştırıyordu. Fakat 2013'ten itibaren koşullar tam aksi yönde değişmeye başladı. Türk Lirası dalgalı bir şekilde değer kaybediyor, enflasyon ve faizler yükseliyor. Kredi hacimlerini ve iç talebi eskiden olduğu gibi canlı tutmak giderek zorlaşıyor ve maliyeti kabul edilebilir sınırları aşmaya başlıyor. 

Merkez Bankası'nın böylesi bir atmosferde aldığı önlemler ise, sorunun özüne yönelik köklü adımlar atılmadığı müddetçe uzun vadede işe yaramayacak görünüyor. 

Civelek, ağrı kesici yaratan önlemler yerine, iktidar ile finans çevrelerinin faiz ve benzeri konularda uzlaştığı uzun vadeli çözümler tavsiyesinde bulunuyor.