Torba yasadan esnafa şok: İşsizlik maaşı başka bahara kaldı!

Hak kazanma koşullarının zorluğu ve rakamların düşüklüğüne rağmen işsizlik maaşı, özellikle kriz dönemlerinde çalışanlar için can simidi oluyor. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine göre 2019 yılında 1 milyon 13 bin kişiye işsizlik maaşı ödendi. Dolayısıyla işini kaybeden büyük bir kitle, geçici de olsa bir gelir desteğine kavuştu. Bu veri, Türkiye’de işsizlik maaşının sosyal devlet uygulamaları açısından önemli bir işlev gördüğünü ortaya koyuyor. 

Aynı dönemde işsizlik maaşını başvuran kişi sayısı ise 1 milyon 955. Yaklaşık olarak başvuran iki kişiden birine maaş bağlandı. Bu veri de işsizlik maaşına ulaşmanın zorluğunu gösteriyor. Türkiye’de işsizlik maaşı alabilmek için işsiz kalmak yetmiyor. Son üç yılı içerisinde en az 600 gün prim ödenmesi ve bunun 120 günün kesintisiz olması zorunlu. Bu şartları sağlayamayanların işsizlik maaşı başvurusu reddediliyor.

İŞKUR’un işsizlik maaşı verileri, geçen yıl yaşanan ekonomik krizin derinliğini de ortaya koydu. İşsizlik maaşına başvuran 1 milyon 955 kişi, bir yıl içinde işini kaybedenlerin minimum sayısı da veriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre kayıtlı çalışan sayısının 14 milyon olduğunu dikkate aldığımızda, geçen yıl her 7 kişiden biri işini kaybetti. Tabi bu rakam yalnızca kayıtlı çalışanları kapsıyor.

Öte yandan Türkiye’de işsizlik maaşı, sadece 4/a olarak ifade edilen işçi statüsündeki çalışanlara ödeniyor. Kendi hesabına bağımsız çalışanlarla esnafların işsizlik maaşı alabilmesi için de Esnaf Ahilik Sandığı kurulmuştu. Ancak Ahilik Sandığı için prim toplanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sevk edilen torba yasa tasarısıyla 2021 yılına erteleniyor. TBMM’ye sevk edilen torba yasanın kısa sürede yasalaşması bekleniyor. Böylece iflas eden, işyerini kapatan ya da bir başka nedenle faaliyetlerine son veren esnaflar için işsizlik maaşı hayali, en iyi ihtimalle 2024 yılına kalacak. Zira Ahilik Sandığı, primi toplamaya başladıktan üç yıl sonra işsizlik maaşı ödemesi yapabilecek.

Ahilik Sandığı devreye girebilseydi 2 milyon 100 bin esnaf ve serbest meslek mensubu için işsizlik maaşı imkânı doğacaktı. İşsizlik Fonu bünyesinde faaliyet gösterecek olan Ahilik Sandığı primlerinin yüzde 2’sinin sigortalı tarafından, yüzde birinin ise devlet katsıyla ödenmesi öngörülüyor.

Torba yasa ile getirilen bir diğer düzenleme de işverenlere çalıştırdıkları işçi başına 75 TL asgari ücret desteği ödenmesi. 2016 yılından itibaren uygulanan bu teşvikle, asgari ücretteki artışın bir kısmının devlet tarafından karşılanması ve böylece işverenlerin korunması amaçlanıyor. Ancak bu istihdam teşviki İşsizlik Fonu’ndan karşılandığı için tartışmaları da beraberinde getiriyor. Zira İŞKUR verilerine baktığımızda geçen yıl işverenlere 16 milyar TL kaynak aktarıldı. Aynı dönemde işsizlere ödenen maaş toplamı 10 milyar TL oldu. Yani İşsizlik Fonu, işsizlerden daha çok işverenleri fonladı. Torba yasadaki asgari ücret desteği, çok tepki çeken bu uygulamanın 2021 yılında da devam edeceğini ve Fon’dan işverenlere kaynak aktarımının süreceğini gösteriyor. 

Diğer yandan 75 TL’lik destek, asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret ödenen çalışanları kapsıyor. Yani asgari ücret desteği verilirken işçilerin bir önceki yılın aynı dönemindeki maaşlarına bakılacak. Brüt ücreti 3 bin 840 liraya kadar olanlar bu destekten yararlanacak. Daha yüksek ücret alanlar ise asgari ücret desteği alamayacak. Bu yönüyle düzenleme; işverenleri, çalışanlara düşük maaş ödemeye sevk edecek bir yaklaşım içeriyor. Zira yüksek ücret ödeyen işveren cezalandırılarak teşvik kapsamı dışında tutuluyor.

İşverenlerin de teşvikten yararlanabilmek için asgari ücretin yüzde 50 fazlasından daha yüksek ücret ödememeye yöneleceği açıktır. Nitekim son yıllardaki araştırmalar, Türkiye’de maaşların hızla asgari ücret düzeyine gerilediği gösteriyor. Teşvik politikalarının yüksek maaş ödeyen işverenleri cezalandıracak şekilde kurgulanması, gelirini artırmak isteyen işçi kesimine yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar