Kas 27 2017

Türk ekonomisi neden hep 'Kırılgan Beşli’de?  

 

Ekonomide ‘Kırılgan beşli’ kavramı uluslar arası finans kuruluşlarının farklı hikayeleri olup, benzer makro problemler taşıyan ülkeleri tanımlamak adına bulduğu bir kavram.

Ortaya çıkışı ise, ABD Merkez Bankası FED’in 2013 Mayıs ayında ‘Para basmaya son, faizler artacak’ açıklamasının hemen sonrasına dayanıyor.

Listenin doğuşunda FED’in faiz artırımından en olumsuz etkilenecek ülkeler tarif ediliyor. 2013’te Morgan Stanley’in oluşturduğu bu 5 ülkelik liste 2016 yılında yine aynı kuruluş tarafından güncellendi. Geçtiğimiz haftalarda ise bu kez benzer bir Kırılgan Beşli kavramını ABD’li kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poors yaptı.

Son dört yıl içinde üç kez revize edilen listelerde sadece Türkiye düzenli olarak yer aldı. Peki neden? Türkiye ekonomisinin ‘defolu beşli’ arasında yer alması tesadüf mü?

Hazine eski Müsteşarı ve ekonomist yazar Mahfi Eğilmez bu soruya kendi bloğundaki yazısıyla cevap vermeye çalışıyor. Eğilmez öncelikle Türkiye’nin ekonomik görünümü için şunları söylüyor:

‘2016 dışında potansiyel büyümesinin üzerinde bir ortalama yakalamış olmasına karşılık Türkiye’nin diğer ekonomik göstergelerinde iyileşme olmadığı ortaya çıkıyor. Hatta işsizlik, enflasyon, faiz, bütçe dengesi ve dış borç stoku/GSYH göstergelerinde bozulma var. Cari açık da önce azalmış olmasına karşılık son yılda yine artışa geçmiş görünüyor. Öte yandan döviz açık pozisyonda son iki yılda yaşanan düşüş 2017 yılında yeniden hızlı bir yükselişe dönüşmüş bulunuyor.’ 

Yazar tüm bu tablonun yüksek borç stoku nedeniyle acil finansman ihtiyacı olan Türkiye’nin işini kolaylaştırmadığını belirterek önümüzdeki 1 yıl içinde ödenecek 210 milyar dolarlık dış borcun sıkıntı yarattığını vurguluyor. Eğilmez şu sözlerle devam ediyor:

‘Gerek 2013’den bu yana ekonomik göstergelerde bir iyileşme olmaması, gerekse dış finansman ihtiyacının 210 milyar dolar gibi çok yüksek bir miktarda seyretmesi, bunların yanı sıra dış siyasal ilişkiler açısından sorunlu bir konumda bulunması borç verenler ve yatırım yapanlar nezdinde Türkiye’yi kırılgan bir ekonomi konumuna getiriyor. Bir ekonominin dış finansmana gereksinimi arttıkça kırılganlığı da artıyor, dış finansmana gereksinimi azaldıkça kırılganlığı da azalıyor.’ 

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz