Türkiye taze kaynak bulmak zorunda

İki yıldır süren ekonomik krizin ardından koronavirüsün yarattığı finansal şoka karşı TL’yi savunma çabası Türk Merkez Bankası’nın tüm kaynaklarını tüketti. Son veriler swap borçları çıkartıldığında bankanın sadece döviz değil altın rezervlerini de erittiğini ve kısa süre içinde ABD Merkez Bankası ya da IMF’den gelen bir döviz yardımı olmadığı taktirde Lira’nın görülmedik şekilde savunmasız kalacağını gösteriyor.

Merkez Bankası’nın açıkladığı son rakamlara göre bankanın bilanço içi net döviz pozisyonu 8 Nisan’da 13.9 milyar dolarla 2001 krizi ardından en düşük seviyelerden birine geriledi. Buna ek olarak Merkez Bankası’nın kasasında brüt 31 milyar dolar altın varlığı bulunuyor. Ancak bu altının 10.4 milyar doları Hazine ve bankaların yatırdığı zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Yani net altın pozisyonu 20.9 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Bu da Merkez Bankası’nın döviz ve altından oluşan net yabancı kaynak pozisyonunun 34.8 milyar dolara indiğini gösteriyor.

Öte yandan bu rakamlar piyasadan swap yoluyla alınan döviz borçlarını kapsamıyor. Banka verilerine göre Şubat sonunda piyasa ile Katar ve Çin gibi ülkelerden swap yoluyla sağlanan döviz kaynaklarının tutarı 25.6 milyar dolar düzeyindeydi. Ancak özellikle mart ayında koronavirüs salgının dünya piyasalarında yarattığı etki ağırlaşıp Türkiye’den döviz çıkışı yoğunlaştıkça, Merkez Bankası’nın rezervlerini güçlendirmek daha doğrusu piyasaya satış yapabilmek için aldığı döviz borçları tırmanışa geçti.

Türk piyasaları için bağımsız araştırmalar yapan ekonomist Haluk Bürümcekçi’nin şirketi Bürümcekçi Araştırma’nın raporuna göre, Türk Merkez Bankası’nın toplam swap tutarı hafta başında 35.5 milyar dolara yükseldi. Söz konusu rakam Merkez Bankası’nın döviz ve altından oluşan net yabancı kaynak varlığının 600 milyon dolar üzerinde bulunuyor. Bir başka deyişle Türk Merkez Bankası Lira’yı koruyabilmek için kamu bankaları üzerinden yaptığı satışlarla tüm döviz ve altın varlığını tüketmiş ve açık pozisyona düşmüş durumda. Banka swap miktarını artırırsa, bundan sonra tasarruf sahiplerinin mevduatları için kendisine yatırılan döviz ve altınlar ile Hazine’ye ait döviz cinsi hesapları karşılık olarak gösterecek. 

Diğer taraftan Türkiye için bir başka umut da yurtdışı piyasalardan alınabilecek bir destek. Ancak bu o kadar kolay değil. ABD Merkez Bankası FED, Mart ayında küresel istikrarı sağlamak için 14 ayrı ülkenin merkez bankalarıyla swap anlaşması yaptı. Söz konusu anlaşmalar içinde Türkiye yer almadı. Bloomberg’de 9 Nisan’da yayınlanan bir habere göre TCMB, swap hattının açılması için geçen ay FED’e başvuru yapsa da herhangi bir olumlu yanıt alamadı. 

Ülkenin dış kaynak bulması açısından bir başka kapı olarak görülen IMF konusu ise karışık. IMF, virüs krizinin etkilerini azaltmak için yaklaşık 1 trilyon dolarlık döviz kaynağı oluşturup isteyen ülkelere yardım taahhüdünde bulunurken, bu konuda Türkiye’den herhangi bir talep geldiğine yönelik bilgi yok. IMF Başkanı Kristalina Georgieva son açıklamasında Para Fonu’nun salgın kapsamında Türkiye dahil tüm üye ülkelerle temas halinde olduğunu belirtti. Buna karşın Türkiye’nin kredi için başvuru yapıp yapmadığına değinmedi.

 Türkiye her ne kadar Merkez Bankası rezervlerini tüketmiş ve Lira giderek daha korumasız hale gelmiş olsa da, iktidardaki AKP’nin siyasi olarak IMF ile bir borç anlaşması yapması kolay değil. Öncelikle AKP ve Türkiye’nin başında bulunan Erdoğan yıllar boyu IMF karşıtı bir retorikle oy tabanına seslendi. Ayrıca Türkiye’nin ekonomisinin eskisi gibi olmadığını anlatmak için sık sık ‘IMF’ye 5 milyar dolar borç vereceğiz’ sözlerini tekrarladı. Şimdi ekonominin gerçek bir sınavdan geçtiği böylesi bir zamanda, Türkiye’nin tekrar IMF kapısına gitmesi, Erdoğan’ın siyasi kariyeri için pek de hazmedilir bir durum değil.

Ayrıca IMF’den alınacak kredi için başka bir zorluk da Türk-ABD ilişkileri. Olası bir kredi için Fon’un İcra Kurulu’nda tam bir ittifak gerekirken, ABD, Ankara’nın Rus S-400 silahlarını almasından dolayı, geçtiğimiz dönemde IMF ve Dünya Bankası’ndan alacağı krediler konusunda Türkiye’yi engelleyeceğini duyurmuştu. Türkiye’nin IMF’den döviz rezervlerini güçlendirmek için alabileceği bir kredinin ABD temsilcileri tarafından veto edilip edilmeyeceği net değil. Ancak masada duran bir risk.


@Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.