Can Teoman
Kas 05 2019

Türkiye’de 27 milyar dolar zombi kredi var

Türk Hazinesi’nden hizmet ücreti alan tek uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch, Cuma günü ülkenin BB- olan notunu sabit bırakıp, görünümünü ‘negatif’ten, ‘durağan’a yükseltti.

Bu özü itibarıyla, Türk ekonomisindeki krizin derinleşmesinin durduğunun bir anlatımı. Fitch’in Türkiye’ye verdiği notlar S&P’den iki, Moody’s’den bir puan daha yüksek ve bu da pek çok ekonomist tarafından tartışmalı bulunan bir konu.

Diğer taraftan görünüm düzeltmesiyle Türk ekonomi yönetimi açısından da önemli bir moral kaynağı oluşturan Fitch’in derecelendirme raporundaki bazı ayrıntılar tartışma yatacak cinsten.

Kuruluş bankalardaki batık kredilerin hala ekonominin en büyük problemi olduğunu yinelerken, ilginç bir tahminde bulunuyor. Kuruluş, Türkiye’deki batık kredilerin BDDK tarafından açıklanan oranın iki katına ulaşacağı tahmini yapıyor. Raporun orijinalinde şu sözler kullanılıyor:

‘Banking sector metrics remain under pressure from the challenging operating conditions. The announced classification of TRY46 billion of loans as NPLs is reported to take the NPL ratio to 6.3% by year-end, from 5.0% in September and 3.9% at end-2018. Fitch expects a further increase partly reflecting the still-high Stage 2 loans (estimated at around 12%).’

Türkçeye çevirirsek:

‘Çalışma koşullarındaki zorluk (Muhtemelen BDDK vb. ile bankaların yeterince şeffaf olmaması) nedeniyle bankacılık sektörünü değerlendirmekte zorlanıyoruz. (BDDK) Eylül sonunda toplam kredilerin yüzde 5’i olan batık kredilerin yıl sonunda yüzde 6.3’e çıkacağını açıkladı. Yakın izlemede bulunan kredilerin (3 aydır ödenmeyen kredi) çokluğu nedeniyle daha fazla bir yükseliş bekliyoruz (Yaklaşık yüzde 12 tahmin ediyoruz)."

Fitch daha önceki raporlarında da, Türkiye’deki bankacılık sektöründeki batık kredilerle ilgili bilgi edinme konusunda şeffaflığın kaybolduğundan şikayet etmişti.

Öte yandan Fitch’in yukarıdaki açıklamalarını rakamlara dökersek Türk ekonomisi ve bankacılık sektörü için ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. BDDK’nın verilerine göre Türkiye’de 30 Ekim itibarıyla 474 milyar dolarlık açılmış kredi var. Bunun 450 milyar doları sağlam, kalanı batık.

Bu cari batık oranının yüzde 5.1 olduğunu gösteriyor.

BDDK rakamın yıl sonunda 6.4 olacağını söylüyor. Yani bugünkü rakamlara göre oranlarsak batık krediler 31 Aralık’ta 30.3 milyar dolara çıkacak. Bu rakama ulaşılacağı kesin diyebiliriz. Çünkü BDDK, geçen ay 45 milyar TL’lik ‘zombi’ yani yüzdürülen bir kredi paketinin yılsonuna kadar batık kredilere aktarılmasının yolunu açtı. Yakın izlemedeki alacaklardan batık kredilere aktarılacak söz konusu kredilerin ağırlıkla enerji ve inşaat sektörüne ait olduğu açıklandı.

Türk makamlarından gelen bu rakamlara karşın Fitch’in raporunda açıkladığı yüzde 12’lik toplam batık tahmini ise 57 milyar dolara denk geliyor. Yani Fitch’e göre Türk bankacılık sisteminde BDDK’nın bugünküne göre 27 milyar dolar daha fazla batık olacak. Kuruluşun aradaki farkın zombi kredilerden geleceğini tahmin ettiği de çok net olarak anlaşılıyor.

Diğer taraftan Fitch bir zamanlama tahmini vermiyor. Bu geçen yılki krizden sonra gelişen şartlar düşünüldüğünde anlaşılabilir bir durum. Çünkü Türk bankacılık sisteminin bilançosunda batık adayı olan ve üç aya kadar ödenmeyen kredileri gösteren ‘Yakın İzlemedeki Krediler’ kalemi son 2 yıldır artışını sürdürüyor. Bu aynı zamanda yasalarda belirlenen sürelere rağmen büyük miktardaki alacağın bankalar tarafından batık olarak yazılmadığının bir göstergesi.

Türkiye’deki resmi düzenlemeye göre bir kredi 90 günden fazla ödenmiyorsa ‘Donuk krediler’ sınıfına alınarak bankalar tarafından yüksek oranlarda karşılık ayrılması gerekiyor. Kredi bir yıldan fazladır ödenmiyorsa tam batık kabul ediliyor ve banka kredi için yüzde 100 oranında karşılık ayırmak zorunda kalıyor.

Türk bankacılık sisteminin bilançosuna bakıldığında kredi piyasasının yüzde 90’ını oluşturan 10 büyük bankanın donuk alacak sınıfına almaya hazır durumda ikinci çeyrek sonu itibarıyla 45 milyar dolarlık şüpheli kredi bulunuyor. Üstelik bunların üçte ikisinin yeniden yapılandırılmayla da kurtulamayacağı anlaşılmış durumda.

Bu şüpheli krediler son 2 yıldır hiç eksilmeyip giderek artıyor. Bu da mutlak ki söz konusu kredilerin birer zombiye döndüğünü ve bankacılık sistemi tarafından gizlendiğini gösteriyor.

Üst düzey bir bankacı kurallara rağmen batık kredilerin nasıl daha düşük gösterildiği konusunda şunları söylüyor:

‘Ortada kazan kazan durumu var. Yasalar işlerse herkes kaybedecek. BDDK ödenmeyen kredilerin bir anda batık sayılıp bankacılık sektörü ve dolayısıyla reel sektörde yaşanabilecek bir krize dönüşmesini engellemeye çalışıyor. Düzenlemeler esnetilip, kredilerin donuk alacak olarak sınıflandırılmasının bir sonucu olarak bankaların tahsilat için reel sektörün üzerine gitmesi engelleniyor. Burada bankaların da çıkarı var.

Elbette bankalar alacaklarını tahsil etmek ister. Ancak şu anda o kadar fazla sorunlu kredi var ki, bunların teminatlarına el konması ekonomiyi zora sokmak bir yana bankaların da teminat açığıyla karşılaşması anlamına gelir. Yani krediyi tahsil etmek için teminata el koysan da tahsil edeceğin tutar düşük kalır. Bu da karşılık ayırmanı gerektirir. Karşılıkları ayırmak için güçlü sermaye ihtiyacı var ve şu anda ortakların bankalara ek sermaye koyma kabiliyeti yok. Bu yüzden ödenmeyen krediler yakın izlemedeki kredi kalemi altında yüzdürülüyor. Zaman içinde soruna çözüm bulunmasına çalışılıyor’

Sanırız bankacının sözleri Fitch’in özellikle son bir yıldır yayınladığı raporlarda ısrarla üzerinde durduğu batık krediler konusundaki şeffaflık eksikliğinin temel nedenini oluşturuyor.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.