Ara 20 2017

'Türkiye'de fiyatlar düşük ama vatandaş alamıyor'

Satınalma Gücü Paritesi son yıllarda etkisini daha çok artıran ve özellikle de geliri düşük ülkeler tarafından daha çok ön plana çıkartılan bir gösterge. Özetle ülkelerdeki yaşam koşullarını ölçmekte kullanılıyor.

Bir dizi temel mal ve hizmete A ve B ülkesinde ne kadar para ödeniyor, bunların fiyatlarını bulup, iki ülke arasındaki kazançlar da kullanılarak ekonomik refah karşılaştırması yapıyor. 

Böylece kişibaşı milli geliri 50 bin dolar olan A ülkesi ile 5 bin dolar olan B ülkesinde yaşayanların karşılaştırılmalı ekonomik refah düzeyi bulunmaya çalışılıyor. Mantık basit, 50 bin dolar kazanan A ülkesinin vatandaşı 1 kilo kahvaltılık peynire 1000 dolar, 5 bin dolar kazanan diğer ülke vatandaşı 1 kilo peynire 100 dolar ödüyorsa, bu iki ülkenin satın  alma gücü pariteleri birbirine eşit kabul ediliyor.

Ancak malların standardı olmadığı için bu ölçüm tartışmalı da. Örneğin 1 kilo Hollanda gouda peyniri mi, 1 kilo taze kaşar peyniri mi? Bu ikisinin fiyatı satın alma gücü paritesine göre eşit olsa bile, ikisinin lezzeti, yağ oranı, besin değeri farklı. 

Dünya’dan Tevfik Güngör de satınalma gücü paritesini yazmış ve AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın açıkladığı son verileri değerlendirmiş. Diyor ki, ‘Satın alma gücü paritesine göre Türkiye’de fiyatlar Avrupa ülkelerine göre düşük. Fiyatlar düşük, ama halkın gelirleri de düşük. Halkın geliri düşük olduğu için halkın tüketim harcamaları da düşük'.

2016 yılında satınalma gücü paritesine göre kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla Avrupa ülkeleri ortalaması 100 iken, Türkiye'nin 64 olduğunu kaydediyor Güngör. Satınalma gücü paritesine göre Türkiye’de kişi başı milli gelirin Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 36 altında olduğunu vurguluyor.

Şunları söylüyor Güngör:

 

 

Bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi, 100’den büyük ise bu ülke “pahalı”, 100’den küçük ise “ucuz” deniliyor. Türkiye’nin fiili bireysel tüketim fiyat düzeyi endeksi, 2016 yılı sonunda 52 oldu. AB ülkeleri genelinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepeti, Türkiye’de 52 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabiliyor. Ama, kişi başına milli gelirimiz Avrupa ülkelerine göre düşük olduğu için kişi başı tüketim harcamalarımız Avrupa ülkelerinde 100 iken bizde 64. Genelde “Biz Türkiye’de çok tüketiyoruz” deriz ama, görülüyor ki, tüketim harcamalarımız Avrupa ülkelerinde yaşayanların fiili bireysel tüketim büyüklüklerine göre değil, bizim düşük gelirimize göre yüksek.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar