Ümit Akçay: Dümen kilitlendi, sürükleniyoruz...

TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) bu yılın üçüncü toplantısını yaptı ve faiz oranlarını sabit tuttu. Ancak açıklama metnindeki değişim erken bir faiz indirimi sinyali olarak algılandığı için TL'de sert hareketler görülmeye başlandı. Metni kısaca değerlendirdim.

1. Kriz sürüyor, sürecek

Önceki yazılarda da belirtmiştim ama tekrar etmekte fayda var. Ekonomi yönetiminin kullandığı propaganda diline aşina olmayanlar için hatırlatayım: 'Ekonomideki dengelenme' gördüğünüz yerleri 'ekonomik kriz' olarak değiştirirseniz, gerçekte yaşananın ne olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. 25 Nisan açıklamasında krizin sürdüğü belirtilmiş: "... açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir"

2. Utangaç iyimserlik veri ile desteklenemiyor

Son iki açıklama metninde, merkez bankasının ihracat ile ilgili beklentisi değişiyor. Banka, bu yılın ilk toplantısında 'dış talebin gücünü koruyacağı' beklentisinde olduğunu ifade etmişti. Şüphesiz ki bu temelsiz bir iyimserlik idi.

Yılın ikinci toplantısında, bu temelsiz iyimserlik utangaç iyimserliğe dönüştü. Bugünkü toplantıda da bu yaklaşım değişmeden korundu. Ancak ihracattaki bu iyimserlik, verilerle desteklenebilmiş değil. 

Örneğin dün Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) tarafından yapılan açıklamada, beyaz eşya ihracatı mart ayında yüzde 6, ocak-mart döneminde de yüzde 3 düşüştü.

3. Faiz indirimi sinyali

Banka'nın açıklamasındaki en önemli değişiklik, önceki açıklamalarında yer alan ve aşağıda koyu renkle işaretlediğim ifadenin bugünkü açıklama metninden çıkarılması oldu:

'Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.'

Bu, haziran toplantısında faiz indiriminin gündeme alındığı olarak algılandı ve TL'de sert hareketler görüldü.

4. Para politikası kilitlendi

Normal şartlar altında, resesyonda olan bir ekonomide Merkez Bankası'nın faiz indirimi yaparak, ekonomik canlanmaya destek vermesi beklenir. Ancak Türkiye'deki yapısal kriz konjonktürü ve bunun döviz-faiz kıskacı olarak ortaya çıkması, para politikasının kilitlenmesine neden oluyor.

TL'nin yeni şoklarla değer kaybetmeye devam etmesi, merkez bankasının faiz indirimini sürekli ileriye öteliyor. Ancak zaten resesyonda olan bir ekonomide faizlerin yüksek seyretmesi, ekonomiyi daha fazla boğuyor.

Ekonomi yönetiminin bu açmazı, mevcut krizin daha da derinleşmesine ve süresinin uzamasına neden oluyor.

***


Bu yazı Kriz Notları blogundan alınmıştır.