May 09 2018

Ünlü analiste göre Türkiye için ekonomik kriz kapıda

Dünyanın önde gelen fon yöneticilerinden Paul McNamara Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalara özgü klasik bir kriz yaşamaya aday olduğunu söyledi.

İsviçre merkezli GAM Investments adlı yatırım şirketinde 11 milyar dolar değerinde  gelişmekte olan piyasa varlığı yöneten McNamara, eski Bloomberg Türkiye temsilcisi ve Ahval yazarı Mark Bentley’nin sorularına Twitter üzerinden yanıt verdi. McNamara, geçtiğimiz yılın Ocak ayında Türkiye’deki ekonomik erimeyi öngören ve Financial Times gazetesinde yayınlanan yazısının arkasında olduğunu belirtti.

Bu yıl içinde Türk lirası hükümetin açıkladığı teşvik paketleri ve Merkez Bankası’nın eylemsizliğinin ekonomide aşırı ısınmaya neden olacağı kaygılarından kaynaklı olarak dolar karşısında rekor düzeyde düşerek yüzde 10’un üzerinde değer kaybetti. Bu durum Türkiye ekonomisi için sert bir çakılma anlamına gelebilir.

Financial Times gazetesinde yayınlanan makalesinde McNamara, hükümetin muhalefete yönelik baskısı ve şirketlerin döviz varlığı ile döviz borçları arasındaki uyumsuzluk ile ülkenin cari açığının büyümesi de dahil olmak üzere birçok kaygıyı dile getirmişti.

Çarşamba günü yaptığı açıklamada McNamara, Türkiye'nin “bankaları havaya uçurmayan ve başarılı bir şekilde yönetilen ekonomik yavaşlama” ile krizden kaçınabileceğini söyledi.” Uzmana göre:

“2016’da bunu neredeyse yapmışlardı, ancak sonrasında büyümenin peşinden gittiler.”

McNamara, küresel gelişmeler göz önüne alındığında böyle bir yavaşlama elde etmenin bugün 2016’ya göre daha zor olacağını da söyledi. Yatırım uzmanına göre, “Petrol fiyatları bu yüksek seviyelerdeyken bunu yapmak çok daha zor.”

Türkiye’nin cari açığı geçen yıla göre keskin bir şekilde artarak milli gelirin yaklaşık yüzde 6'sına ulaşırken, şirketlerin dış borcu milli gelirin yüzde 25’ini aşacak şekilde 220 milyar doları aştı. Türkiye tükettiği petrolün hemen hepsini ithal ediyor. Yani cari açığın ana bileşeni olan ticaret dengesi, fiyat dalgalanmalarına karşı son derece assas.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmadan çekilmesinden sonra 9 Mayıs tarihinde petrol fiyatı 77 dolara çıkarak en yüksek seviyeye ulaştı.

Son haftalarda hem Standard & Poor’s hem de Moody's cari açık ile izlenen ekonomi politikasını gerekçe göstererek, Türkiye'nin borç notunu düşürdü. Ekonomik büyüme dördüncü çeyrekte yüzde 7'nin üzerine çıkarak sanayileşmiş ülkeler grubu G-20 arasındaki en yüksek seviyeye ulaştı ve bazı ekonomistler ikinci çeyrekte de büyümede benzer bir performans olacağını öngörüyor.

Türkiye’nin ekonomik programlarına 2008 yılına kadar sponsor olan Uluslararası Para Fonu IMF, geçen hafta Türkiye'yi para politikalarını sıkılaştırması gerektiği yönünde uyardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümetİ, IMF  yaklaşımının eski moda olduğunu ve Türkiye ekonomisine zarar verdiğini söyleyerek kurumun tavsiyelerini göz ardı ediyor.

Bu arada, Erdoğan'ın muhalefete yönelik baskısı ve 2016 darbe girişimi sonrasında getirilen Olağanüstü Hal devam ediyor.

Birleşmiş Milletler, Çarşamba günü bir açıklama yaparak Türkiye’de 2019 Kasım ayında yapılması planlanan ancak 24 Haziran 2018’e alınan seçimlerin güvenilirliğinin sağlanması için olağanüstü hal’in kaldırılması gerektiğini belirtti.