Tem 17 2019

'Yaptırımlar dünya güç dengelerini bozar' iddiası

ABD'nin, Türkiye'ye yönelik S-400 yaptırımlarının içeriği henüz belli değil. Rusya ile ticaret ve işbirliği yapan ülkelere uygulanan CAATSA yaptırımlarının, Ankara için seçilecek beş maddesinin ne olduğu netlik kazanmamışken, AKP iktidarı süreci yaptırımsız atlatmanın yollarını arıyor.

Ancak kimi uzmanlar, yaptırımları farklı bir perspektiften ele alıyor ve etkisinin sanılandan daha kapsamlı olacağını öngörüyor.

Dünya Gazetesi yazarı Aydın Eroğlu, "Yaptırımlar dünya güç dengelerini bozar" başlıklı yazısında, ABD'nin sert yaptırım uygulayamayacağını savunuyor. 

ABD'nin yaptırımlarda makul olması gerektiğini savunan Eroğlu, "Olası açıklamalara bakınca en hafif yaptırım F-35'lerin verilmemesi ile sınırlı olabilir. Ki, bu yönde bir karar, uzun süredir yaptırımlardan çekinen borsa ve kurlar için pozitif bir karar olur. Ama bu yönde bir karar halinde aslında sonrasında işler çok daha kötüye gider" uyarısında bulunuyor.

Daha kapsamlı yaptırımların ne olabileceği ile ilgiliyse, Eroğlu, "F-35'ler verilmediği gibi, bazı askeri işbirlikleri ve bankacılık alanında bir takım kısıtlamalar açıklanmasıdır. Ki, bu yönde bir karar ilk andan itibaren borsayı ve finansal alanı bozar. Kurlar yükseliş tepkisi verir. Tam da faiz indirimi hazırlıkları yaparken, faiz yükseltmek zorunda bile kalabiliriz" tespitinde bulunuyor.

F-35'lerin bile verilmediği durumda, Türkiye'nin NATO'dan çıkma ihtimali bulunduğuna dikkat çeken Eroğlu, Türkiye'nin elindeki F-16 savaş uçaklarının uçuş ömürlerinin sekiz bin saat olduğunu ve Türkiye'deki 240 adet uçağın bu süreyi tamamladığını hatırlatarak ekliyor:

"Bunların yapılan yenilemelerle birlikte uçuş ömürlerinin 12 bin saate çıkartılması için çalışılıyor. Eğer bu başarılırsa 2030'a kadar aktif olabilecekler. Kısacası artık ömürlerini tamamlamış bir hava filosuna sahibiz. İşte bu nedenle yeni nesil F-35'ler ile uçaklarımızı yenileyecektik.

Şimdi eğer ABD F-35'leri vermiyoruz derse, bu durumda çok riskli bir jeopolitik bölgede olan Türkiye bu karara kayıtsız kalamaz. Tamam o zaman verin paramızı geriye diye işi sadece parasal olarak düşünemez. Çünkü filosuz kalma riski ile karşı karşıya kalır. Bu durumda, eğer F-35'leri vermeme kararı çıkacak olursa, Türkiye aynı patriotlar verilmeyince S-400'lere yöneldiği gibi, F-35'ler verilmezse de, mecburen bu açığı kapatmak zorunda kalır. Avrupa'nın ortak savaş uçağı projesi var. Ona girebilir ama buradan gelecek uçakların tedariki çok zaman alacağı için, yakın vadede uçak açığını tamamlaması için başka çareler üretmek isteyecektir.  

İşte Türkiye, çare olarak Rus Su-57 avcı uçaklarına yönelecek olursa, bu durum NATO'dan çıkmamıza kadar sürecek gelişmeleri de beraberinde getirir. Tabi böyle bir durumda, ABD'nin dünya genelinde nükleer silah barındırdığı birkaç üssünden birisi olan İncirlik'te kalması da mümkün olmaz. Ama hem NATO'da duran, hem de Rus S-400'lerini ve S-57 uçaklarını kullanan bir NATO üyesi de olamaz bence."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz