Yeni Merkez Bankası Başkanı siyasi kimliği ile öne çıkan bir isim - Ekonomi Gündemi

Güldem Atabay ile Eser Kararkaş’ın sunduğu Ekonomi Gündemi’nde Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevden alınması sonrası yaşananlar ele alındı.

Eser Karakaş, “Yerli ve milli bir borsa haline getirdik” dediği Borsa İstanbul’dan yabancı yatırımcıların çıktığını belirtti. Güldem Atabay ise ülkede her kötü gidişatın iyi diyerek pazarlandığını belirterek, bu durumun da anlaşılamayabileceğini ifade etti. Eser Karakaş ise bu durumun artık anlaşılamayacak hali kalmadığını söyledi.

Atabay, yabancıların bu yaşananlar üzerine raporlarını yayımladıklarını belirterek, Commercebank’ın yıl sonu için Türk Lirası öngörüsünü 10 TL olarak değiştirdiğini, bunu da “Mevcut ortamda hiçbir tahmin veya öngörü yapılamayacağı için TL beklentimizi simgesel olarak 10 belirledik” dediğini aktardı.

AKP’nin kongresinde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından akılda kalanlar ve MYK listesindeki durumlardan söz edildi. Atabay, “Merkez Bankası başkanlarını kendisi değiştirip, ekonomik sorunları kendisi yaratsa da bundan hiç bahsetmeyip, kur ve faiz artışlarından söz etmeyip, ‘dalgalanmalar geçici, Türkiye’nin potansiyeli daimidir’ sözünü etmesi; ayrıca dalgalanmaları yaratanın kendisi olduğundan bahsetmemesi dikkat çekiciydi. Bir de yerli yatırımcının yastık altı altın ve dövizlerini sisteme dahil etmesini istedi” dedi.

Ağbal’ın görevden alınmadan önce Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile “Yeni Ekonomi Reform Paketi” hazırladığı, Berat Albayrak’ın tez danışmanı ve Türkiye Varlık Fonu’nun Yönetim Kurulu Başkan Vekili Prof Dr Erişah Arıcan’ın bu paketteki bazı başlıkları çıkarmasına karşın Elvan’ın sosyal medya üzerinden içerikleri açıklaması programda konuşuldu.

Eser Karakaş, yeni Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile ilgili olarak, “Birinci Murat ile Şahap Bey arasında 20 ay var. Birinci Murat, sonra ikinci Murat, sonra Nac Ağbal, son olarak da Şahap Kavcıoğlu. 20 ayda tam dört Merkez Bankası başkanı gördük. Birinci Murat’ın koltuktaki son gününden başlarsak 20 ay. Şahap Kavcıoğlu’nun yazıları oldukça ilginç. Tekrarlanan İstanbul seçimlerinden önce yazdığı yazıda Binali Yıldırım’ın kazanmasını istemiş. Siyasi öngörüsü çok düşük. İlk seçimin Yüksek Seçim Kurulu’ndan iptal edilmesinin nasıl anti-epik olduğunu da dert etmemiş. Merkez Bankası başkanı şeffaf ve adil olmalı” dedi.

Güldem Atabay, Kavcıoğlu’nun siyasi kimliğinin çok önde olduğunu belirtirken, Karakaş da ona katıldı.

Karakaş, bir iktisatçı olmasına karşın Kavcıoğlu’nun enflasyon ile faiz bağlantısında Erdoğan ile aynı düşüncede olduğunu belirtti. “Hiçbir iktisat kitabında faizi düşerse enflasyon düşer diye bir şey yazmıyor” diyen Karakaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanı iktisatçı değil. İki yıllık bir üniversiteden mezun sanırım. Necip Fazıl Kısakürek’in meşhur bir lafıymış, ‘enflasyon faizin piçidir’ diye. O öğretiyle büyümüş sanırım Cumhurbaşkanı ve bunu kanıksamış. Ancak bir iktisat profesörünün buna inanması çok kötü. Son dört Merkez Bankası başkanından ikisinin doktora, birinin master tez hocası aynı. Naci Ağbal ile ilgili olarak Ali Babacan’ın söylediğini biliyorum. Maliyeciler biraz çekingendirler bu para mevzularında. Babacan bu 128 milyar üzerime kalır diye bir soruşturma açtığı söyleniyor. Bu soruşturma üzerine de hemen görevden alındığı belirtiyor. Soruşturma açıldıysa, o bir evraktır. Bakalım bu yeni başkan soruşturmayı devam ettirecek mi?”

Atabay ise bu soruşturmayı devam ettirmenin eşyanın tabiatına uymayacağını, Ağbal’ın bu tip soruşturmalar olmasın diye görevden alındığını belirtti. “Yabancı yatırımcıların faiz artışı beklentisi var. Ortalık toz duman. Böyle bir ülkede ne yatırım yapılır, ne işsizlik ne de enflasyon düşer. Yapısal reformlar içinde, IMF ile konuşmuş takvime benziyor ancak aynısı değil” dedi ve sözü Eser Karakaş’a bıraktı.

Maliye profesörü olan Eser Karakaş, reformlar için, “Kamu maliyesi raporunda merak ediyorum, aylık bütçe bültenlerinde olmayan ne olacak? Çok ulaşacağımız bilgiler dışında ne olacak?” Atabay, “Şirketlerin, belediyelerin, Varlık Fonu içindeki şirketlerinin verileri olabilir mi?” sorusuna Karakaş, “Sanmıyorum yanıtı” verdi. Sonrasında ise ilk raporu çok merak ettiğini ve daha önce edindiği bilgilere ek ne sunulacağına bakacağını söyledi. Sözlerini şöyle devam etti:

“Özel hesap uygulamaları acil ve zorunlu olanlarla sınırlandırılacak deniyor. 5118 numaralı kararda var zaten hepsi. Özel hesap uygulamaları demek hazine hesabında gözükmeyen demek. Bunlar zaten temel bütçe ilkelerine aykırı bir şey. Acil ve zorunlu ne demek? Bütçe teknikleriyle çok rahat ödenek aktarabilirsin. Meşru yöntemler için söylüyorum. Acil ve zorunlu ne demek anlamıyorum. Bunlar saydam olmayan bir şeyi içeriyor. Demek bundan önce bazı gizli ve yasal olmayan durumlar varmış. Bu kendi itirafları.

Döner sermaye hesapları, merkezi yönetim bütçesine katılacağı konusunu da çok anlamadım. Üniversite hastanelerinde profesörler, bu döner sermaye sayesinde günlerinin yarısını üniversite hastanelerinde geçirip para da kazanıyorlardı. İyi de para kazanıyorlardı ve helal olsun çünkü bu insanlar çok iyi profesörler. Hem işini sürdürüyor, ameliyatlarını sürdürüyor, ardından muayenesine gidiyordu.”

Atabay ise bu durum ile hastanelerin kaynaklarını alarak içeriden çökertileceğini ve şehir hastanelerine talebi arttıracak bir yol açılacağını öne sürdü.

Karakaş belediyelere yönelik olarak, şirketlerine yönetici atamayı değiştiren kanun sürecini, “Danıştay normalde bu davayı onaylıyor. Ancak mahkeme başkanı kararı yazmıyor. Sonrasında ‘evet’ oyu veren hakimlerin yeri değiştiriliyor. Ardından yeniden oylama yapılıyor ve bu karar çıkıyor” sözleriyle anlattı.