Alaattin Aktaş yazdı: Merkez Bankası yeni bir faiz artırımına gidecek mi? 

Türkiye’de içte yaşanan ekonomik kriz, dış politikada gerilimli siyaset ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. 
Türk Lirası’nın değer kaybettiği, ekonominin dünyada en kötü sıralamaya girdiği bugünlerde döviz kurunun ateşi yeniden yüksek. 

Buna önlem olarak AKP iktidarının tüm müdahalelerine rağmen Merkez Bankası faizleri yükseltmeye gitti. 

Merkez Bankası’nın haziran, temmuz ve ağustos aylarındaki Para Politikası Kurulu toplantılarında sabit tuttuğu faizi eylülde iki puan artırması kimi çevreler tarafından sürpriz olarak nitelenmişti.

Gözler şimdi 22 Ekim toplantısında. En çok merak edilen ise, Merkez Bankası yeni bir faiz artırımına gidecek mi? 

Dünya yazarı Alaattin Aktaş’a göre,  Merkez Bankası'nın eylül toplantısında faizi niye artırdığı şimdi daha iyi anlaşılıyor. Aktaş "Ortalama fonlama maliyeti eylül öncesinin tavan faizini de çoktan aşmış durumda. Şimdi gidişat yüzde 13.25 düzeyindeki mevcut tavan faizin de bir süre sonra aşılacağına işaret ediyor. Dolayısıyla Merkez Bankası 22 Ekim toplantısında faizi (mevcut koşullara göre) bir puan dolayında artıracaktır” ifadelerini kullandı. 

"Merkez Bankası faizde olacakları iyi görmüş!” başlıklı yazıda şu değerlendirme yapılıyor: 

"Politika faizinin eylülde de yüzde 8.25’te sabit tutulacağını tahmin edenler özetle “Politika faizinin üstünde üç puana kadar marj var ve Merkez Bankası yüzde 11.25’ten geç likidite penceresi yoluyla piyasayı fonlayabilir, o yüzden faiz artışı sürpriz olur” düşüncesindeydi.

Ama haklı çıkan Merkez Bankası oldu. Merkez Bankası haklı çıktı; çünkü 24 Eylül’den önceki yüzde 8.25’lik politika faizinin 3 puan üstündeki GLP sınırı çoktan aşıldı.

Demek ki Merkez Bankası faizin nereye gideceğini, yüzde 8.25+3 puanın, yani yüzde 11.25’in yetersiz kalacağını görmüş ve ona göre adım atmış.

22 Mayıs’tan 24 Eylül’e kadar politika faizi, gecelik faiz ve geç likidite penceresi faizi sırasıyla yüzde 8.25, yüzde 9.75 ve yüzde 11.25 düzeyindeydi.

Para Politikası Kurulu 24 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 10.25’e çıkardığında ise ortalama fonlama maliyeti zaten bu faizin çok üstünde oluşuyordu. Ortalama faiz 24 Ekim’de yüzde 10.69 düzeyinde gerçekleşmişti.

Yani faiz iki puan artırılarak yüzde 10.25’e çıkarılırken fiilen uygulanacak oranın bu olmadığı baştan kabullenilmişti. Merkez Bankası’nın öngörüsü de zaten politika faizini kullanmak değildi ki... Merkez Bankası, kendine alan açmak, ortalama fonlamada sınırı yukarı çekmek amacındaydı.

Ortalama fonlama maliyeti 2 Ekim’de yüzde 11.32’ye ulaştı ve eski GLP faizi olan yüzde 11.25’in üstüne çıkmış oldu.

İşte Merkez Bankası’nın tahmin ettiği de buydu. Bir süre sonra faiz koridorunun tavanı yetmez olacaktı ve eylül toplantısında aslında bu tavan yukarı çekilmişti.

24 Eylül’deki iki puanlık faiz artırımından sonra geç likidite penceresinin faizi yüzde 13.25’e yükselmiş oldu. 13 Ekim itibarıyla ortalama fonlama maliyeti yüzde 12.03’e ulaştı ve her geçen gün artış yaşanıyor.

Ortalama fonlamanın aşağı dönmesini sağlayacak bir gelişme yok. Dolayısıyla bu oranın yavaş yavaş yüzde 13’e yaklaşması beklenmeli."

Alaattin Aktaş’a göre, Merkez Bankası 22 Ekim’deki Para Politikası Kurulu toplantısında faizi sabit tutma yönünde bir karar verirse ve bu tarihi izleyen günlerde ortalama fonlama maliyeti gelir geç likidite penceresi faizine dayanırsa 19 Kasım’daki bir sonraki toplantıya kadar beklenilemeyeceği için olağanüstü bir toplantı yapmak gerekir. Aktaş, "Şu durumda Merkez Bankası 22 Ekim’de mi faiz artırır, yoksa bir olağanüstü toplantıya gitmek zorunda kalıp artırımı o toplantıda mı yapar? Para Politikası Kurulu’nun bu yıl her ay toplanması kararı alınmasının altında olağanüstü toplantıya gerek duyulmaması amacı yatıyordu. Dolayısıyla Merkez Bankası olağanüstü bir toplantıya gitme durumunda kalmak istemeyecek ve 22 Ekim’de faizi muhtemelen artıracaktır. Ne kadar mı, bu günlerde yapılacak tahmin 1 puan dolayında bir artışa işaret etmektedir. En az 0.75, en fazla 1.50 puan…” ifadelerini kullandı.