'Berat Albayrak bu yalanı, kulağı kesik yaratık türü ABD iş dünyasına söylüyor'

Ekonomi yazarı Atilla Yeşilada, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın ABD'deki temasları üzerinden Türkiye ekonomisinin durumunu yazdı:

İnsanlar kendilerine yalan söylenmesine bayılır. “Bugün çok güzelsin”. “Vallahi, patron, bu fikirler Jeff Bezos’da yok”. “Siz anketlere aldırmayın Sayın Başkanım, bu seçimi de kazanacağız”.  “Seninki kadar irisini hiç görmedim” (ayakkabı numarası).  

Ama yalanın inandırıcı olması lazım, parti başkanına “seçimi kazanacağız” derken, ceketin göğsünde öteki partinin rozetini saklamayı unutmayacaksınız mesela.

Şimdi, kanatlarımın altına alarak eşsiz mentorluk kabiliyetimle  son yüzyılın en harbi ve başarılı ekonomi bakanı yapmaya karar verdiğim Albayrak New York’da diyor ki:  “Her şeyi hesaba kattığımızda, Türkiye kamu, hanehalkı ya da özel sektör borçları noktasında spesifik hiçbir sorunla karşı karşıya değildir”.

Doğru, çünkü spesifik bir sorunumuz yok, sistemik bir sorunumuz var. Özel sektör toptan batıyor. Üstelik Albayrak bunları dünyanın en çakal ve kulağı kesik yaratık türü olan ABD’li iş dünyası temsilcileri önünde söylüyor. Yalan çok başarısız, çünkü arkasından devam ediyor:  “İhtiyaç halinde bankalara gereken desteği vermeye hazırız”.  Spesifik olarak borç sorunun yoksa, hangi ihtiyaçta, niye bankalara ne desteği vereceksiniz Kıymetli Bakanım?

Özel sektör batık değil mi? Bakalım, somut kanıtlara göz atalım, tevatüre değil.

Dün Eminiş Ambalaj da sizlere ömür. Ülkede ayakkabıcı kalmadı, yakında ayağımıza çuval dolayıp gezeceğiz. Bu konuda çok takdir ettiğim ekonomist Barış Soydan’ın “Ayakkabıdaki konkordato salgınının 7 nedeni” başlıklı incelemesini okumanızı dilerim. Sorunun spesifik değil sistemik olduğunu kanıtlamak için, bir kaç cümle alıntı yapayım:

“Kiraların TL’ye dönmesi için uzun zamandır mücadele eden Birleşmiş Markalar Derneği’nin Başkanı Sinan Öncel, yüzde 30-35 civarındaki kira / ciro oranının kabul edilemeyeceğini, kiraların altından kalkılabilir seviyelere inmesi gerektiğini söylüyor…

AVM’ler ya inmezse? Önümüzdeki dönemde bazı AVM’lerin hayalet kasabalara dönmesi sürpriz olmaz…”

Bitmedi! Muhasebe mevzuatını değiştirdik ki kur zararından dolayı kuyruğu titreten şirketler batık sayılmasın.

Durun, yeni başlıyoruz! TBB kredi yeniden yaplandırmalarının hızlandırılması için ortak hareket etme kararı aldı.

Dahası var! Bankalarda sorunlu kredilerin boyutunu tespit etmek için stres testi uygulaması Pazartesi itabarıyla başlatıldı.

Şimdi verilere bakalım:

BloombergHT Eylül öncü tüketici güven endeksi:  Uçurumdan düştü.

  • TUIK-TCMB Eylül resmi tüketici güven endeksi:  Umumi organ yetmezliğinden dün ebediyete intikal etti.
  • TCMB Eylül Reel Sektör Güven Endeksi: Hangi reel sektör abi?
  • TUIK Perakende ticaret sektörü güven endeksi: İkindiden sonra gömdük.
  • TUIK Hizmet sektörü güven endeksi: Bu sabah ailesi fişinin çekilmesine karar verdi.
  • TUIK İnşaat sektörü güven endeksi:  Odin arkada kalanlara sabır versin, acıları dindi diyoruz.

Bunların hepsini grafik halinde göstermeye sayfa yetmez, aşağıda sektörel güven endekslerini resmettim, kapakta da reel sektör ve tüketici güven endeksleri var.

Ağustos’da damardan zerkedilen  dopingle hasta hasta depar atan ekonomi, Eylül’de burun üstü çakılmış. Kredi faizleri %40 abi, yalvarsan vermiyorlar. Hala özel sektör batık mı diye tartışmanın alemi var mı?  Artık nasıl ve hangilerini kurtaracağız diye tartışalım. İstihdam kayıplarının sefalete dönüşüp içine girdiğimiz özel sektör borç girdabını çok ağır bir talep resesyonuna çevirmemesi için “devre kesici” önlem alalım.

ÖNCE:   Hayatım ve itibarım pahasına BES ve otoBES’i destekledim. AMMMA zorunlu kesinti  saçmalığına başvurmayın. Enflasyondan ebesi gevreyen dar gelirlinin maaşından zorunlu otoBES kesintisi zulümdür.  Aksine, İşsizlik Fonu’ndan yararlanma koşullarını alabildiğine gevşetin. Sosyal güvenlik ağına mali desteği artırın. Bütçe tasarrufu sosyal devletten fedakarlık yapılarak gerçekleştirilemez. Zenginden vergi alın, veegisini ödemeyini kodese tıkın! Otoda matrah düzeltmesi neyin nesiydi?  Oto ihtiyaç mı?

Bu ortamda ilk öncelik sefaleti ve açlığı önlemektir.

İKİ, yapıyorsunuz biliyorum, çünkü her gün sizden birleri gelip hikayesini anlatıyor, ama yandaş şirketleri kamu bankalarından kredilerle kurtarmayı kesin. Kurtarma işlemi şeffaf ve piyasa eleğinden geçmeli.

Yani, yeni dünya düzeninde hızla yeşerip bizi küresel rekabete taşıyacak firmalara öncelik verilmeli. Yoksa, bu acılı dönem sona erdiğinde geriye hemen büyüme hazır atletik gençler değil, devlet desteği olmadan yaşayamayan, ekonomik kaynakları emip 200  gram dışkılama yapan dinozorlar kalır.

Banka stres testlerinden önce BDKK son 2 yıldır gevşettiği makro-ihtiyati tedbirleri fabrika ayarına çevirsin. Bu ülkede kredileri kafana göre tasnif ediyorsun, cezasız yeniden yapılandırma serbest,  sonra stres testi yapacaksın. Şaka gibi.

Patron pamuk elini cebine atmadan kurtarma yok. Adil fedakarlık! Bir patron koyacak, bir de banka ya/da kamu.

En iyi koşullarda dahi bu borç yükünü banka ve özel sektör karşılayamaz. Basit bir zihin jimnastiğiyle size anlatayım. Türkiye’de tüketici kredileri dahil toplam krediler TL2.500 milyar.

Tüketici kredileri de batacak, çünkü işsizlik daha Temmuz’da artmaya başladı. Artık kredilerin %10’nun  batık olduğunu kabullenelim bir kere. Fatura TL 250 milyar. Bu kredilerin teminatının değeri en fazla %20’dir. Yani, net fatura TL200 milyar kayme.

Bunun en az TL50 milyarı bankalardan, bir o kadarı da özel sektörden gelecek. Devlet de TL 100 milyar koyacak.

Peki nasıl yapacağız?  Önce özel sektör borcu banka bilançolarında muhasebeleştirilip resmileşecek (borç-hisse swapı modeli düşünülebilir).

Ardından, Varlık Fonu bunu bankalardan devralır. Varlık Fonu’na uzun vadeli tahvil ihraç edilir, Fon da bunları bankalara verir. Karşılığında Varlık Fonu banka ve bünyesine aldığı şirketlerin hisselerinin bir kısmına sahip olur. Eğer borçlar zamanında ödenirse, ne ala, yoksa hisseler satılır, veya şirket tasfiye edilir.

Zaman yok, inkar lüksü kalmadı. Faizler düşmeyecek, ekonomi YEP’e göre yavaşlayacak, özel sektör ekonomistlerine göre daralacak. Şimdi batık olan kredi seneye “çıkık”olmaz.  Seneye borç krizi banka krizine dönüşür. Altından kalkamazsınız.

Her şey güzel olacak, bu sene arabanızı, TV’nizi ve tüm gardrobunuzu yabancı markalarla yenilemeyi unutmayın. Çünkü, çünkü, çünkü siz bütün bunlara layıksınız.

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz