Dövizdeki artış, yurtdışı eğitimi de vurdu

Doların artmasıyla çocuklarını yurtdışında okutan ailelerin eğitim masrafı neredeyse ikiye katlandı. Dövizin arttığı bu dönemde eğitim için yurtdışına gitmek isteyenlerin büyük bir bölümü ise planlarını ertelemek ya da iptal etmek zorunda kaldı.

Çiğdem Türk’ün 23 yaşındaki oğlu Fransa’da edebiyat eğitimi alıyor ancak kur artışı nedeniyle artık çok az para gönderebiliyorlar. Türk, parasızlığın oğlunu bunalıma soktuğunu anlatıyor:

“TL olarak kazandığımız için Euro’yla çocuk okutmak inanılmaz zor. Kur artışından sonra gönderdiğimiz meblağ düştü. Çocuk oradaki masraflarla baş edemedi. Biz para gönderemeyince okulu bu dönem bırakmak istedi. ‘Madem ödeyemiyorsunuz, dondurmak istiyorum, bu dönem gitmeyeyim’ dedi. Bizi maddi olarak rahatlatmak için böyle bir karar almış. Başarılı bir öğrenci. Biz kesin olarak karşı çıktık, okulu uzatmasını istemiyoruz ama Euro’yla çocuk okutmak bizi inanılmaz yıprattı.

Bir ara para gönderemedik. Yemek alamamış, bunalıma girmiş. Para bulmak için telefonunu satmış. Bilgisayarı da bozulmuş parası olmadığından tamir ettirememiş. Telefonunu sattığını bize söylemedi, ulaşamayınca anladık. Hala telefon alamadık ve bilgisayarını tamir ettiremedik ancak cep harçlığı gönderebiliyoruz. Ek iş olarak sokak tiyatrosu, garsonluk yapıyor ama kazandığı para yetmiyor.”

Çiğdem Türk, yurtdışında okuyan çocuğuna para gönderebilmek için aile olarak yaşamlarından verdikleri ödünleri ise şöyle anlattı:

“Her şeyimizden kısıp ona gönderiyoruz. Giyim alışverişi yapmıyoruz, gıdada dikkatli oluyoruz. Sinema, tiyatroyu azalttık. Haftasonu kahvaltısı için bir yerlere gidiyorduk, onu bitirdik. Yaz tatili planımızı iptal ettik.”

Soyadını gizli tutmak isteyen Cengiz önadlı bir yurttaş da, oğlunu 2 yıldır İngiltere’de okutuyor. Lise eğitimi için gönderdiği oğlu, bu yıl iyi bir üniversitenin Uluslararası İş İdaresi Bölümü için kabul aldı.

Cengiz bey, dolar artışının ardından yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Okullar, yurtlar pahalı. Ben istiyorum ki çocuğum iyi bir eğitim alsın. Bizim memlekette bir söz vardır ‘kapıyı kırıp odun etmek’ diye, çok sıkışık bir durumdan kurtulmak için en değerli malını bile feda edebilmeyi anlatır. Biz de gerekirse kapımızı kırıp odun edip çocuğumuzu okutmaya çalışıyoruz. Ama belimiz büküldü. 15 senede 7 tane bakan değişmiş ve her biri yeni bir sistem uygulamış. Çocuk dünyayı öğrensin, iyi İngilizce bilsin, diploması her yerde kabul görsün istedik. Liseyi orada bitirdi. Bu sene üniversiteye kabul aldı. Okul 3 yıl ders, 1 yıl staj şeklinde. Yıllık bize 200 bin liraya mal olacak. Elimizde avucumuzda ne varsa seferber edeceğiz.”

Cengiz bey, çocuğu yurt dışında okuyan bir veli olarak kur arttığı zaman hissettiklerini ise şöyle anlatıyor:

“Hissettiğim şey korku. Evladını ele güne mahcup etmek, evladının isteklerini karşılayamama korkusu. ‘Ya oğluma para gönderemezsem, ya ihtiyaçlarını karşılayamazsam’ diye çok korkuyorum.”

New York’taki dil kursu öğrencisi Dilek de bir diğer kur mağduru. Alevi bir ailenin çocuğu olan Dilek, gerçek ismiyle konuşmak istemedi. ABD’ye kısa süre önce gittiğini söylüyor.

“Siyaset ülkeyi öyle bir hale getirdi ki ailem biriktirdiği parayı bana verdi ‘Al bu parayı kurtar kendini’ dediler” diye anlatıyor ABD’ye gidiş öyküsünü.

Türkiye’de birçok toplum kesimi gibi Alevilerin de yaşadığı baskı, onun yolunu da özgür bir yaşam arzusuyla Amerika’ya düşürmüş, ancak kur artışının ardından yaşam Dilek için çok zorlaşmış:

“Ailem, ABD’de yeni bir yaşam kurmamı istedi. Ben de istedim. Başlangıçta çok hevesliydim ama doların artışıyla aileden yardım tamamen kesildi, tüm masraflarımı burada çalışarak karşılamak zorundayım. Restoranda çalışıyorum, yaptığımız iş ağır. Geçinebileyim diye çalışma saatlerimi artırdım. Bir yandan da okula devam etmek zorundayım. Bir yerde oturup kahve içebilecek ne param ne vaktim var. Uzun çalışma saatlerine katlanamıyorum, burada yeni yaşam fikrinden vazgeçmeye başladım. Türkiye’ye dönmeyi düşünüyorum, en azından buradaki kadar yoğun çalışmak zorunda kalmam, az parayla da olsa geçinebilirim.”

ABD’de çocuk bakıcılığı yaparak dil eğitimini tamamlamaya çalışan Pınar ise kur artışının etkilerini şu cümlelerle dile getiriyor:

“Ailemin para yollaması sıkıntı oldu, hangi banka ne kadar keser onu soruşturuyoruz, kur çok artmadan önce bu kadar araştırmıyorduk. Çalışarak okumak fiziksel ve mental olarak çok zor bir şey, yoğun bir çalışmanın ardından derse gitmek, o dersten hiçbir şey anlamamak demek. Öğrenci vizesiyle geldiysen devamsızlık da yapamazsın. Kur arttığından beri tüm öğrenciler masraf yapmamak için yediğine içtiğine daha çok dikkat ediyor. Dışarıda sosyalleşme bitti. İnsanlar, okuldan, işten sonra direk eve gidiyor. Bir yerde takılmak lüks oldu.”

Kur artışı nedeniyle okul masrafını karşılamakta güçlük çeken bazı öğrenciler ise internetteki online bağış toplama sitelerinde başlattıkları kampanyalarla eğitimleri için gereken parayı bulmaya çalışıyor.

Kanada’da bale eğitimi alan Dila Ekim de onlardan biri. Ağırlaşan eğitim masrafları için Gofundme sitesinden kampanya başlatan Ekim, kampanyada 30 bin dolar hedef koydu ancak, 4 bin 200 dolar toplayabildi. Dila Ekim, topladığı parayla Kanada’daki okuluna bu yıl devam edip, mezun olacak.

Sosyal medya da kur mağduru öğrencilerin imdadına yetişti.

İTÜ Moleküler Biyoloji öğrencisi Enes, Twitter’da Hollanda’nın Utrecht kentindeki Brain Center’da Nörobilim departmanında staja kabul edildiğini ancak Euro’nun durumu nedeniyle konaklama masraflarını karşılamakta sıkıntı yaşadığını söyledi ve yardım talep etti.

Enes’in tweti binlerce etkileşim aldı, onlarca kişi yardımcı olmaya çalıştı. Hollanda Ankara Büyükelçi Yardımcısı Erik Weststrade de Enes’in yardım çağrısına cevap verenler arasındaydı.

Weststrade, Enes’e cevaben yazdığı twette “Kalacabileceğiniz yer için Utrecht’teki bütün tanıdıklarıma soracağım” dedi.

 

Piyanist Atlas Tugsel ise 11 eylül’de attığı tweete yurtdışındaki okulunun harcını ödeyebilmek acil piyano öğrencisi bulmak istediğini söyledi.

Tuğsel’in tweeti de binlerce etkileşim aldı ve çok sayıda kişi yardımcı olmak istedi. Tuğsel, 20 eylülde attığı tweete ise istediği kadar öğrenci bulduğunu, yeni öğrencileriyle ilk haftasını bitirdiğini belirterek Twitter kullanıcılarına teşekkür etti.