Tiny Url
http://tinyurl.com/y7tszv2o
Ağu 15 2018

Ekonomist Lenger: 'Kriz kaçınılmazdı, yangın sürecek'

ABD’nin Rahip Brunson davası üzerinden başlattığı ilk yaptırımın devamı gelmeye başladı ve döviz kurları da tarihi rekorlarını hızla yenilemeye devam ediyor.Piyasalarda tam bir şok hâli mevcut. 

Dolar temmuz ayını 4.89 düzeyinde kapattı. Geçen hafta sonu 6.50’yi aşarken haftanın ilk gününe 7 lirayı da geçerek başladı.

Döviz krizi tırmandıkça Türk şirketlerinin 250 milyar dolarlık borç yüküne ilişkin endişeler de artıyor. Şimdi sırada kur krizinin bir bankacılık krizine dönüşmesi ihtimali var…

Prof. Dr. Aykut Lenger’e göre, ekonomide biraz frene basılarak borçlar ödendikten sonra, sermaye kontrolü içeren, kendi iç dinamiklerini harekete geçiren, adil bölüşüm temelinde bir iktisat politikası kurgulanmalı. Uzun vadede krizlerden kaçınmanın yegâne yolu bu.

Lenger, borcu borçla kapatma sürecinin tıkanma noktasına geldiğine işaret ederek, ülke ekonomisini bir aileye benzetiyor ve “Bir aile gelirinden fazla harcama yaparsa, açık verir; bu açığı kapatmak için borçlanır. Gelirinden az harcama yapıp borcunu ödemek yerine borcunu, yeni borçlarla kapatıp daha çok harcamaya devam ederse, bu sürecin bir noktada tıkanacağı aşikârdır. O noktadayız” görüşünü dile getiriyor.

“Ülke olarak borç batağına batmış durumdayız” diyen Lenger, “Bütün bunlar ödemeler bilançosunda açık olarak ortaya çıkıyor. Yakın geçmişteki çok hızlı büyüme performanslarının altının boş olduğu böylece anlaşılıyor. Aslında, ekonominin sürekli açık üreten bu yapısı yeni değil. Yıllardan beri cari açık veriliyordu, ama dışarıdan gelen iki tür sermaye girişiyle bu açık kapatılıyordu: Kaynağı belli olan Batı’dan gelen ile kaynağı belli olmayan, söylentilere göre, Ortadoğudan gelen sermaye. Şimdi her iki tür sermaye akışı da kesildi” yorumunu yapıyor.

Türkiye’nin 2018’in ilk üç ayında 122.2 milyar doları kısa vadeli olmak üzere, 466.7 milyar dolar dış borcu olduğunu kaydeden Aykut Lenger, ‘Operasyon çeken dış güçler’ savının geçerli olmadığı görüşünü dile getiriyor.

Lenger’e göre, finans kapitalin kârını yükselen kur değil, azalan kur artırır. Bu kriz zaten kaçınılmazdı, er ya da geç sermaye kaçışı ile döviz kuru yükselecekti…

Prof. Aykut Lenger, Krizden çıkış için önerilerini ise şöyle sıralıyor:

  • Önce yangını söndürmeli. Acil dış kaynağa ihtiyacımız var. Geçmişte Arjantin’in yaptığı gibi borç erteleme ilan etmek de bir iktisadi seçenek ama pek ahlaki değil. Yemek yediğiniz lokantada hesabı ödememeye benziyor. 
  • Sermaye kontrolü getirilebilir. Ama işler düzeldiğinde mevcut ekonomi politikasına dönmesi artık çok zor. 
  • IMF’den kredi alınabilir. 
  • Diğer devletlerden ucuz maliyetli kredi bulunması yoluyla özel sektör borçlarının devlet tarafından ödenmesi, özel sektörün devlete TL cinsinden borçlandırılmasına gidilebilir.
  • Uluslararası sermayenin girişi tekrar sağlanabilir. Bu güveni yeniden sağlamak için de, reel faiz oranları, oranı diğer gelişmekte olan ülkelerin üstündeki bir düzeyde olacak şekilde faiz artırılmalı. 
  • Yangının devam edeceğini öngörüyorum. Ekonomideki eski alışkanlıklar sürecek. Uzun vadede, bu politika tasarımından vazgeçilmeli, ekonominin biraz frenine basılarak, borçlar ödendikten sonra, sermaye kontrolü içeren, borç alınmış ucuz döviz bolluğuna dayanmayan, kendi iç dinamiklerini harekete geçiren, adil bölüşüm temelinde bir iktisat politikası kurgulanmalı. Uzun vadede krizlerden kaçınmanın yegâne yolu bu çünkü.
  • Büyüme hedefi yüzde 3’ün altına çekilerek cari açık kontrol altına alınmalı.
  • Dolarizasyonun önüne geçmek için önlemler alınması, dış ticaretin karşılıklı ulusal paralar cinsinden yapılmasını öngören anlaşmalar yaygınlaştırılmalı.
  • Tarımda teknoloji uygulamalarına ve kooperatifçiliğe özel önem verilmeli.