'Ev kiramı ödemek için buzdolabı ve çamaşır makinesini sattım'

İşsizliğin arttığı Van'da geçim sıkıntısı çeken yurttaşlar, ev kirası ve faturalarını ödeyemez durumda. Borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışan ve işsiz olduğunu belirten Ferdi Barış, ev kirasını ödeyemediği için buzdolabı ve çamaşır makinesini sattığını söyledi.

Ekonomik krizden kaynaklı işsiz sayısına her gün yenilerinin eklendiği Van'da, yurttaşlar ev kirası ve faturalarını ödeyebilmek için ya etrafındaki insanlara borçlanıyor ya da ev eşyalarını satıyor. İktidarın politikalarını eleştiren yurttaşlar, "AKP iktidarda olduğu sürece bu ülke düzelmez" düşüncesinde.

Aylardır işsiz olan Ferdi Barış, ev kirasını ödeyemediği için buzdolabını ve çamaşır makinesini satmak zorunda kaldığını söyledi. İŞKUR’a başvurduğunu ancak iş verilmediğini belirten Barış, “İnsanlar aç kaldığı için hırsızlık yapmaya başladı. Zengin olan insanlar kendi memleketlerinde iş yapmak yerine başka yerlere gidiyor. Kimse kendi memleketini düşünmüyor. Biz sadece iş istiyoruz. İş olursa ne hırsızlık olur ne de insanlar birbirini öldürür” dedi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İşletme Bölümü'nden iki yıl önce mezun olan Barış Kaya, inşaatlarda dahi iş bulamadığını dile getirdi. Kaya, "Evimde oturuyorum. KPSS sınavına hazırlanıyorum; ama bir ümit var mı onu da bilmiyorum. Binlerce üniversiteli işsiz gence biran önce çözüm bulunması gerekiyor” dedi.

Neredeyse etrafındaki herkese borçlandığını belirten Kasım Bozkurt, evine ekmek dahi götüremediğini söyledi. Hükümetin politikalarını eleştiren Bozkurt, “Eğer devletin Cumhurbaşkanı ihanet içerisindeyse o ülkeden hayır beklenmez. AKP hükümeti bu ülkeyi sattı. İnsanlar mı ölüyor, ülke mi yanıyor onların umurlarında değil. Onlar yalnızca kendi ceplerini doldurma derdinde. Ekonomi iflas etmiş durumda. AKP hükümeti iktidarda olduğu sürece bu ülke düzelmez. Yalnızca AKP ile yol alanlar kazanır. Halk bozuk olan bu sisteme karşı sessiz durmamalı, iradesini bunlara teslim etmemeli” diye belirtti.

Bir yıl öncesine kadar fırınında çalıştığını anlatan Naim Irmak, beş kişilik nüfusa bakmak için sürekli borçlandığını ifade etti. Her güne yeni bir zamla uyandıklarına dikkati çeken Irmak, “Ülkenin durumu ortada. Hiçbir üretimimiz yok. Dış ülkelere bağlı olduğumuz için sıkıntılar yaşıyoruz. Adamlarda teori var fakat pratikte bir adım atmıyorlar. İşsizlik başını almış gidiyor. Seçim zamanları onlara oy veriyoruz. Gereken adımları atsınlar” diye konuştu.

Altı aydır bilfiil iş aradığını kaydeden Adem Kaplan de şunları dile getirdi:

“Domatesin kilosu 6 TL. Evimize bir kilo domates dahi alamıyoruz. Asgari ücreti 2 bin 300 TL yapmaları bir şey değiştirmiyor. Bir evin kirası, faturaları, 2 bin TL'yi rahat geçiyor. İş yok insanlar bin TL’ye de razı. Kalkıp 'Gençler evlensin' diyor; ama gençler karınlarını dahi doyuramıyor. Bizim evliliğe değil işe, ekmeğe ihtiyacımız var. Bir yerden sonra dur demek lazım. Eğer bunlar başa gelmişse buna bir çözüm bulmak zorundalar. Onlar sadece kendi koltuklarını düşünüyor.” 

Her şeyin sorumlusu olarak gördüğü iktidarın gitmesi gerektiğini düşünen Adil Demir de “Erdoğan çıkıp sanki ülke güllük gülistanlıkmış gibi konuşuyor; ama öyle değil. Çıkıp halkın içine gelsinler o zaman ülkenin gerçek halini görürler. Kimsenin cebinde şuan para yok. Ben başımızdaki insanlara sesleniyorum, koltuk sevdasından vazgeçsinler. Gelip bu insanların çalışacağı bir iş veya fabrika kursunlar. Bunu yapmadıkları gibi Van’daki bütün belediyelere kayyım atayıp, belediyelerin önlerine binlerce polis yığmışlar. Bir işin olduğunda belediyeye giremiyorsun” diye belirtti.

Elektrik tesisatçısı olan Adnan Duran ise krizden dolayı bir yıl önce işyerini kapattığını anlattı. İş için belediyelere başvurduğunu belirten Duran, şunları söyledi:

“Belediyelerde işe alınanların çoğunun mesleki yeterliliği bile yok. Belediyelerde şuan tamamıyla torpille iş alım yapılıyor. Tayyip Bey çıkıp dünyanın beşten büyük olduğunu söylüyor ama hala her şeyimizle dış ülkelere bağlıyız.”


(Mezopotamya - Dindar Karataş - Yunus Duman)