Tem 20 2018

Frankfurter Allgemeine: Türkiye en kötü ödeme yapan üçüncü ülke

Türk Lirası, Mart ayı başından bu yana başta Euro ve Dolar olmak üzere gelişmekte olan para birimlerinin tamamı karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine, Türk Lirası’nın değer kaybetmesinin Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerini de vurduğunu yazdı.

Kredi desteği veren sigorta şirketlerinin Türkiye uyarısına vurgu yapan gazete, ayrıca Türkiye’nin borçlarını ödeme konusunda dünya sıralamasında son sıralarda yer aldığına dikkat çekti. Gazete, Türkiye’nin ödeme krizinin ve iflasların kapıda olduğuna vurgu yaptı. Gazetenin ekonomi muhabiri Christian Geinitz tarafından kaleme alınan yazıda, Türk müşterilerin, Almanya’dan gelen malları almadığına dikkat çekildi.

Türkiye ekonomisi hakkında sık sık yazılar yazan Geinitz, “Ama diğer taraftan Türkiye ekonomisi dışa bağımlı. Bu çelişkili durum, Türk işverenleri büyük bir çıkmaza sokmuş durumda” yorumunu yaptı.

Gazete, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizle ilgili yazısı, şu şekilde devam ediyor:

“Türk Lirası’ndaki değer kaybı, Türkiye ile mal alışverişinde bulunan şirket ve işletmeleri de  zora sokuyor. Avrupa Kredi Sigortacıları, iki ülke işverenleri için verilen desteklerin düşeceği uyarısında bulunuyor.  Bunun sebebi ise, Türk Lirası’nda yaşanan çöküş. Türk müşterileri, Almanya’dan gelen malları, Türk Lirası üzerinde satıyor ve kazancı da, yine Türk Lirası üzerinde oluyor. Ancak bu müşteriler, ödeme yaparken Euro ile yapmak zorunda. Aşırı kur farkı nedeniyle, sene başında Almanya’dan gelen ürünlerde yüzde 20 dolayında bir düşüş gerçekleşti.

İthal edilen malların maliyetindeki bu yükseliş, sadece Türk tüketicilerini alım gücünü zora sokmakla kalmıyor, aynı zamanda daha fazla kazanç elde edemeyen Türk işverenlerinde kaçışına neden oluyor. Bu yüzden, Türk işverenler, Avrupa’daki ortaklarıyla iş yapmaktan çok, yerli pazara yönelmek zorunda kalıyor. Öte yandan, Avrupa Kredi Sigortacıları, “Türk firmalarının aldıkları kredi borçlarını kötü giden koşullar nedeniyle ödeyemez noktaya geldi” bilgisini paylaşıyor. Dünyanın en büyük kredi kuruluşu olan Atradius, Türkiye’nin yapması gereken ödeme tarihlerinin ertelenmesine rağmen, her defasında ödemelerde daha fazla bir gecikme yaşandığını dile getiriyor.

Şirketler, Türkiye’de 2018’de yaşanacak iflasların en az 2017’deki gibi olacağı tahmininde bulunuyor. Bazı sahalarda, özellikle İnşaat, tekstil, metal ve çelik iş kollarında bu sayının daha da artması bekleniyor. Bu durum, özellikle genç işverenler için kritik bir eşik. Atradius kredi kuruluşuna göre, yeni kurulan genç firmaların yaklaşık yüzde 80’i ödeme yapama imkanını kaybedecek. 

Kuruluşun bölgesel sorumlu yöneticisi Thomas Langen,  Türkiye’nin cari açık işlemlerindeki artışın devam ettiğini belirtiyor ve Türkiye’nin ekonomik olarak dışa bağımlı olduğunu ifade ediyor. Türk Lirası’ndaki artan değer kaybı, bir çok Türk işverenin döviz borcunun artmasını neden oluyor. Türkiye’nin borç yükü, bir çok yabancı müşteriyi endişelendiriyor ve ödemeler konusundaki belirsizlik, özellikle de beton ve elektronik sektöründeki işletmelerde kaygıya neden oluyor.

Atradius kredi kuruluşu, ödemelerde en büyük sıkıntı konut inşaatı alanında olduğunu belirtiyor. Atradius yöneticisi Langer, “Ödemelerdeki gecikmeler,  120 ile 180 günü buluyor. Ödeme koşulları tamamen olumsuz. Türkiye kendi ekonomik problemlerini çözmezse,  2017’de  ön gördüğü büyüme oranı sert bir şekilde inişe geçecek.” diyerek uyarıda bulunuyor.

Kredi Sigortacılarından olan Euler Hermes yöneticisi Ludovic Subran, “Türkiye, borçları geri ödeme konusunda dünya sıralamasında üçüncü sırada yer alarak en kötü nota sahip oldu” diyor. Dünyada ortalamasında ödemeler, 66 günde yapılırken, Türkiye özellikle elektronik alanında 83 ile 140 günü buluyor. Subran’a göre, yabancı firmalar, Türkiye’den paralarını alamıyor. Sattıkları malların karşılığını ancak dört ay sonra alabiliyorlar. Bu gecikmeler, sadece Türk Lirası’nın değer kaybetmesinden kaynaklanmıyor, bunda aynı zamanda 2018 yılında Türkiye’de yüzde beş oranında yaşanan iflasların  rolü de büyük. Beklentiler, önümüzdeki dönemlerde bu durumun daha da kötüye gideceği yönünde. Ödeme ve iflaslar kapıda bekliyor.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD de, Türkiye için iç açıcı  tahminlerde bulunmuyor. OECD, Türkiye’yi Temmuz ayı sonu itibariyle 5. sınıf ülke kategorisinde değerlendirdi.  Türkiye  daha önce Rusya ile birlikte Avrupa ülkeleri kategorisinde yer alıyordu. Şimdi ise Bangladeş, Ürdün ve Senegal yer aldığı sınıfta yer alıyor.  Türkiye ekonomisindeki kriz,  Almanya ile ticari ilişkilere de yansıyor.  2015 yılında Almanya, Türkiye’ye 2.1 milyar Euro tutarından mal sattı. Bu rakam, ihracatın yüzde 9.2 oranına denk geliyordu. Ancak bu sayı, 2016 yılında 1,1 Milyar Euro’ya düştü. 2017’de ise 1,6 milyar euroluk ticaret hacmiyle eski rakamlara ulaşamadı. Viyana’daki Acredia kredi sigortacılardan Norbert Kosbow, “Eğer işverenler, Türkiye’ye sattıkları malları Euro üzerinde faturalandırmaya devam ederlerse, bu Türkiye’de büyük bir probleme dönüşecek” uyarısında bulunuyor."