Karar yazarı: Ekonomik krizde gerçekten en kötüsü geride kaldı mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1 Ekim'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış konuşmasında, ”Milletimizden biraz daha sabırlı olmasını istiyorum. En zorunu geride bıraktık” dedi.

Ekonomik krizin devam ettiği Türkiye'de şirketler bir bir konkordato ilan ediyor ve zamlar da peşi sıra geliyorken Erdoğan'ın 'sabır' telkin eden konuşmasını ele alan Karar yazarı İbrahim Kahveci, zamları hükümetin yaptığını belirterek, "O zaman kime sabır..." diyor.

Erdoğan konuşmasında piyasada fırsatçılar olduğunu ve bunlara fırsat verilmeyeceğini ifade etmişti. Bu sözden hareketle Kahveci sözü hükümetin yaptığı köprü zamlarına getiriyor: "Aklıma 2015 yılında 3,40 liraya geçilen İstanbul Boğaz köprülerine iki yılda yapılan zamlar geldi. Sadece iki yıl sonra aynı köprüleri 3,40 lira yerine 8,75 liraya geçiyor Türk milleti."

Devamında da bu zamların hükümet tarafından yapıldığını ekliyor.  “En zorunu geride bıraktık” sözü için ise "Gerçekten en kötüsü geride kaldı mı?" diye soruyor ve şöyle devam ediyor:

"Biz, finansal kriz 2,5 yıldır yaşanıyordu zaten dedik. Ama asıl finansal kriz Mart 2018’de doların 3,90’ı aşması ile başladı. Elbette bu finansal kriz reel krize hemen dönüşmedi. Hatta daha yeni yeni dönüşüyor. Ne diyorduk yine biz: Reel kriz derinleştikçe finansal kriz dengelenir. Yani dolarda yaşanan geri çekilme aslında bir rahatlama değildir. Ölen adamın sağlık sorununun bitmesi gibi bir şeydir. Doların nabzı düşüyorsa, bilin ki ekonominin nabzı da düşüyordur. Ekonominin nabzının düşmesi ne demek? 

-Daha az iş-daha çok işsizlik

-Daha az talep-daha çok fakirlik

-Daha az dükkan-daha çok iflas"

Kahveci, ağustos ayında ithalatın 19,2 milyar dolardan 14,8 milyar dolara düştüğünü,eylül ayında ise ithalatın 20 milyar dolardan 16,4 milyar dolara gerilediğini, böylece son iki ayda ithalatın yüzde 20,3 daraldığını ve 39,1 milyar dolardan 31,2 milyar dolara gerilediğini aktarıyor.

İthalatın iç talep daraldığı için daraldığını söyleyen Kahveci, "Cumhurbaşkanının dediği gibi en zoru geride kalmadığı için ithalat daralıyor. Hatta ‘en zoru’ daha yeni yeni başladığı için ithalat daralıyor. Ha! Yok siz ekonomiyi dolar-faiz ile ölçüyoruz diyorsanız o başka. O zaman sorun bitti de diyebiliriz. En zoru geride kaldı da diyebiliriz" diyor ve ekliyor:

"Ama ekonomiye iş-aş gözü ile bakıyorsanız en zoru daha yeni başlıyor. Bunu da bilelim. Bilelim ki, ekonomide de gerçek sorunları bilmenin sorunları çözmek için ilk şart olduğunu anlayalım. Nasıl ki, bir doktor hastalığı doğru teşhis edemez ise tedavisi de yanlış olur. Ekonomide de sorunları doğru bilmezsek, bilin ki sabrın sonu da yıllardır finansal krizde yaşadığımız gibi hüsran olur."

Erdoğan'ın Türkiye halkından sabır istediğini belirten Kahveci, hükümete soruyor:

"Bu sabır isteği karşısında biz ne yapıyoruz? Kamuda israfı önlüyor muyuz? Sonu boş bir sabır mı istiyoruz, yoksa sonu aydınlık bir sabır mı? ‘Karar Türk milletinindir’."