Mehmet Şimşek’e göre dolardaki artıştan vatandaş karlı çıktı

Türk Lirası dolar karşısında sadece Mayıs başından sonra yüzde 17 değer kaybederken, yılbaşından bu yana para biriminin neredeyse çeyreği buharlaşmış durumda. Bu durum Türkiye’de kişi başına düşen dolar bazlı geliri de hızla eritiyor.

2012’de 13 bin dolara kadar çıkıp rekor kıran kişi başı gelir, masa başında yapılan revizyonlara rağmen 4 yıldır dolar bazında düzenli olarak düşüyor. 2017 sonunda 10 bin 600 dolara dolara kadar inen rakamın bu yıl 10 bin doların altını görmesi de muhtemel.

Hükümet gelir düzeyinin döviz tarafıyla ilgilenmeyip TL bazındaki büyüme hızlarına odaklanırken, ekonomide küresel ölçekte değerlendirme ölçütü olan dolar bazlı küçülme ülkenin 2003-2013 döneminde bolca yararlandığı doğrudan yatırım girişlerini durduruyor. Döviz ölçeğinden hesaplamalar yapan uluslar arası şirketler için, Türkiye küçülen ve zarar edilecek bir pazar olarak görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde ülkeye giren doğrudan yatırım miktarı yüzde 66 düşüşle 1 milyar dolara indi. Birkaç yıl öncesine kadar ‘mizahi’ sayılabilecek bu rakamın tamamının da Türkiye’de ev satın alan yabancı vatandaşların yatırımından oluşması trajediyi büyütüyor.

 

Keza portföy yatırımcıları için de benzer bir durum söz konusu ve Türkiye’deki milli gelir dolar bazında küçüldükçe, döviz bazında ödemesi gereken borçların da riski büyüyor. Mayıs ayında Türkiye’de dolar 70 kuruş artarken, Türkiye’nin iflas sigortalarının yıllık faizi 0.8 puan tırmanışla yüzde 2.2’nin üzerine çıktı. Bu da borç maliyetini doğrudan artırdı ve biraz daha fakirleşmeye neden oldu. Türkiye’de sahip olunan tüm varlıkların değeri ucuzladı. Servetler aşındı.

Yani dövizdeki bu artış, istesek de istemesek de, ‘Ekmeği dolarla mı alıyoruz! Benzine, motorine zam yapmayız!’ dense de bir şekilde refah eriyor.

Buna karşın son açıklamalarıyla piyasaların istediği her türlü garantinin verileceğini ilan eden Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’ten ilginç bir değerlendirme geldi. Şimşek’e göre dolardaki bu artış nedeniyle vatandaşların servetinde bir gerileme söz konusu değil. Hatta tam tersi:

"Önemli bir konu bu… Ekonominin bundan sonraki gidişatını belirleyecek. Aslında hane halkı korumaya alınmış. Çünkü değişken faizle borçlanamıyor. Dolayısıyla faiz şokundan geçmiş yükümlülükleri etkilenmiyor. Dövizle borçlanamadığı için kur şokundan etkilenmiyor doğrudan doğruya… Dolayısıyla servette bir gerileme yok.

Tam aksine 102 milyar dolarlık bir döviz tevdiat hesabı olduğu için hane halkının ve ciddi bir şekilde, bazı tahminlere göre, 200 milyar dolar civarında bir altın birikimi olduğu için hane halkının servetinde bir erime bu anlamda yok. Dolayısıyla bu anlamda toparlanma güçlü olmaya devam eder."

Şimşek bunun bir avantaj olduğunu da belirterek, kurda görülen dalgalanmanın arka planında ise makroekonomik dengelere ilişkin endişelerin yattığını ifade etti.

Bakan, ‘Aslında Türkiye'nin çok güçlü tarafları var fakat bardak yarı dolu olduğu için boş kısmına odaklanılıyor. Zaman zaman burada risklerin gerçekten çok aşırı bir şekilde fiyatlandığını görüyoruz" diye konuştu.

Tabii borçla alınan evlerin tamamının değerinin düşüp tüketicinin zarar etmesi, bankalardaki döviz varlıklarının nüfusun yüzde 1’ine ait olması ve günün sonunda Türkiye’nin 453 milyar dolar döviz açığının bulunması ile faturanın makroekonomik riskleri artırması gibi nedenler Bakan’ın bu tespitlerini tartışmaya açıyor.

https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201805261033602307-simsek-bardak-yari-dolu-oldugu-icin-bos-kismina-odaklaniliyor/?utm_source=https://t.co/E5o6bGzu0y&utm_medium=short_url&utm_content=hBqJ&utm_campaign=URL_shortening