Türkiye’nin ihtiyacı olan kurtarma paketi 75 milyar dolar

Türkiye’de yaşanan ekonomik krizle ilgili değerlendirmeler devam ediyor. Stratejistiler, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir başka faiz artırımına izin vermesi olası değil” görüşünde. Onlara göre, Türkiye'nin yatırımcıları kısa vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamaya ve bir temerrüt dalgasından kaçınmaya ikna etmek için yeni resmi yabancı krediye bel bağlaması gerekebilir.

BI’de çıkan bir makale, Türkiye’nin olası bir IMF kurtarma operasyonu söz konusu olduğunda ihtiyacı olan desteğin Arjantin’in IMF’den aldığı 50 milyar doları minik göstereceğini öne sürülüyor.

O makale Paraanaliz’de yayımlandı:
“Türkiye bu ay içinde rekor bir seviyede faiz artışı gerçekleştirdi. Fakat ülke, sermaye çekebilmek için sadece faiz artırımından daha fazlasına ihtiyaç duyabilir. Sermaye kaçışlarını ve iflasları önlemek için yüksek bir kredi limitine ihtiyaç duyabilir.

Macquarie stratejistleri, bunun Arjantin’in  yakın zamanda IMF’den aldığı 50 milyar dolar daha fazla; 75 milyar dolar civarında olması gerektiğini hesaplıyor.

Macquarie stratejistleri Thierry Wizman ve Gareth Berry’ye göre, IMF’nin bu yaz Arjantin’e borç vermeyi kabul ettiği miktarın yaklaşık 1,5 katı; yani tarihinin en büyük kurtarma anlaşması olan 75 milyar dolara ihtiyacı var.

Stratejistler, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir başka faiz artırımına izin vermesi olası değil” diyerek, Türkiye’nin yatırımcıları kısa vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamaya ve bir temerrüt dalgasından kaçınmaya ikna etmek için yeni resmi yabancı krediye bel bağlaması gerekebileceğini de sözlerine ekliyorlar.

Türkiye, yakında büyük bir kısmı yabancı para cinsinden vadesi gelecek olan 180 milyar dolarlık dış borca sahip. Öte yandan, bankalar da 160 milyar dolarlık yabancı para mevduattan sorumlu. Yaklaşık 100 milyar dolar olan Türkiye’nin döviz rezervleri nispeten yetersiz görünüyor. Cari açığın kapandığını bile varsayarak, Wizman ve Berry, ülkenin sermaye kaçışının önüne geçmek ve güvenilir görünmek için ya resmi rezervlerinin 155 milyar dolar ya da büyükçe bir krediye ihtiyacı olduğunu söylüyorlar.

IMF tarafından özetlenen kriterlere göre, Türkiye’nin Arjantin skoruna benzer bir yardım programına hak kazanabileceği görülmekte. Ancak, Batı karşıtı söylemleri ve ekonomiyle ilgili tuhaf görüşlerini icra eden bir popülist olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi bir IMF kredi çizgisi ile gelen bürokrasiyle uğraşmak konusunda isteksiz olacaktır.

Johns Hopkins Üniversitesi’nde uygulamalı ekonomi profesörü Steve Hanke, Türkiye’nin, IMF ile anlaşma yapmak için çok fazla olasılık olduğunu düşünmüyor.   Çünkü olası bir anlaşmada ekonomi yönetimi bir süre için dahi olsa IMF liderliğine geçecek ve tabi Hanke’ye göre bu Erdoğan için kesinlikle kabul edilemez.

Elbette, Erdoğan’ın IMF’ye ısınması konu haline bile gelemeyebilir.  Türkiye’nin NATO müttefikleri arasında diplomatik bir kopma aşamasına varması halinde ABD, resmi bir IMF kredisini engelleyebilir.  Başkan Trump, son aylarda, Amerikalı rahip Brunson’un tartışmalı hapis cezasıyla ilgili olarak Ankara’ya karşı yaptırımlar ve gümrük vergileri düzenledi.

ABD Dış İlişkiler Konseyi’nde kıdemli bir uluslararası ekonomi uzmanı olan Brad Setser geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin gerçekte IMF yardımı olmaksızın ekonomisini desteklemek için yeterli olabilecek bir jeo-stratejik koalisyon bulup bulamayacağını sorgulayan bir yazı yazdı.

Setser kendi sorusuna cevabın, Türkiye’nin ne kadar paraya ihtiyaç duyduğuna – ve tabii ki “Türkiye’nin dostları” koalisyonunun u konuda ne kadar risk almaya istekli olabileceğine  dayandığını düşünüyor.”