Ekrem İmamoğlu Süpermen değil

Süper kahramanlar içinde her zaman Süpermen’in yeri ayrıdır. Herkesin favorisi farklı bir kahraman olsa da bilinen bir gerçek vardır ki o da Demir Adam’ın bütün süper kahramanların kılavuzu sayılabileceğidir. Zaten pek çok çizgi roman ve çizgi dizide de Süpermen’in bu durumundan bahsedilir.

O, hangi koşulda olursa olsun her şekilde doğruyu yapar ve belki de evrenin en güçlü canlısı olmasına karşın hiçbir sorunu karşısındakini öldürerek çözmez. 

Bu durumun iki istisnası vardır ki biri kendisinin de öldüğü Doomsday ile savaşı, diğeri de Zack Snyder’in yönettiği David S. Goyer’in senaryosunu yazdığı Man of Steel filmi. 

İlk örnekte Süpermen’in yok edilmeden durmayacak olan Doomsday’i öldürmesi şarttı ve sonunda kendisi de hayatını kaybetti. 

İkincisinde ise filmin yapımcılarından Christopher Nolan’ın anlattığı gibi plan bambaşkaydı. Süpermen bu filmde düşmanı General Zod’u öldürdüğü için sonraki filmlerde büyük pişmanlık duyacak ve ardından çizgi romanlardan bildiğimiz haline dönüşecekti. Ne var ki yapımcı Warner Bros farklı düşüncelerde olduğu için bu plan yürümedi.

Süpermen’in doğruluk ve adaletten saptığı kimi maceralarda onu durdurabilen yine kendisidir. Başka bir boyuttaki Süpermen kötü tarafa geçmiş Demir Adam’ı durdurabilir. Bir de şu durum vardır, Süpermen hiçbir şekilde siyasete dâhil olmaz. Her zaman siyasiler ve politika ile arasına bir mesafe koyar. Bunu başaran belki de DC’nin tek süper kahramanı da kendisidir.

26 Haziran’da yeniden yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin ardından Süpermen bir kez daha hayatımıza girdi ancak farklı bir şekilde. Ekrem İmamoğlu’nu Süpermen ile özdeşleştiren pek çok çizim ve fotoğraf bir anda sosyal medyada paylaşılmaya başlandı. 

Bu paylaşımlardan en bilineni Ekrem İmamoğlu’nun, ilk seçimin iptal kararının ardından ceketini çıkardığı anın fotoğrafı ile Süpermen’in meşhur gömleğinin içinden kostümünü gösterdiği sahnenin birleştirilmiş haliydi. Bu esasında hoş bir benzetme olsa da kısa sürede bir grup seçmenin İmamoğlu’ndan Süpermen olmasını beklediğini görmeye başladık, zira başardığı şeyin anlamı pek çok açıdan büyüktü.

Ekrem İmamoğlu’nun yenilenen seçimlerde bu sefer yüzde 10’luk bir fark ile en yakın rakibi Binali Yıldırım’ın önüne geçmesinin anlamı büyüktü. Çünkü ilk seferdeki yüzde 2’lik farkın yerine halk bu sefer onu daha fazla sahiplenmişti. 

İmamoğlu’nun üyesi olduğu Cumhuriyetçi Halkçı Parti (CHP) 21 yıl sonra yeniden İstanbul’u kazanmasının anlamı büyüktü. Çünkü uzun yıllardır muhalefette kalan partinin yeniden insanlara iyi gözüktüğünü gösteriyordu.

AKP kurulduğu zamandan beri ilk kez Türkiye ekonomisinin kalbi olan şehri kaybetmesinin anlamı büyüktü. Çünkü 17 yılın sonunda AKP ilk ciddi mağlubiyetini yaşıyordu ve kimi kesimlerce bu partinin sonunun başlangıcıydı.

Bütün bu sebeplerden dolayı, Ekrem İmamoğlu bir anda ülkenin gündemine oturdu. Artık her gün onunla ilgili bir haberi okuyoruz. Televizyonda ya da haber sitelerinde onun görmeden bir gün geçirmek mümkün değil gibi. 

Pek çok kişinin bir anda ülkenin gelecekteki lideri gibi görmeye başladığı Ekrem İmamoğlu bir nevi kurtarıcı gibi algılanıyor ve özellikle ona oy veren kesim, ülkeyi eski günlerine döndürmesini istiyor. Bu sebeple de yaptıkları ve yapmadıkları hızlıca eleştiri konusu oluyor. Ve onun sadece bir belediye başkanı olduğu unutuluyor.

Açık olmak gerekirse Ekrem İmamoğlu bir Süpermen değil. O bir siyasetçi ve kendisinden her zaman en doğru davranışı beklemek yanlış. Şu an ülkenin bulunduğu durum da göz önüne alındığında daha muhafazakâr bir çizgide icraatlar yapmasını da normal karşılamak gerekebilir.

Sonuçta siyasi kariyeri boyunca seçimlere girmeye devam edecek ve kendisine oy veren kesimlerin yanında olmasını isteyecek. Ayrıca ona seçimi kazandıran sadece kendisi değildi, oldukça iyi bir şekilde çalışan ekibinin de katkısı büyüktü. Bir de diğer partilere gönül verdikleri halde ona oy atan seçmenleri unutmamak gerek.

Son günlerde İmamoğlu’nun Onur Yürüyüşü hakkında tweet atmaması, Sivas Katliamı’nın yıldönümünde “acı olay” yazması çok konuşuldu. Hatta kimi sosyal medya kullanıcıları İmamoğlu’nun daha önceleri Madımak Oteli’nin yakılmasına “katliam” dediğini hatırlatıp bu tavrını devam ettirmesini istedi ki, o da aynı gün katıldığı etkinliklerde yaşananların katliam olduğunu zaten söyledi.

İmamoğlu gelecek yıllarda daha üst düzey pozisyonlarda bulunur mu bilinmez. Tıpkı siyasi kariyeri ilerlediği halde muhafazakâr kimliğinden ve buna uygun uygulamalardan vazgeçip geçmeyeceğinin bilinmeyeceği gibi. Belki ileride Cumhurbaşkanı olabilir ama bu belediye tesislerinde alkollü içkilerin satışına izin vermeyen, kadınlar ile erkelerin havuzları farklı saatlerde kullanmasını isteyen tavrını değiştireceği anlamına gelmez. Görevi aldığı zaman makam odasında dua etmesini de değiştirmeyebilir.

Sonuç olarak Ekrem İmamoğlu bir siyasetçi ve sadece ona bağlı kalıp, bütün isteklerimizi onun gerçekleştireceğini beklemek yanlış. Esas olan politikaların, prensiplerin peşinde olmak. Sadece bir kişiyi kurtarıcı olarak görmenin, her şeyi sadece liderin bileceği ve bütün kararları liderin alması gerektiği inancının ne kadar yanlış olduğunu bugün acı bir şekilde deneyimlemekteyiz. 

Şayet bir gün İmamoğlu’nun ülkedeki azınlıklara bakışı ve tavrı değişirse, bir gün birleştirici değil ayrıştırıcı bir dile sahip olursa, bir gün adaletin öneminden söz etmeyi keserse onu kurtarıcı, lider görenler için büyük bir yıkım olur. 

O yüzden Ekrem İmamoğlu’na Süpermen’miş gibi bakmayalım ve kendisinin de buna inanmasını sağlamayalım. O bir siyasetçi ve kendisince bildiği yoldan, kendi doğrularına göre yürüyecek. Biz seçmenler ona neler istediğimizi, neleri onaylayıp, neleri onaylamadığımızı söyleyerek yardımcı olabiliriz. Beğenmediğimiz uygulamaları arttığı zaman da kendisini başka bir siyasi ile değiştirme gücümüzü kullanırız.

Ekrem İmamoğlu’nu bütün belediye başkanlarına davrandığımız gibi davranalım. İleride, kariyerinde yükseldikçe de ona göre isteklerde bulunalım. Eski günlerini aratır bir hale gelirse, onun yerine başkasını kolayca geçirebilelim. Zira önemli olan politikacı değil sistemdir.

© Ahval Türkçe


Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.