Ağu 16 2019

El Kaide'nin gizemli liderinden Türkiye'yi destekleyen cihatçı gruplara tehdit

 

El Kaide'nin gizemli liderlerlerinden Seyf el Adil, Suriye'de Türkiye ile işbirliği içindeki cihatçı grupları tehdit eden bir mesaj yayınladı. 

Arap dünyasının en fazla kullandığı sosyal medya programlarından telegramda yayınlanan kısa mesajında el Adil, cihatçıların düşmanlarının, İslam'ın özüne dönmek isteyen hiçbir organizasyonu yaşatmak istemediğini, Türkiye ve diğerlerinin de bunu amaçladığını öne sürüyor. 

Mücahidlere tavsiyelerde bulunan el Adil, "Türkiye'nin programını kabul eden gruplara ve düşmanlarının komplolarına karşı başarılı olacak ve yeni şartlara uyum sağlayacak yeni bir askeri teori uygulanmalıdır" diyor. 

Önceki gün yayınlanan mesajda el Adil cihatçı grupları birlik olmaya da çağırıyor. 

1990'lı yıllardan itibaren El Kaide bünyesinde yer alan Mısır asıllı el Adil'in yakalanması için ABD, başına koyduğu 5 milyon dolarlık ödülü 10 milyon dolara çıkarmıştı. 

Ne zaman yazıldığı bilinmeyen mesajla amacın, Türkiye ile dolaylı ittifak halindeki Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) gibi cihatçı örgütlerin bu duruşlarını değiştirmesi olduğu tahmin ediliyor. 

Pek çok cihatçı grup, Türkiye'nin Suriye'de aktif bir rol almasına karşı çıkıyor, ancak şartlar gereği Türkiye ile ittifak halinde bulunduklarını belirtiyorlar.  

Nisan ayından itibaren muhalif grupların elinde kalan son şehir İdlib'i ele geçirmek için Rusya desteğinde operasyonlar düzenleyen Suriye güçleri, Türkiye'nin bölgeye militan ve teçhizat takviyesi yapması üzerine ilerleyişini durdurmuştu. 

Son günlerde saldırılarını yeniden artıran Suriye güçleri bazı köyleri ele geçirmiş, hatta Türkiye'nin bölgede kurduğu bazı gözlem noktalarının Türkiye ile bağlantısını kesme noktasına gelmişti. 

Türkiye de buna karşı daha fazla cihatçı grubu silahlandırarak bölgeye gönderiyor. 

Suriye'deki gruplar üzerindeki etkisi tam olarak bilinmeyen El Adil'in hala İran'da yaşadığı tahmin ediliyor.

Geçtiğimiz yıl BM'ye sunulan bir raporda el Adil'in, Abdullah Ahmed Abdullah (kod adı Ebu Muhammed el Masri) ile birlikte İran'da olduğu öne sürülmüştü. 

İki isim de İran'ın esir değişim programı çerçevesinde 2015 yılında serbest bıraktığı El Kaide üyeleri arasında yer alıyor. Fakat iki ismin güvenlik gerekçesiyle İran'da kalmayı sürdürdüğü öne sürülüyor. 

El Adil ve el Masri, 1998 yılında ABD'nin Afrika'daki büyükelçiliklerine düzenlenen bombalı saldırıların failleri arasında gösteriliyor. 

BM'ye sunulan rapora göre El Kaide Lideri Eymen el Zevahiri, İran'da konuşlu bulunan örgüt üyeleri el Adil ve el Masri, Suriye'de rejime karşı savaşan HTŞ lideri Ebu Muhammed el Gulani'ye karşı bir denge unsuru olarak gösteriliyor. El Kaide liderleri Gulani'yi El Kaide'den ayrılan bir örgüt olan HTŞ'yi Türkiye'ye yakınlaştırmakla suçluyor. 

Golani, Temmuz 2016'da örgütünü El Kaide'den ayırdığını duyurmuştu. 

Buna karşılık HTŞ ise, el Adil ve el Masri'nin HTŞ üzerinde herhangi bir etkilerinin bulunmadığını, çünkü iki ismin de düşman bir ülke olan İran'da, iradelerinin dışında yaşadıklarını öne sürüyor. 

Cihatçı grupları yakından izleyen bazı uzmanlar, İran'ın El Kaide üzerinde önemli bir etkisi bulunduğunu, bazı liderlerini topraklarında tutarak örgütü kontrol altında tuttuğunu öne sürüyor.

El Kaide liderlerinden Ebu el Kassam ise el Adil ve el Masri'nin tutuklu olmadıklarını, Allah onlara bir yol gösterene kadar seyahat etmelerinin yasaklandığını öne sürüyor. 

Suriye'de yaşayan el Kassam'ın el Adil ve el Masri ile birlikte İran'da tutuklandıkları ve 2015'te serbest bırakılan isimler arasında olduğu belirtiliyor. 

Golani'ye karşı denge oluşturmak amacıyla Suriye'de Hurras el Din (HAD) örgütünü kuran el Kassam, El Kaide'nin eski lideri el Zarkavi'nin yardımcılarından biriydi. 

Bu arada Türkiye destekli bazı grupların Suriye ordusuna karşı cepheye militan göndermeye karar verdikleri öne sürülüyor. 

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Komitesi dün yayınladığı bir bir mesajda Ulusal Ordu ve Ulusal Kurtuluş Cephesi adlı örgütlerin cepheye militan göndermeye başladığını öne sürdü. 

Çarşamba günü militanlar Suriye ordusuna ait bir Sukhoi 22 savaş uçağını Han Şeyhun kasabası yakınlarında düşürmüştü. Han Şeyhun, Suriye ordusunun 2017 yılında sarin gazı saldırısına maruz kalmıştı.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar