May 10 2018

Dimitar Bechev: Türkiye'nin enerji planları parçalanabilir

Dimitar Bechev The American Interest için kaleme aldığı analizinde, Türkiye’nin enerji politikasını ve Rusya ile olan işbirliğini değerlendirdi. 

Türkiye’den geçecek yeni boru hatlarının hem ülkenin nüfuzuna katkıda bulunacağını hem de geçiş ücreti ile gelir sağlayacağını belirten Bechev, ekonominin hala Türkiye’nin zayıf noktası olduğunu belirterek “Türkiye, Erdoğan’ın iktidara gelmesini sağlayan 2001’deki gibi bir krizle karşı karşıya kalırsa, büyük enerji planları parçalanabilir. O zaman Rusya'ya bağımlılık onun sorunlarının en küçüğü olacak” ifadelerini kullandı.

Bechev'in yazısının ana başlıkları şöyle:

Türkiye 2017 yılında yalnızca çok az kişinin fark ettiği bir rekoru kırdı: Rus gaz teslimatında rekor seviyelere ulaşıldı. Gazprom Türk müşterilerine satışları yüzde 17,3 oranında artarak 29 milyar metreküpe (bcm) ulaştı. Bu görece zorlu geçen kış nedeniyleydi. Bir yanda Türkiye ve diğer yanda insanların evleri sıcak tutmak için gaz pompalayan Rusya vardı.

Rekor seviyede kullanım Türkiye’yi Almanya’dan sonra Gazprom’un en büyük müşterisi haline getirdi.  Bu karşılıklı bağımlılık, bağları Putin-Erdoğan zirvelerinden çok daha somut bir zeminde kurulmasını sağlıyor.

Türkiye'de ekonomik büyüme gaz tüketiminde artışa neden oldu, tüketim 2005 yılındaki 25 bcm, 2017 yılında 55,2 bcm’ye yükseldi. Bu miktarın neredeyse yarısından fazlasını Rusya karşılıyor. TürkAkım Boru Hattı ile Türkiye, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan üzerindeki Transbalkan Boru Hattı üzerinden geçen gazı 2019'un sonunda artık doğrudan Rusya'dan almaya hazırlanıyor.

TürkAkım, 1990'ların sonlarından beri büyüyen bir ortaklığa katkıda bulunuyor.
Aralık 1997’de Başbakanlar Viktor Chernomyrdin ve Mesut Yılmaz Rusya’yı Anadolu’ya bağlayan boru hattının inşası için ilk anlaşmayı yaptı. Mavi Akım sekiz yıl sonra gerçek oldu. Kasım 2015’te iki güç, yanlarında dönemin İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile birlikte bu girişimi Samsun’da başlattı. İtalya’nın enerji şampiyonu ENI, Mavi Akım konsorsiyumunun bir parçasını oluşturdu.

Mavi Akım Gazprom'un, Baltık Denizi’nden Almanya'ya kadar uzanan son derece tartışmalı Nord Stream (Kuzey Akım) gibi büyük Avrupalı firmaların üstlendiği daha iddialı projeler için bir plan hazırlamış oldu. Şimdi Nord Stream 2’nin inşaatı sürerken Rusya, transit ülke Ukrayna’yı aradan çıkarma amacına daha da yaklaşıyor. Tersine Kiev ile oldukça olumlu ilişkisi olan Erdoğan ise bunda kesinlikle rolünü oynuyor. 

Ama bu o kadar da kolay değil.

İlk olarak, tamamlanmakta olan şey, TürkAkım’ın iki paralel hattından sadece biri. AB pazarı için belirlenen 2. hat hala muallakta. Avrupa Komisyonu ve Gazprom arasındaki AB kurallarının uygulanması konusundaki anlaşmazlık hala çözülmedi. Brüksel, Rusya'nın rakiplerinin AB içinde yeni inşa edilmiş altyapıya erişmesi gerektiğini iddia ediyor. “Üçüncü Enerji Paketi” ile ilgili anlaşmazlık, TürkAkım’ın selefi olan Güney Akımı'nı sona erdirdi.

Rusya’nın 2014 baharında Kırım’ı ilhak etmesi, Brüksel’in bir uzlaşmaya varmak için taviz vermeye yönelik tüm isteğini yok etti. Şimdi Gazprom, TürkAkım’ın ikinci hattının 2018’in son çeyreğinde yürürlüğe gireceğini söylüyor. Fakat AB ile anlaşma yapılmadığı takdirde buna güvenilemez.

Buna ek olarak, Rus gazının Türkiye'nin AB sınırını aştığında nereye gideceği net değil. Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov projeyi Balkan Gaz Merkezi'ne getirmeye hevesli. Daha gerçekçi bir alternatif, Kuzey Yunanistan ve İtalya'yı birbirine bağlayan Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) olacaktır.

Şu anda BP ve Azerbaycan’ın SOCAR'ı da dahil olmak üzere bir grup şirket tarafından inşa edilen boru hattı, Hazar gazını Avrupa’ya getirecek ve çok tartışılan Güney Gaz Koridorunu gerçeğe dönüştürecek. Başka bir deyişle Avrupa'nın şartlarını karşılamak için, Rusya'nın pazar payını bir kısmını yok etmeye çalışan oyuncular konusunda geri adım atması gerekecek.

Türkiye işte burada devreye giriyor. Ankara Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’nın (TANAP) 30 Haziran’da çalışmaya başlayacağını açıkladı. TAP, de TANAP’ın bir parçası. Kısacası Hazar gazı hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya gelecek ve ileride Orta Asya ile Ortadoğu’dan gelecek gazla AB’deki rekabeti arttıracak, Rusların da paralarını koyabilecekleri yeni bir yatırım olacak. 

Türkiye, enerji ithalatını Rus gazından uzaklaştırma hedefinden vazgeçmedi. Rusya’nın Türkiye pazarındaki payı 2017’de yüzde 1,1 küçüldü.Türkiye sıvılaştırılmış doğal gaza (LNG) yatırım yapıyor. LNG'deki büyümeyle, 2016-2017'deki gibi soğuk kışlarda Türkiye'ye tampon sağlayacak. Daha da önemlisi, İran ile mevcut sözleşmeleri bittiğinde Türkiye’nin Rusya ile gelecekte yapacağı anlaşmalarda da elini güçlendirecek.

Son olarak, LNG, Türkiye'nin büyük bir gaz ihracatçısı olan Katar'la ittifakını daha da güçlendirecek. Ve kim bilir, Ankara son dönemde dibe vurmuş ilişkileri yeniden düzeltmek için ABD’den de gaz alabilir.

İronik bir şekilde Rusya Gazprom’un altını oyabilir. Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu nükleer santrali çalışmaya başladığı zaman elektrik üretiminde kullanılan gazın yerini alabilir.
Erdoğan’ın damadı olan Enerji Bakanı Berat Albayrak Türkiye’den enerji jeopolitiğinde yükselen bir güç olarak bahsetmekten hoşlanıyor.

Türkiye’den geçecek yeni boru hatları hem ülkenin nüfuzuna katkıda bulunacak hem de geçiş ücreti ile gelir sağlayacak.

Ankara’nın zayıf noktası ekonomi olmaya devam ediyor. Enflasyon rakamları kontrolden çıkmışken enerji ithalatı da gittikçe pahalılaşıyor. Dolar ve euro cinsi borç almış olan özel şirketler, yerli tüketicilere düzenlenmiş fiyatlarla satış yapıyor, bu da piyasada belirsizlik yaratıyor.

Ancak Türkiye, Erdoğan’ın iktidara gelmesini sağlayan 2001’deki gibi bir krizle karşı karşıya kalırsa, büyük enerji planları parçalanabilir. O zaman Rusya'ya bağımlılık onun sorunlarının en küçüğü olacak.