Kas 30 2017

Reuters: Türk Akımı'nda sorun büyüyor


Türkiye’nin 21’nci yüzyıl için planladığı lojistik ve enerjide kuresel kavşak merkezi olma hayalleri art arda tarihi darbeler alıyor.

Kerkük’ün Kürdistan yönetiminden Bağdat kontrolüne geçmesiyle 41 yıl sonra taşıyacak petrol bulamaz hale gelip işlevsiz kalan Kerkük-Yumurtalık hattı, İsrail ve Mısır’la yaşanan siyasi gerilim yüzünden Avrupa’ya ulaşımı Yunanistan’a kaptırılmak üzere olan Doğu Akdeniz gazı… 

Çok değil birkaç yıl öncesine kadar iktidarın seçim kampanyalarında zenginlik ve başarı hikayesi olarak anlattığı bu hikayeler artık dillendirilmiyor. 

Örneğin Enerji Bakanlığı 1976’dan bu yana açık olan ve Kürdistan referandumunun ardından Türkiye’nin Bağdat yönetimine verdiği destekle elden kaçırılan Kerkük-Yumurtalık için sessizliğini koruyor. 

Örneğin dün, Irak Petrol Bakanı’nın Kerkük petrolünü Basra’ya taşımak için yapılacak boru hattının ihalesinin bir hafta içinde tamamlanacağını söyledi. Türk muhataplar ise suskundu.  

Türk tarafında bu ‘aldırmaz’ görünen tutum sürerken dün akşam üzeri dünya ajanslarına düşen flaş haber, Türkiye’nin yeni stratejik ortağı görünen Rusya’yla yapmayı planladığı Türk Akımı için tehlike çanlarının çalmaya başladığının göstergesi oldu. Haberlerde ABD Dışişleri Yardımcısı John McCarrikc’iin şu ifadelerine yer verildi:

‘‘Rusya'nın Türkiye'ye uzanacak ikili doğalgaz boru hattı projesi Türk Akımı'na karşıyız. Rus doğalgaz şirketi Gazprom ile Avrupalı alıcılar arasında anlaşmaya varılırsa, Avrupalı  şirketlerin  Amerikan yaptırımlarına maruz kalma ihtimali öncesinde, hattın "çizgilerini" incelemeleri gerekecek.’
 
Tabii bu açıklamanın, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un ‘Rusya ve İran bizim Türkiye’ye sunduğumuz avantaj ve refahı sağlayamaz’ sözlerinden sadece 24 saat sonra gelmesi ise ayrıca dikkat çekici bir konu.

Diğer taraftan ABD’li Bakan Yardımcısı söylediği sözlerle öyle eklemeler yaptı ki, konu Türkiye’deki politikacılardan Reza Zarrab davası nedeniyle sıkça duymaya başladığımız ‘küresel siyasi blöfleşme’ retoriğinin ötesine taşındı. 

McCarrick, sadece Türk Akımı değil Rusya-Almanya arasında yapılacak Kuzey Akımı-2’nin de ambargo kapsamında olduğunu vurguladı. 
Ve böylece Rusya’nın Avrupa’ya göndermeyi planladığı gazın önünü kuzeyden ve güneyden kesmek için ülkesinin harekete geçtiğini resmen duyurdu. 

Ayrıca, ‘‘Bu yapılırsa Avrupa gazı nerden bulacak’’ diye düşünenlerin merakını karşılarcasına, ülkesinde dış enerji bağımlılığını kökten değiştiren kaya gazı rezervlerini işaret etti. 

‘‘ABD sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatını yöneten kuralları serbestleştiriyor. Talebi yükseltmek için gerekli altyapıyı oluşturmak amacıyla Avrupalı müttefiklerimizle çalışma yapıyoruz’’ dedi.

Burada ABD’nin tarihinde Avrupa’ya ilk LNG ihracatına geçen yıl Nisan ayında Portekiz’e yolladığı bir gemiyle başladığını belirtmek gerekli. Ülkenin tüm LNG kapasitesi ise 10.5 milyon ton düzeyinde, dünya sıralamasında çok önlerde değil.

Halen dünyada en büyük LNG ihracatçısı ülke ise yıllık 77 milyon tonla Katar. Ancak ABD bir kısmı 2018, kalanı da 2024’te tamamlanmak üzere 36 yeni terminal inşası için harekete geçmiş durumda. 
Bu terminallerin bitmesiyle ABD’nin yıllık 312.5 milyon tonluk kapasiteyle en yakın rakibinin dört katı büyüklüğe ulaşması bekleniyor.

Bu yüzden ABD’li bakan yardımcısının sözleri büyük önem taşıyor.
Cephenin karşı tarafında ise Türk Akımı yatırımlarına başlayan Gazprom var. Şirket  hattın Rusya bölümündeki karasal inşaatını büyük ölçüde tamamladığı duyurmuştu. Son olarak bu ay başında Türkiye tarafında çalışmalar başlatıldı. 

Sualtına boru döşeme çalışmaları yapan yabancı şirketlerin mevcut ABD ambargosunun etkisiyle projeyi bırakabileceği düşüncesiyle bu alandaki çalışmaları da hızlandırdı. 

Hatta dün gece saatlerinde ABD’li bakanın açıklamasına karşı yayınlandığı anlaşılan bir açıklama yaptı. Rus Devlet Ajansı Sputnik’e düşen açıklamada şunlara yer verildi:

‘‘Şirketin konuyla ilgili yayınladığı açıklamada, "Bugün itibarıyla Karadeniz'de, gaz boru hattının deniz kısmındaki iki kolunun yüzde 30'u (555 kilometre) döşendi.  

Gazprom 7 Mayıs'ta yapımına başladığı Türk Akımı projesi, her biri 15.75 milyar metreküp hacimli iki kolun yapımını öngörüyor. Türkiye'nin gaz ihtiyacını karşılayacak ilk kolun Mart 2018'de devreye alınması, Avrupa'ya uzanacak ikinci kolun da 2019 yılında hizmete girmesi bekleniyor.’

Kuşkusuz peş peşe gelen bu açıklamalar konuyu renklendiriyor. Ancak iki tarafın açıklamaları arasında büyük fark var. Rusya halen uygulanmakta olan teknolojik ambargo tehdidine karşın hattı önemli ölçüde tamamladığını anlatarak ABD’ye karşı ‘Sana rağmen boru hattını yaptım’ demeye getiriyor. ABD ise gazı sattırmam satın alan Avrupalı’ya ambargo uygularım. Kendi gazımı satacağım’ mesajı veriyor.

Özetle bu ABD’nin dünkü ani çıkışıyla enerjide dengeler yeniden değişirken ‘Garanti’ gözüyle bakılan Türk Akımı projesi çok büyük bir sorunla karşılaştı. Hat yapılıp yapılmayacak tartışmaları bir yana, bunca haber trafiği arasında gözden kaçan bir ayrıntıyla bitirelim yazıyı. 

Ekteki haberde Gazprom’un uluslararası piyasalardan borçlanırken yatırımcılara verdiği bir prospektüsten bahsediliyor. 7 Temmuz 2017 tarihinde çıkan habere göre Gazprom ‘ABD ambargosu yüzünden Türk Akımı tamamlanamayabilir’ demiş.