Tem 13 2018

Damat enflasyonu faizle değil vergiyle düşürecek!

Türkiye’nin Başkanlık Kabinesi bugün ilk toplantısını yaparken, yükselen dolar nedeniyle dikkatlerin üzerine çevrildiği Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan yeni dönemdeki ekonomik manifestonun bir sinyali daha geldi. Albayrak piyasaların kapanmasına yakın bir saatte yaptığı açıkalamada altı maddeyle ekonomideki önceliklerini sıraladı.

Albayrak dün Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve serbest piyasa ilkesinin tanıdığını kaydederken kurlar 4.78 TL’ye kadar inmişti. Ancak , IMF’den akşam saatlerinde gelen bir açıklama yeni soru işaretleri oluşturdu ve dolar 4.78’den 4.90’a kadar yeniden yükseldi. Ardından 4.85 civarında sakinleşmeye başladı.

IMF sözcüsü Albayrak’ın kendisinden yarım gün erken yapılan açıklamaları yokmuşçasına Türkiye’nin yeni ekonomi yönetiminden ekonomi politikalarına ilişkin daha net açıklama ve garanti istediklerini duyurdu. Piyasa cephesinde bu açıklama IMF’nin Türkiye’den sadece söz değil, icraat de istediği yönünde yorumlandı ve gündemin biraz daha 24 Temmuz’daki Merkez Bankası toplantısındaki faiz artırım kararına kilitlenmesine neden oldu.

Piyasalar Haziran sonunda tüketicide yüzde 15, üretici fiyatlarında yüzde 23 aşan yıllık artışların frenlenmesi için daha sıkı bir para politikası yani faiz artırımı talep ediyor. Bu nedenle halen 17.75 olan Merkez Bankası faizinin artırılması istiyor. Buna karşın artan faizlerle ekonomik durgunluk olasılığı, AKP’nin temel ekonomik politikası olan güçlü büyüme ve güçlü devlet bütçesi hedefini zora sokuyor.

Bu şartlar altında Albayrak kanadından gelen ikinci açıklama ise önemli ipuçları barındırıyor. Açıklamada şunlara yer veriliyor:

- "Ekonomide dengelenmeyi sağlamak ve enflasyonla mücadele öncelikli hedefimiz olacak.

- Maliye politikası, enflasyonla mücadeleye katkı vererek dengeli büyümeyi destekleyecek şekilde tasarlanacak.

- Ekonomideki tüm paydaşlarla istişare halinde enflasyonla mücadele hedefine dair makul bir plan oluşturup Orta Vadeli Program’da ilan edeceğiz. Bu plan, enflasyonu kısa zamanda tek hanelere indirip, orta vadede kademeli olarak fiyat istikrarını sağlayacak şekilde oluşturulacak. Bir kez plan üzerinde uzlaştıktan sonra, maliye politikası ve bütçe parametreleri bu ara hedefleri esas alarak oluşturulacak.

- Bütçe harcamalarında etkin kontrol, verimliliğin artırılması ve hedeflerle uyum amaçlanacak. Sadece bütçe dengesi değil, aynı zamanda harcama kontrolü üzerinden kurallı ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturacağız. Böylelikle enflasyon üzerinde dolaylı vergi ayarlamalarından gelen öngörülmeyen şokları asgariye indireceğiz.

- OVP çerçevesinde, bütçe gelirleri tarafında ise vergi yükünü aşamalı olarak daha dengeli, sade ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturacağız.

- Maliye politikasındaki bu dönüşüm, bir yandan fiyat istikrarı ve dış dengedeki iyileşmeye katkıda bulunurken, aynı zamanda basiretli borç yönetimini destekleyen makroihtiyati politikalar ile sağlıklı büyümenin de önü açılacaktır."

Açıklamaların tamamı incelendiğinde ortaya çıkan sonuç Erdoğan yönetiminin bir taraftan büyüme hızını sürdürüp, diğer yandan enflasyonu hızla düşüreceği iddiası taşıdığını gösteriyor.

Açıklamanın ayrıntıları ise planın tamamiyle Maliye kanadındaki değişikliklerle odaklı olduğunu gösteriyor. Enflasyonu düşürmek için gerekli para politikası tedbirlerine yani faiz artışına yer verilmiyor.

Diğer taraftan yeni dönemin maliye politikasına ilişkin olarak verilen sinyaller, Erdoğan iktidarının vergiler yoluyla ekonomi üzerinde daha geniş kapsamlı güce sahip olacağının işaretlerini taşıyor.