Kas 06 2017

'Döviz-enflasyon kısır döngüsü can sıkıyor'

Son zamanlarda artan döviz piyasaları enflasyonu da tetikliyor. Yani biri artınca peşinden diğeri de artışa geçiyor. Ekim ayında tüketici fiyat endeksi yüze 2.08 artınca, yıllık bazda artış oranında ibre yüzde 11.90'ı göster ki bu aslında tehlike çanlarının çaldığının da habercisi. 

Enflasyonun beklenenin üstünde çıkması Merkez Bankasını da harekete geçirdi ve yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 8.7 olarak açıklarken, bu oranı yüzde 9.8 olarak revize etti. Enflasyondaki artan trend sadece bu yılla sınırlı değil. Merkez Bankası gelecek yılki enflasyon beklentisini de revize etti ve 0.6 puan arttırdı. 

Peki artan enflasyon en çok kimleri ve hangi ürünleri ilgilendiriyor. Tabii ki toplumun alt gelir seviyesindeki kitleleri. Yani "Ayşe hanım teyze"yi. 

Dünya Gazetesi'ndeki köşesinde, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının arttığını ve enflasyonun en çok bu kalemleri etkilediğini belirten Tevfik Güngör, ulaştırmadaki artışın gıdayı bile geride bıraktığını yazdı. Öyle ki ulaştırma harcamalarındaki yıllık artış yüzde 16.97'yi buldu. Ülke genelinde tüketim harcamalarında gıdanın payı yüzde 21.77, ulaştırmanın payı yüzde 16.31 oranında.

Tereyağ kesen bir genç

 

İki kalemdeki artışı, giyim ve ayakkabı fiyatlarındaki artış izledi. Buradaki oran da yüzde 11.42. Tüketici fiyatlarındaki bu artışın, yakın zamanda üretici fiyatlarına yansıması da bekleniyor. Bu da yeni zamların kapıda olması anlamına geliyor. 

Bazı ürünlerin fiyat artışlarında kontrol sağlamak zor. Bunların başında ise enerji, gıda, içecekler ve tütün mamülleri geliyor. Bu ürünlerdeki ortalama fiyat artışı yüzde 11.82. Aslında bu enflasyon maliyet enflasyonu olarak da tanımlanabilir. Maliyetleri arttıran da döviz fiyatlarındaki artış. Tarım ve sanayi sektöründe, ithal ürün miktarı arttıkça dövizle borçlanma ve nihayet fiyatlar da artıyor. Enflasyon yükseldikçe döviz fiyatı artıyor.