Enflasyon beklentilerinde aceleci olmayalım - Emre Alkin

Ekonomist Emre Alkin, blogunda kaleme aldığı 3 Haziran tarihli yazısında, enflasyon oranının beklenenden yüksek çıkması halinde Merkez Bankası'nın bir dizi adım atması gerektiğini belirtti:

Her ay TÜFE açıklamasından önce İTO rakamlarını bekliyorum ve öyle karar veriyorum. Eğer enflasyon düşecekse ilk haberi oradan alıyorum.

Ancak rakamlar pek umut verici çıkmadı. Uzun bir zamandır enflasyonla eş anlı devam eden İstanbul Şehri Geçinme Endeksi, Mayıs ayında yüzde 2’den fazla artmış gözüküyor. Bu durumda daha önceki yazılarımda belirtmiş olduğum yüzde 0.53 aylık TÜFE oranını yakalamak zor gibi.

enflasyon

Hatırlarsak, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal enflasyon beklentisini yüzde 7.4’e doğru revize etmiş ve böylelikle yeni faiz indirimleri için kendine bir alan açmıştı. Ancak maliyet artışları ile diğer etkenler sebebiyle mal ve hizmet piyasalarında fiyatların yükseldiğini gözlemliyorum.

Bu sebeple, bugün açıklanacak olan enflasyon oranı yüzde 0.50’den düşük gelirse aklımda soru işaretleri oluşur. Enflasyon sepeti içinde önem arz eden ve katsayısı güçlü mal ile hizmetlerin Nisan’dan Mayıs'a doğru gözle görülür bir yükselişte olduğu bir gerçek. Tüm bunlar olup biterken, TÜİK Başkanı’nın da değiştiğine şahitlik ettik. O da ayrı mesele.

İstanbul Ticaret Odasının yüksek çıkan rakamlarından sonra bugün açıklanacak aylık TÜFE rakamının yüzde 0.70 den daha düşük olmaması beni şaşırtmaz ancak yüzde 1.50 ’nin üzerinde çıkarsa, maalesef hedeflenen patikadan sapmış oluruz diyebilirim. Tabii içinde bulunduğumuz şartlar altında enflasyon oranlarının çok büyük önem taşımadığını da söyleyebiliriz ama, TÜFE rakamları Merkez Bankası’nın yapacağı faiz indirimleri için temel teşkil ediyor. Zaten çoktan negatif reel faiz sürecine girmişken, bir de enflasyona rağmen faizleri indirmeye devam etmenin Türk Lirası üzerinde baskı yaratacağını söylemek falcılık olmaz. Döviz Kurlarının düşmeye inat etmesinin arkasındaki gerçek bu olabilir.

enflasyon

Bir başka gerçek de şu: Gelişen ülke para birimlerinin dolar karşısında değer kazandığı zamanlarda maalesef Türk Lirası onları takip etmedi. Küresel anlamda olumsuzluklar artmaya başlarsa Türk Lirası’nın bu durumdan birebir etkileyeceğini söylemem yanlış olmaz. Dolayısıyla ülkeye mutlaka kaynak girişinin acilen sağlanması gerekiyor ve Kamu Bankaları üzerinden başlamış olan yeni kredi kampanyasının arzulanan etkiyi yaratması için mutlaka piyasaların istikrarlı olması gerekiyor. Hem arz hem talep cephesine verilen kredilerin geri dönmesi için alınan kararlarda rasyonel kararlar almak gerekiyor.

Bugün açıklanacak olan enflasyon oranı beklenenden daha yüksek çıkarsa, Merkez Bankası’nın bu ayki toplantıda daha öncekilerden daha akılcı ve anlaşılabilir bir adım atması, piyasaların dengesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Bu yazı Emre Alkin'in blogundan alınmıştır