Oca 26 2018

'Enflasyonla savaşta mağlubiyet kaçınılmaz'

 

Türkiye'de 2017'de yıllık enflasyon yüzde 11.98’le son 13 yılın zirvesine çıkarak bu kulvarda dünya şampiyonu oldu. Öyle ki, yıllık enflasyon, hayat pahalılığı nedeniyle günlerce ülke çapında protestolar yaşanan İran’ın yüzde 10.5 seviyesinden bile yüksek. Peki bu yıl bizi neler bekliyor?

Dünya gazetesinden İsmet Özkul, enflasyona ilişkin gidişatın tüm cephelerindeki durumun resmini çekiyor ve bu resim iç açıcı değil.  Özkul’a göre öne çıkan sonuçlar şöyle:

* Tüm temel enflasyon hesaplarında yılsonu enflasyonu 2016’dan daha yüksek. Tüketici enflasyonu 2016’dan 3.39 puan, üretici enflasyonu ise tarımda 15.97 puan, yurtiçinde 5.53 puan, yurtdışında 2.02 puan daha yüksek durumda. Enflasyonla savaşta tüm cephelerde bir geriye gidiş var.

* Tüm temel enflasyon hesaplarında yıllık enflasyon çift haneli görünüyor. Üretici enflasyonlarının hepsi yüzde 15’in de üzerindeyken önemli alt kalemler içerisinde çift haneli olmayan bir oran görülmüyor.

* Tüketici enflasyonunda ana çekirdek enflasyon göstergeleri rekor düzeyde ve genel enflasyondan daha yüksek. Bu durum enflasyonun yaygın, köklü ve yapısal bir hal almış olmasından kaynaklanıyor.

* Temel enflasyon endekslerinin yanısıra inşaat maliyeti ve konut fiyatları cephesinde de durum farklı değil. Bina inşaat maliyeti endeksindeki yıllık artış yüzde 22.81’i buldu. Konut fiyatlarındaki yıllık artışın Ekim 2017 itibarıyla yüzde 11.67 düzeyinde olduğu bildiriliyor.

* Üretim cephesindeki tüm enflasyon oranları, tüketici enflasyonundan ciddi ölçüde daha yüksek. Tüketici enflasyonuna göre Tarım ÜFE 5.38 puan, Yurtiçi ÜFE 3.55 puan, Yurtdışı ÜFE 7.83 puan daha yüksek. İnşaat maliyeti ve konut fiyatları enflasyonu arasındaki fark ise 11.13 puan - buna göre maliyet enflasyonu konut fiyat enflasyonunun iki katı.

* Grafikte görüldüğü üzere Anayasa referandumu gündemiyle hızla yükselen enflasyon referandum sonrasında da gücünü korudu.

* Üretici fiyatlarında enflasyonun en yüksek olduğu alan ara malları. Ara mallarındaki enflasyonun yüksek olması, üretici fiyatlarının genel olarak yükselten bir etki yaratıyor.

Özkul’a göre bu resim doğrultusunda enflasyonla savaşın tüm cephelerinde 2017’nin yenilgiyle kapandığını görüyoruz.

Üretici fiyatları alanındaki tüm enflasyon oranları, tüketici enflasyonundan oldukça yüksekte.

Buradan iki sonuç çıkarabiliriz: Birincisi enflasyonun, ekonominin tüm alanlara yayılmış ve kökleşmiş durumda olduğu. Enflasyon kısa vadeli, dar görüşlü, kolaycı politikalarla alt edilebilecek bir sorun değil.

Merkez Bankası para ve kur politikaları veya sözlü açıklamaları ile ne de yarardan çok zarar veren dışarıdan ithal etme yoluyla enflasyon sorununu çözülemiyor.

Buradan çıkardığımız ikinci sonuç ise enflasyonu aşağı çekmenin bu yıl da kolay bir şey olmayacağı; üretici cephesindeki enflasyon oranlarının tüketici enflasyonunda ciddi ölçüde yüksek olması, enflasyonun önümüzdeki süreçte de maliyet baskısı altında kalacağını gösteriyor bize.

Dış kırılganlıklar yüzünden kurların yükselmesi ve seçim senaryolarına bağlı olarak gevşek maliye politikaları izlenmesi gibi yüksek olasılıklı gelişmeler ise durumu daha da kötü bir hale getirebilecek unsurlar arasında.