Kas 23 2017

'Vatandaş pahalılıktan şikayetçi, esnaf sinek avlıyor'

Enflasyon rakamları beklenenin üstünde çıktı. Türk lirası değer kaybediyor. Bu durum fiyat artışlarına da yansıyor.

Son zamanlarda sürekli zam geliyor ürünlere. Bu durum pazara da yansımaya başladı. Vatandaşlar, bütçe hesabı yapamadıklarından yakınıyor, "Bugün almayı düşündüğümü 3 gün sonra aynı fiyata bulamıyorum, eli boş dönüyorum" diyor. Esnaf ise fiyat artışlarının satışı oldukça kötü etkilediğinden şikayet ederek, "Satış olmayınca sebze fiyatlarını düşürüyoruz, o zaman satabiliyoruz ancak" diyor.

Hüseyin Şimşek, ekonominin nabzını tuttuğu haberinde pazarı, vatandaşın bütçe hesabını araştırırken işsizliğin sembolü olan kahvehaneleri de dolaşıyor.

Ankara Ulus'ta bir semt pazarı oluyor ilk durağı. Pazarda satışların artması için fiyatlar esnaf tarafından düşürülmüş. Buna rağmen alıcısı yok ürünlerin. Yurttaşlar alışveriş yapmakta zorlanıyor. Adım atılacak yerin bulunmadığı pazarda bugün alıcı bulmak zor.

Balıkçı Halil Gündüz, piyasada 8 ile 12 lira arasında olan hamsinin kilosunu 5 liraya kadar düşürmüş. Ancak buna rağmen alıcısı yok hamsinin.

Kasap dükkanlarında da durum farklı değil. Et alamayan vatandaş, sakatata yönelmiş vaziyette. Kasap işletmecisi Ali Rıza Koçak, şöyle diyor:

Eskiden insanlar yarım kilo da olsa et ya da kıyma alırdı. Şimdilerde sakatat diye tabir ettiğimiz ürünlerimizin satışı yükseldi. Fiyatlar bu ürünlerde en düşük seviyede. Eskiden normal tavuk dahi vitrinlerimizde yer almazken, şimdi tavukta ucuz olan parçalar ne ise onlar yoğun olarak satılıyor.

Manav tezgahlarına geçiliyor. Burada da şikayetler aynı. Akşam saatlerin sebze ve meyve fiyatlarını yarı yarıya düşürdüklerinde satış yapabildiğini aktarıyor Doğukan Yılmaz:

Domatesin, soğanın, salatalığın alıcısı her zaman olurdu. Artık onları da almıyorlar ve fiyatlarının düşmesini bekliyorlar. İnsanlar alışveriş yapmak yerine tezgâhları seyrediyor" dedi. Gece yarısı pazar yerinin kapandığı sırada çürük, ezilmiş ve satılamayan ürünleri belediyenin temizlik işçileri toplasın diye kapının önüne yığdıklarını anlatan Yılmaz, "Bizim satılamayacağı için bir köşeye yığdığımız sebze ve meyveleri toplayarak karnını doyuran insanlar var. Onların durumunu görünce kendi halimize şükrediyoruz. Yoksa manavlık bile artık yapılacak iş değil.

Vatandaş ise artık sadece tezgahlara bakabilmek, pazarı dolaşabilmekle yetinebildiğini söylüyor. 61 yaşındaki Asıf Akdoğan, aldığı emekli maaşını kiraya ve faturalara ancak yetiştirebildiğini söylüyor. Fiyat artışları bütçesini olumsuz etkilemiş. Pazarı her ziyaretinde fiyat etiketlerini aynı bulamadığından yakınıyor:

Aldığımız emekli maaşı faturalara ve kiraya gidiyor. Yıllarca çalıştıktan sonra ev sahibi olamadığımız için şimdilerde maddi durumumuz kötü. Haftada iki gün pazara geliyorum. Önce bir gün gelip fiyatları öğreniyorum. Sonra akşam eve gidip hatırladığım fiyatları eşime anlatıyorum. Eşimle birlikte nelerden ne kadar alacağımıza karar veriyoruz. Sonra pazara gelip onları almaya çalışıyorum. Bazen fiyatlar üç gün sonra bile artmış olduğu için evde karar verdiklerimi de alamadığım oluyor. Eskiden de elimize hemen hemen aynı para geçerdi, ama alışveriş yapabilirdik. Şimdi cesaret edip elimizdeki paraya dokunamıyoruz. Dokunsak bile doğru düzgün bir şey alamıyoruz.

Pazarın arka sokakları oluyor bu sefer adres. Buralarda hareketlilik büyük. Sabah saatlerinden itibaren yoğunluğun başladığı kıraathanelerde oturacak sandalye bulan şanslı. İşsizlik ve yoksullukla boğuşanlar da umudu şans oyunlarına bağlamış.

At yarışları tutkunlarının mekanı olan bir kahve, fiyatları düşürmüş. Alım gücü yok. "Eskiden 1 lira olan çayı alamıyorlar. 75 kuruşa düşürdük. Çay içilmese de mekan hiç boş kalmıyor" diyor.