Ara 26 2017

'AKP, Bahçeli'yi ikna edemezse CHP ile ittifak yapacak'

 

 

Erken seçim mi yoksa 2019'da yapılması planlanan seçimler mi? Ankara'da kartlar açık oynanmıyor. Birbirinin açığını kollayan, vakti gelince de baskın kararlarla rakibi ekarte etmeye çalışan kurt kapanı bir mekanizma işliyor siyasette. 

İktidar erken seçim ihtimalini yok sayıyor görünüyor her ne kadar muhalefetin bu konudaki beklentisi yüksek ise de.

Bir kulise göre, MHP lideri Devlet Bahçeli seçimlerde 50 milletvekillik kontenjana razı olmazsa, Saray Bahçeli'den kurtulacak ve CHP ile bir ittifaka girişecek.

16 Nisan referandumunun beklenen uygulamaları teker teker hayata geçiriliyor.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan bu durumu, "Faşizmin paralel uygulamaları birer birer hayata geçirilirken diğer taraftan da topluma rüşvet dağıtmaya devam ediyorlar. Taşeron işçiler, kamuya 110 bin memur alımı... Bozuk ekonomiye rağmen gerisi gelecek. Eh!.. Haksız da sayılmazlar. Makarna dağıtarak, vatandaşı bankalara ipotek ettirerek geldiler bugüne" sözleriyle özetliyor.

Gelinen noktayı 'korku imparatorluğu' olarak tanımlayan Takan, cezaevi, işten atılma, terörist olarak yaftalanma korkusunun insanlara 'padişahım çok yaşa' dedirdiği görüşünde.

Genel seçimlerde 600 milletvekili seçilmesinin bir anlamı olmadığını savunuyor Takan:

"Değiştirilen Anayasa gereği önümüzdeki genel seçimde 600 mebus seçeceğiz. Kime yarayacak acaba?.. Ortada parlamenter demokrasi mi kaldı?.. 550 milletvekilinin yapamadığı hangi şeyi 600'lük meclis yapacak?.. Cevap vereyim; Tek bir işleri olacak. Ballı maaşlarını alıp, ballı hayatlarına devam ederken mebus görünümlü saray muhafızları olacaklar!.."

Saray'ın, Bahçeli'nin 16 Nisan referandumundaki desteğine rağmen Bahçeli'yi bir kambur olarak gördüğünü düşünen Takan, "...Saray, sırtından kamburu atmak için MHP'den gelen "ittifak" ve "seçim barajı düşürülsün" tekliflerine soğuk bakıyor. Bahçeli ile saray arasındaki restleşmeyi bu köşeden sizlere duyurmuştuk... Yeni gelişmeler var" diyor.

Takan iddialarını şöyle sürdürüyor:

"Eğer, Bahçeli, AKP listelerinden önerilecek yerlerden en fazla 50 mebusluğa razı olmazsa AKP bu sefer CHP ile bir ittifaka girmeyi düşünüyor. Durun bir dakika... Yok, bu seferki seçim ittifakı falan değil!.. Sarayda yapılan son toplantılarda CHP ile Anayasa değişikliği yapabilme formülü üzerinde duruluyor. Saray kaynaklarından edindiğim bilgiyi şöyle özetleyebilirim:

Değiştirilen Anayasa gereği milletvekili genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçiminin birlikte yapılması gerekiyor. CHP'ye "eğer erken seçimi çok istiyorsan, seçimden kaçmayın, gel hemen bir Anayasa değişikliği yapalım, erken seçim ile Cumhurbaşkanlığı seçimini ayıralım. Hemen, erken seçimi tek başına yapalım. Ardından zamanında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılır. Seçim barajı yüzde 10'da kalsın, seçim sistemine de dokunmayalım" denilecek. 

Bu, şu anda sadece sarayda tartışılan alternatiflerden birisi. Alınmış kesin bir karar değil. Çünkü, Anayasa Mahkemesi'nin referandumu iptal edebileceği de alternatifler arasında. Sarayda bu konuda ciddi görüş ayrılıkları var. MHP ve HDP'nin baraj altında kalmasına kesin bir gözle bakan saray, yüzde 40 civarında bir oyla güçlü bir Meclis çoğunluğu elde etmeyi hesaplıyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için 50 artı 1 tehlikede olduğundan  Anayasa Mahkemesi'ne gerek kalmadan formül arayışları gündeme geliyor. "Meclis'te güçlü bir yapıya kavuşalım başkanlık için sonrasına bakarız" deniyor..."

Takan, iddialarla ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan'ı aradığını ancak Tezcan'ın iddialarla ilgili 'hayır, duymadık' yanıtı verdiğini aktarıyor. 

İddialarına bir yenisini ekleyen Takan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanına Ali Babacan'ı da alarak çıkış yapmasının 'an meselesi' olduğunu dillendiriyor.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz