Oca 02 2018

Gül'ün eski danışmanı: Erdoğan ve Gül'ün arası hiç bir zaman 'dostane' olmadı

Yılın son günleri iki Cumhurbaşkanı'nın atışmasına sahne oldu. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile 2014'te koltuğu devrettiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın arası açıldı.

İkilinin arasına ise son yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname girdi.

Abdullah Gül'ün bir süre danışmanlığını yapan Yeniçağ yazarı Ahmet Takan ise Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığından başlayarak Erdoğan ile ilişkisini kaleme aldı. 'Kardeşim Abdullah' çıkışının şartlara ve kurguya göre geliştiğini ileri sürüyor Takan.

İkilinin arasının bir süredir açık olduğu söyleniyordu. Ancak bu 'bir süre' ifadesine itiraz geliyor Takan'dan:

"Gül ile Erdoğan'ın ilk anlaşmazlığa düştüğü tarihi öyle 5-6 sene geriye dönüp aramayın. Ya yanılırsınız ya da bildiğiniz halde kamuoyunu yanıltır duruma düşersiniz!."

Ardından 'kardeşim Abdullah' çıkışına geliyor. "Kardeşim Abdullah"ın nasıl bir zorlamayla ve ne gibi çetin pazarlıklar sonucu imal olduğunu bilenler iyi bilir. Hatta bu yüzden şok geçirip hastanelik olanlar bile vardır!" diyor ve ekliyor:

"Kısacası; Abdullah Gül ile R. Erdoğan arasında ne öyle baştan, sıkı ve derin bir muhabbete dayanan ilişki vardı ne de sonradan -özellikle Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra- bir derin düşmanlık meydana geldi. Her şey şartlara ve kurguya göre gelişti... Abdullah Gül ile R. Erdoğan arasında ilişkiler ta başından beri hiç "dostane" olmamıştır. Bu eşlerinin arasındaki ilişkilere de yansımıştır.

Takan, Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ise henüz kararını netleştirmediği, 'ufak yoklamalar' yaptığını ifade ediyor. Gül'ün garanti almadan sahaya çıkmayacağına değinen Takan, Gül'ün 'aday ol' diyenlere iki çekincesini paylaştığını iddia ediyor:

"1-Erdoğan ile aramızda ciddi bir münakaşa olursa bölünme olabilir. İçerideki cemaatler arasında ciddi çatışma ihtimali olabilir.

2-İslami burjuvazi, para sahipleri henüz beni desteklemiyor."

Takan, Gül için konuşulan iddiaları şöyle sıralıyor:

trafında bilinen tüm "çık ortaya" baskılarına rağmen hâlâ mırın kırın eden Abdullah Gül'ün çevresinde de derin kırıklar var. Mesela, hatırı sayılı ölçüde isimlerden "Ahmet Davutoğlu'nu kesinlikle yanına alma ve kendinden uzak tut" telkinlerinin hatta itirazlarının Abdullah Gül'e iletildiğini çok iyi biliyorum.

Partiyi ilk kurdukları günden beri aralarının iyi olmadığı bilinen Abdüllatif Şener'i yanına alması için de gidip gelenler, "çok bilendi yerinde zor duruyor. Melih Gökçek ile barış ve mutlaka yanına al" diye kapı aşındıranlar da var.

Gül, herkesle oturuyor, dinliyor, uzun uzun konuşuyor... Herkesin gönlünü alacak, hoş edecek sözler söyleyip gönderiyor ama net kararını henüz kimseyle paylaşmıyor.

İktidar cenahında, "AKP'li mevcut vekiller Gül'ün kapısında kuyruk oluşturdu. En az 50 milletvekili onunla beraber" diyenler bile var. R. Erdoğan'ın hırçınlığı boşa bir hırçınlık değil de tüm bu olup bitenlerin ardından bana sorarsanız "Gül ne yapar" diye, hâlâ "Erdoğan'ın aday olmayacağını açıklayacağı günü bekler" derim.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/abdullah-gulun-iki-cekincesi-45696yy.htm