Erdoğan'dan Merkel'e 'AB Zirvesi sitemi'

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri, 1-2 Ekim tarihinde Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını masaya yatırdığı zirvede, yaptırım da dahil tüm seçeneklerin masada olduğu mesajını verirken, zirveden çıkan kararlar Ankara'da rahatsızlık yarattı.

AKP hükümeti, duyduğu rahatsızlığı en yetkili isim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan aracılığıyla Birlik'in en büyük ülkesi Almanya'ya iletti.

Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yaptığı video konferans sırasında, zirveden çıkan 'yaptırım' tehdidinden duyduğu memnuniyetsizliği Merkel'e aktardı ve bildirinin ilişkilerdeki sorunu aşmaya yardımcı olmayacağını, diyalog ve iş birliğine zemin hazırlayacak unsurlardan yoksun olduğunu söyledi. 

İletişim Başkanlığından göreşmeye dair yapılan açıklamada, Türkiye-AB ve Türkiye-Almanya ilişkilerinin yanı sıra, Doğu Akdeniz sorunu, Libya ve Azeri-Ermeni çatışmasının ele alındığı belirtildi.

Açıklamada, Erdoğan'ın Merkel'e, 'Türkiye’nin iyi niyetli tutumuna rağmen AB’nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin baskı ve şantajlarına boyun eğdiğini" ve 'Avrupa’nın büyük çıkarlarının birkaç Birlik üyesinin küçük çıkarlarına feda edilmemesi gerektiğini' söyledi.

Azerbaycan-Ermenistan çatışmasıyla ilgili ise, Erdoğan BM kararlarına atıfta bulundu ve kararların uygulanmasını isterken, Libya konusunda, sahadaki sükunetin yarattığı fırsatın değerlendirilmesini istedi.

Bianet'in haberine göre, AB sonuç bildirisinde, AB'nin, Doğu Akdeniz'deki istikrar ve güven ortamı ile Türkiye'yle iş birliği ve karşılıklı fayda edinmeye dayalı ilişki geliştirilmesinde çıkarı bulunduğu vurgulandı.

Bunun için uluslararası hukuk ve AB üyelerinin egemen haklarına aykırı düşecek eylemlerden kaçınmanın mutlak gereklilik olduğu savunulan bildiride, Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile dayanışma vurgusu yinelendi.

Bildiride, Türkiye ile Yunanistan arasında güven artırıcı adımların, istikşafi görüşmelerin yeniden başlayacağına yönelik açıklamaların memnuniyetle karşılandığı belirtildi. 

Ayrıca Güney Kıbrıs yönetiminin egemenliğinin ihlal edildiği söylendi ve "bunların durması gerektiği" kaydedildi.

Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının diyalog yoluyla ele alınması gerektiği belirtilen bildiride, Türkiye'ye "Kıbrıs Rum yönetimi ile diyalog kurması" çağrısı yer aldı.

Bildiride AB'nin, Kıbrıs müzakerelerinin BM himayesinde yeniden başlamasını desteklediği, "Türkiye'den de bu yönde bir beklenti içinde" olduğu belirtildi.

ildiride Türkiye'nin, tek taraflı olduğu iddia edilen adımları atması halinde, AB'nin "elindeki tüm enstrümanları ve seçenekleri kullanacağı", bunların AB Antlaşması'nın 29. maddesiyle AB'nin İşleyişi Hakkındaki Antlaşmanın 215. maddesi uyarınca yapılacağı yer aldı.

215. madde, AB'nin üçüncü ülkelere tedbir uygulamasını içeriyor. 29. madde ise üye ülkelerin, ulusal politikalarını AB'nin tutumuyla uyumlu hale getirmesini öngörüyor.

Bildiride, AB Konseyinin gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceği, en geç aralık ayındaki toplantısında bunlara uygun kararlar alacağı kaydedildi.

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz