Erdoğan-Trump görüşmesi dünya basınında: ‘Az içerik, çok pohpohlama’

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşme ABD ve Almanya basınında geniş yer buldu.

BBC Türkçe’nin derlerdiği habere göre New York Times gazetesi adına görüşmeyi takip eden Beyaz Saray muhabiri Michael Crowley haberinde Türkiye'nin Suriye’nin kuzeyine yönelik askerî harekâtı nedeniyle bölge eksenli Amerikan siyasetinin rotasından çıktığı ifade edildi. Haberde ABD Başkanı Trump'ın, Erdoğan ile görüşmeleri sırasında, bu hususta hissedilir bir tavır ortaya koymadığı belirtildi. Yazı, "Günün sonunda Erdoğan'ın ziyaretinin verimli olup olmadığı belirsiz kaldı. Beyaz Saray açıklaması, somut bir anlaşma olmadığını gösteriyor" ifadesiyle sonlandı.

Yine New York Times gazetesinin editoryal görüş bölümünde kaleme alınan yazıda ise hem Erdoğan'a hem de Trump'a yöneik eleştiriler yer aldı. Yazıda "Erdoğan ile buluşarak, Trump bir despotu daha ağırladı" başlığı kullanıldı.

Yazıda, Trump'ın Erdoğan'ı ağırlamaması için çok fazla sebep olduğu ifade edildi ve bu sebepler Amerika'nın Kürt müttefiklerini saldırmaları, S-400 krizi ve Türkiye'de gazetecilere yönelik baskılar olarak sıralandı. Görüşmenin "çok iyi ve verimli" geçtiği şeklinde bir emarenin bulunmadığı belirtilen yazıda, S-400 krizinin de "çözümsüz" kaldığı ifade edildi.

Washington Post'ta ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın basın toplantısını, iki ülke arasındaki sorunları dile getirme fırsatı olarak kullandığı değerlendirmesi yer aldı. 

Haberde iki ülke arasında kriz yaratan S-400 konusuna ilişkin Trump'ın "Yetkililerimiz çözüm için çalışıyor" ifadeleri yer aldı. Trump yönetiminden üst düzey yetkililerin "Türkiye'nin silahları kutularından çıkarmaması bir çözüm olabilir" sözleri de bu haberde yer aldı. 

CNN haberinde ise Trump'ın Erdoğan için kullandığı "Onun büyük bir hayranıyım" ifadesine atıf yapıldı ve "Bazı Amerikalı parlamenterlerin bu görüşmeden beklediği karşılama bu değildi" denildi. Yazıdaki en dikkat çekici ifade ise "Ancak hiçbir lider, Erdoğan kadar, Trump'tan istediğini elde edemedi" oldu. Haberde buna gerekçe olarak Türkiye'nin Suriye harekâtına yeşil ışık yakılmasını, S-400 krizinde Trump'ın yaptırım karşıtı tavrı örnek gösterildi.

Erdoğan-Trump görüşmesi Almanya basınında da geniş yer buldu. 

DW Türkçe’nin derlediği habere göre Spiegel Online, "Patron Kim?" başlığıyla yayınladığı analizde şu ifadelere yer verdi:

"Beyaz Saray'da -en azından- kamuoyuna yansıyan, basın toplantısı kısmında; sanki dünyanın en güçlü ülkesinin başkanı Trump değil de Erdoğan'mış gibiydi. Türkiye Cumhurbaşkanı bu fırsattan istifade ederek, basın mensupları önünde ABD'ye öğüt verdi ve eleştirdi.[...] Ziyaretten memnun olması gereken taraf, Türkiye Cumhurbaşkanı. Buluşma somut bir sonuç getirmedi. Ancak Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyine girmesiyle ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin bir müddet ciddi bir biçimde sarsılmış olduğu izlenimi,  bu ziyarete hiç bir şekilde yansımadı. Görünen o ki, Trump Erdoğan'la ilişkileri sil baştan başlatmak niyetinde."

 Almanya'nın önemli ekonomi gazetelerinden Handelsblatt ise Erdoğam ve Trump’ın ikili ilişkilerdeki mevcut sorunları aşmak için somut çözüm getirmediklerine dikkat çekti.

Haberde şu ifadeler kullanıldı:

"ABD Başkanı Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesini 'az içerik çok pohpohlama' şeklinde özetlemek mümkün.[...] Çünkü iki ülke arasındaki mevcut büyük sorunların hiç biri bu görüşmeyle aşılabilmiş değil. Ne Suriye konusu, ne Rus savunma sistemlerinin alımı, ne de Ermeni tasarısıyla ilgili tartışma."

Zeit Online'da yer alan haberde de Edoğan ve Trump için "Ruh ikizi" başlığı kullanıldı. Sorunlara çözüm getirilmediği belirtilen haberde şöyle denildi:

"Şu an dünyayı ve Amerikan Kongresini meşgul eden pek çok sorun bu görüşme sonrasında da çözümsüz kaldı. Suriye'nin kuzeyinin durumu ne olacak? ABD, Erdoğan'ın ülkedeki sığınmacıları Suriye'nin kuzeyine yerleştirme planına destek verecek mi? Amerikan yönetimi Türkiye'nin ricasını yerine getirip YPG ile işbirliğini bitirecek mi? Kürtlere ne olacak?  İki liderin bu sorulara yanıt vermesi gerekiyor. Ancak Washington ziyaretinin Erdoğan'ın işine yaradığını söylemek mümkün. Çünkü Trump'la her doğrudan temas Türkiye Cumhurbaşkanı için bir kazanım niteliğinde. Her ne kadar büyük bir çelişki olsa da şu an aslında Türkiye ve ABD ilişkileri derin bir krizde ancak Erdoğan ve Trump şaşılacak bir biçimde kişisel olarak iyi anlaşıyor. İşte iki lider arasındaki bu kişisel bağ da bu iki NATO müttefiki arasındaki ilişkilerin tamamen kopmamış olmasının ana sebebi."