2021 Erdoğan’ın son yılı mı olacak?

Türkiye her geçen gün daha da yalnızlaşıyor ve ufalanan bayat ekmek misali çöküyor. Korona’dan ölenler rekor kırıyor… Artık herkes Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı rakamların yalan olduğunu biliyor. Büyükşehir Belediye Başkanları’nın deyimiyle koronadan ölüm sayısı “Açıklananın en az iki-üç katı…” Vaka sayısının da buna benzer olduğu ortada…

Damadını Hazine Bakanı yapıp kamu kaynaklarını çarçur eden Erdoğan, ülke hazinesini resmen iflas noktasına getirdi. Merkez Bankası rezervleri ekside, ülke hızla yoksullaşıyor. Kişi başı milli gelir 12 bin dolardan 7 bin dolarlara geriledi. Ekonomist Atilla Yeşilada’nın deyimiyle “Bu kış Türkiye’yi ciddi bir açlık” tehlikesi bekliyor.

Bu tablo yeterince karanlık değilmiş gibi, bu ortamda en çok muhtaç olunan Amerika ve Avrupa Birliği ile makas açılıyor. Amerikan Kongresi’nin Savunma Bakanlığı bütçesine eklediği özel hükümle Türkiye’ye yaptırım kaçınılmaz hale geldi. Başkan Trump hafif de olsa en az beş yaptırımı seçmek zorunda. Yasayı önce Senato’nun, 15 Aralık öncesinde de Temsilciler Meclisi’nin büyük bir çoğunlukla onaylaması bekleniyor.

Mart ayında yeniden başlayacak Halk Bankası davasında hüküm ve ardından para cezası bekleniyor. New York’ta terörün finansmanı iddiasıyla Kuveyt-Türk Bankası ile ilgili bir başka dava daha bulunuyor.

Bu arada Fransa, Yunanistan gibi ülkelerin başını çektiği blok Avrupa Birliği’nin 10-11 Aralık liderler zirvesinden Türkiye’ye yönelik yaptırım kararı çıkması için bastırıyor. Artık kimse Erdoğan’ın zirve öncesi Oruç Reis gemisini Antalya Limanı’na çekme numarasını yemiyor. Almanya yaptırımları son bir kez erteletebilir ama engel olma kabiliyeti giderek azalıyor.

Türkiye için vahim olan ise giderek İslamcı ve saldırgan milliyetçi bir çizgiye kayan ülkenin Batılı ülke kamuoylarını da kaybetmiş olmasında yatıyor. Türkiye karşıtı söylemi yükselten her liderin itibarı artıyor.

20 Ocak’ta görevi devralacak alan ABD Başkanı Biden, 2021 sonbaharında bir “Demokrasi Zirvesi” yapmayı planlıyor. Ahval'e konuşan Kongre üyesi ve eski ABD Dışişleri bakan yardımcısı Tom Molinowski, Türkiye’nin bu zirveye katılması için bir yükümlülükler listesine imza atması ve hayata geçirmesi gerekiyor dedi. Bunu yapmadığı takdirde zirvede yer almasının mümkün olmamasını ileri sürdü. NATO’dan, Avrupa Birliği’nden ve Batı medeniyetinden tamamen kopan bir Türkiye ortaya çıkıyor.

Dışarıda yalnızlaşan Erdoğan, içeride giderek daha saldırganlaşıyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na ve ailesine yönelik tehditler, suikast iddiaları havada uçuşuyor, MHP lideri bir medya grubu patronunu adını vererek açıkça tehdit ediyor ve muhalif kimliklere ekranda yer vermemesi talimatı veriyor.

Karanlık, batmakta olan bir ülke görünümü Erdoğan’ın ayakta kalmasını her geçen gün zorlaştırıyor. Editör Masası’nda “Erdoğan önümüzdeki yılı çıkarabilir mi”yi konuştuk…