Erdoğan’ın TV dizileri - Can Dündar

Dünyanın belli başlı televizyon kanallarının reyting ölçümlerini yapan kuruluşlar, son birkaç yılda polisiye dizilerin birincilik tahtına tarihi dizilerin oturduğunu ortaya koyuyor. Bu eğilim, Türkiye seyircisi için de geçerli… Seyircinin ilgisinin maziye dönmesinin birçok nedeni var; ancak Türkiye örneğinde bunun büyük oranda ideolojik bir amaçla kışkırtıldığı söylenebilir. Tarihsel diziler, Erdoğan’ın siyasi tahakkümünün sosyal altyapısını hazırlıyor.

Bu tahakküm stratejisinin son üç sezonunu özetleyeyim size:

1.Sezon:

2010’ların başında, Osmanlı İmparatoru "Muhteşem Süleyman" ile eşi Hürrem Sultan’ın hayatını konu alan bir dizi vizyona girdi.

"Muhteşem Yüzyıl", Türk televizyon tarihinin o zamana kadarki en pahalı yapımıydı. Büyük ilgi gören ve ödüle boğulan dizi, 60’ı aşkın ülkeye satılarak 200 milyona yakın seyirciye ulaştı. Yayınlandığı kanala müthiş reyting kazandırdığı gibi, toplumda da bir anda tarih merakını tetikledi. Hemen peşinden eleştiriler yağmaya başladı. Muhafazakâr kesimler, dizide sarayın bir entrikalar yuvası, Sultan Süleyman’ın da zevk ve sefa düşkünü bir padişah olarak sunulmasına tepki gösterdi. Sultan, "savaş meydanlarından çok, harem odalarında gösteriliyor"du. Asıl önemli tepki ise, 2012’de dönemin başbakanından geldi. Erdoğan diziyi eleştirirken, "Bizim öyle bir ecdadımız yok. Sultan Süleyman’ın ömrü, dizide gördüğünüz gibi değil, at sırtında geçti" dedi ve yargıyı göreve çağırdı. Bu uyarıyla diziye yönelik tepkilerin hepten artması üzerine yapımcılar senaryoyu değiştirmek zorunda kaldı. Hürrem Sultan namaz kılmaya başladı. Sultan yataktan çıkıp atına bindirildi ve savaşmak üzere ordusunun başına yollandı. Ancak hem masraf büyümüş, hem dizi, ilginçliğini kaybetmişti. Ratingler düştü. Sultan Süleyman’ı oynayan oyuncu da Gezi Parkı gösterilerine katıldığı için iktidarın husumetini çekti. Ve dizi, 2014’te ekranlara veda etti.

2.Sezon:

Hemen o yılbaşında, hükümetin kontrolündeki devlet televizyonu TRT, yeni bir tarih dizisinin çekimine başladı. "Diriliş Ertuğrul" adlı dizi, Osmanlı’nın kuruluş sürecini anlatıyordu. İlk sezon, Osmanlı’yı kuran Kayı Boyu’nun Tapınak Şövalyeleri’yle mücadelesini işliyordu.

AKP hükümeti yolsuzluk soruşturmalarıyla sarsılmıştı, 2015 Haziran’ında, sandıkta ilk yenilgisini alıp Meclis çoğunluğunu kaybetti.

Seçimin hemen ertesi günü Erdoğan, ilk kez bir dizi setinde görüntülendi. Dizi oyuncularıyla fotoğraf çektirip sohbet etti. Yıpranan imajını güçlendirecek, düşen morali yükseltecek, eksilen desteği yeniden kazandıracak bir yol bulmuştu: "Milli kültürü yeni kuşaklara aktarmak için televizyon etkin olarak kullanılacak"tı. "Diriliş Ertuğrul" dizisinden söz ederken, "Benim 6 ve 13 yaşındaki torunlarım dizinin tekrarlarını bile izliyorsa demek ki bunu kazanmışız" dedi.

Aynı yıl, TRT’de Osmanlı hükümdarı Abdülhamid’in hayatını anlatan "Payitaht" dizisi başladı. İzleyiciye fetih ve cihat coşkusu veren dizi, iç ve dış düşmanlar, komplo teorileri, antisemitik mesajlarla, nefret söylemiyle doluydu. Dizideki Sultan, adeta Erdoğan’ın diliyle konuşuyordu. Erdoğan, ülkenin bir "beka sorunu" olduğunu mu söylüyor, hemen Sultan Abdülhamid de dizide "Bir ‘beka’ tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz"dan bahisle "Memleketin istikbali tehlikede" diyordu. Dizide Sultan, İngiliz elçisini mi tokatlıyor; Erdoğan yabancı elçileri "istenmeyen adam" ilan ediyordu. "İçerdeki hainlerle elele Osmanlı’yı yıkmaya çalışan Vatikan ve Batı dünyası" söylemi, Erdoğan’a sultanlık yolunu açacak 2017 referandumu öncesi gereken toplumsal iklimi sundu. Erdoğan, o yıl parlamenter sisteme son verip "sultanlığını" ilan etti. Sık sık dile getirdiği, "Siyasette iktidar olduk, ama kültürde iktidar olamadık" yakınmasına artık bir çare bulabilirdi.

3.Sezon:

2019 başında, sinema ve televizyonun ünlü isimlerini Saray’ına davet edip onların önünde yeni bir yasayı imzaladı. "Türk kültürünü ve tarihini anlatan dizi ve filmler"e devlet desteği verilecekti. Bu destekle, tarihi dizi salgını hepten yayıldı.

Halen Türk televizyonlarının "en çok izlenenler" listesinde Osmanlı’nın kuruluşunu anlatan bir dizi başı çekiyor. Bu diziler, Türk izleyicinin ilgisini, günümüzün ekonomik krizinden tarihin görkemli çağlarına çekmeye çalışıyor. Osmanlı alabildiğine yüceltilirken Batı-Hristiyan dünyası lanetleniyor. Erdoğan, son dönem tırmandırdığı Batı

karşıtı çıkışlarına, bu dizilerden yakıt taşıyor.

Geçenlerde bir demir atölyesi sahibi, diziler başladığından beri kılıç satışlarının yüzde 500 arttığını, siparişe yetişemediklerini açıkladı. Evde, bahçede ataları gibi kılıç sallayarak tarihi yaşayanlar olduğu gibi, olup biteni tarihin parodisi sayanlar da var. Onlardan bir gazeteci, geçen ay attığı bir tweet’le tarihsel dizilerle dalga geçmeye kalkışınca, sabah polisi kapısında buldu ve 13. Yüzyılda yaşamış "Ertuğrul Gazi’nin anısına hakaret ettiği" suçlamasıyla gözaltına alındı.

Erdoğan’ı ve ona destek verenleri anlamakta zorluk çeken Avrupalılara, bu dizilerden bir bölümü altyazıyla izletmek yeterli olabilir.


Bu yazı, Die Zeit'ten alınmıştır.