Eyl 23 2018

Katar’ın 500 milyon dolarlık uçan saray 'hediyesi' Erdoğan’ı zora soktu

Muhalifler Erdoğan’ın iktidarı merkezileştirmekle ve vergi ödeyenlerin parasını lüks harcamalarla israf etmekle suçluyor.

Türkiye’nin giderek derinleşen bir ekonomik krizin ortasında olduğu bir dönemde Katar’dan 500 milyon dolarlık lüks bir uçağı “hediye” olarak kabul eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan en önemli siyasi müttefikinden gelen baskıyla karşı karşıya.

Türkiyeli muhaliflerin “uçan saray” adını verdiği, konferans salonları, yatak odaları ve revir içeren özel üretim Boeing 747-8 tipi uçağın gelişi, Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani’nin Türkiye’nin ekonomisine 15 milyar dolar yatırma sözünden birkaç hafta sonraya denk geldi.

Türk Lirasının yılbaşından bu yana ABD dolarına karşı yüzde 40 değer kaybetmesi ve Ankara ile Washington arasındaki derin krizle birlikte Türkiye Körfez bölgesinde ve Avrupa’daki ortaklarından yardım arayışına girişti. Erdoğan bu ay Berlin’i ziyaret edecek.

Washington’daki Atlantik Konseyinin Ortadoğu Barış ve Güvenlik İnisiyatifinin yardımcı müdürü Owen Daniels e-posta aracılığıyla yaptığı yorumda “15 milyar dolarlık yardım vaadinin hemen ardından uçağı Erdoğan’a bizzat göndermekle Doha kritik önemde bir ortakla ilişkisini güçlendiriyor” dedi.

Türkiye ile dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz üreticisi olan Katar yıllardır müttefik. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır’ın geçen yıl Katar’ı radikal gruplara destek vermekle suçlayarak Doha’yla ilişkileri koparması ve kara sınırlarını kapatmasının ardından İran’la birlikte Türkiye de Katar’a erzak yolladı.

Hem Türkiye hem de Katar Müslüman Kardeşleri destekleyerek Suudilerin liderliğindeki dörtlüyü kızdırdı, ancak Doha terörist gruplara destek verdiği iddiasını reddediyor.

Erdoğan geçen yıl Suudi Arabistan ile diğer körfez ülkelerinin muhtemel askeri müdahalesini engellemek üzere Katar emirliğindeki Türk askeri üssüne birlikler sevk etti. O zamandan bu yana kriz devam etmekte.

Daniels, Türkiye-Katar işbirliğinin iki taraf için de ekonomik fayda sağladığını belirtiyor. “İran gibi Türkiye de Katar’ın ithalat piyasasına hakim hale geldi, buradaki Suudi hakimiyetini ele geçirdi” diye yazdı.

“Katar’ın Türkiye’deki yüksek düzeyde doğrudan yabancı yatırımı nedeniyle Türkiye’nin finansal başarısı onun da çıkarına, ama GC (Körfez İşbirliği Konseyi) üyeleri arasında bu konuda yalnız değil.”

Doha’nın açıklamasına göre, yakınlarda Türkiye ekonomisine 15 milyar dolarlık yatırım vaadinin öncesinde de Katar Türkiye’ye yaklaşık 20 milyar dolar yatırmıştı.

Bazı gözlemciler bu rakamın abartılı olabileceğini zira söz verilen projelerden bazılarının henüz gerçekleşmediğini belirtiyor. Katar’da 300’den fazla Türk firması faal, yürüttükleri projelerin toplam değeri 11 milyar doları aşıyor.

Katar’ın Türkiye’ye ekonomik yardım vaadi, Ankara’nın GCC krizi sırasında verdiği siyasi desteğe karşılık emirliğin jesti olarak görülmüştü, ancak Ankara’da hem kilit önemdeki müttefiki hem de muhalefet Erdoğan’ın Doha’dan gelen jeti kabul etmesinin yanlış olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi ile mecliste ittifak içinde olan aşırı sağcı Milliyetçi Hareket Partisi’nin lideri Devlet Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti devleti hediye veya hibe kabul etmez” dedi.

“Eğer Türkiye’nin cumhurbaşkanlığının ve devlet yönetiminin uluslararası seyahatler için bir uçağa ihtiyacı varsa onu satın alabilir. İhtiyaç yok ise almaya gerek yoktur” diyerek Erdoğan’ın uçağı “kabul etmemesi gerekirdi” diye ekledi.

Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi, Meclis Ekim’de tatilden döndüğünde verecekleri uçağın iadesini talep eden bir öneriye MHP’nin destek vermesini istedi.

Muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu “satın aldıysanız, bu büyük bir ayıp” diyerek Erdoğan’a seslendi:

“Eğer birileri ikinci el bir uçağı hediye olarak verdiyse, bu daha da büyük bir ayıp.”

Muhalifler, Ankara’da 1,000 odalı bir sarayda yaşayan Erdoğan’ı siyasi gücü merkezileştirmek ve vergi ödeyenlerin parasını israf etmekle suçluyorlar.

Devletin uçak filosunda geçmişte eski Tunus Başkanı Zeynel Abidin Ben Ali’ye ait olan bir Airbus A340 da bulunuyor. Erdoğan ülkenin itibarı söz konusu olduğunda paranın sözünün edilemeyeceğini söylüyor.

Eylül ortasında Azerbaycan’a yaptığı ziyaret sırasında konuşan Erdoğan, hükümetin değerinin 500 milyon dolar civarında olduğunu söylediği uçağı satın almayı düşündüğünü, Şeyh Tamim’in de uçağı Türkiye’ye hediye olarak vereceğini söylediğini belirtti. Erdoğan şunları ekledi:

“Dedi ki: Türkiye’den para almam. Bunu Türkiye’ye bir hediye olarak veriyorum.”

Doha yönetiminden bir yorum yapılmadı.

Erdoğan uçağın devlete ait olduğunu belirterek eleştirileri savuşturdu. Uçağın yeniden boyandığını belirterek bittiğinde “bununla seyahat edeceğiz ama Türkiye Cumhuriyeti’nin uçağına biniyor olacaksınız, benim uçağıma değil” dedi.

Uçağı kabul ettiği için kendisini eleştiren muhalefet yetkililerine ve patilere karşı yasal işlem başlatacağını da ekledi.

Bazı muhalifler lüks jetin hediye olduğuna inanmadıklarını belirtiyor. Muhalif siyasetçi ve emekli büyükelçi Onur Öymen Cumhuriyet gazetesindeki yorumunda “birisine bir şey veriyorsanız karşılığında bir şey bekliyorsunuz demektir. Bunun Meclis’te tartışılması ve aydınlatılması gerek” dedi.

Muhalif gazete Sözcü ise Erdoğan’ın uçak karşılığında Türk Havayolları’ndaki devlete ait hisseleri Katarlı işadamlarına vereceğini iddia etti.

Erdoğan yakınlarda havayolları şirketindeki devlet hisselerini de kapsayan varlık fonunun başına kendisini atamıştı.

Türk medyasındaki haberlerde Katarlı şirketlerin Türkiye’de emlak ve fabrika satın almaya istekli olduğu belirtiliyor.

Bu yazı Thomas Seibert'ın The Arab Weekly dergisindeki yazısından özel izin alınarak yayınlanmıştır.

Thomas Seibert is a reporter with the Arab Weekly, where this column is originally published.