Haz 05 2018

Oya Baydar: Erdoğan bu konuda çok haklı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da düzenlediği mitingde, Kürt Sorunu diye bir sorun olmadığını iddia etmiş, ellerine kan bulaşanların bunun bedelini er ya da geç ödeyeceklerini söylemişti.

T24 yazarı Oya Baydar, Erdoğan'ın bu sözlerle, HDP eski Eş Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ı kastettiğini ve 6-7 Eylül 2014'te 53 kişinin ölümünden sorumlu tuttuğunu hatırlattıktan sonra, bu itham ne kadar haksızsa, eline kan bulaşanların bedel ödemesi gerektiği söyleminin de bir o kadar doğru olduğunu ifade etti. 

Baydar, eline kan bulaşanlara kana kan intikam için değil, hukuki yollardan bedel ödetilmesi gerektiği görüşünü paylaştıktan sonra, bunun aynı suçu işlemişlere ve işleyeceklere ibret olsun diye yapılması gerektiğini savundu.

Erdoğan'ın Selahattin Demirtaş'a yönelttiği suçlamalarla ilgili Baydar, şu satırları kaleme aldı:

"Selahattin Demirtaş’ın, Erdoğan gibilerinin hiç anlayamayacakları kişiliği, onun yüreğinin ve ellerinin bugüne kadar temiz kalmış ve temiz kalacak olmasının hem nedeni hem de teminatıdır. Ondan korkmalarının, yok etmeye, sesini kısmaya  çalışmalarının nedeni de budur zaten. Demirtaş’ın elleri de vicdanı da siyaset bezirgânları ve muktedirlerin kavrayamayacakları kadar temizdir.

Bu yazının konusu -hak etse bile- Demirtaş güzellemesi değil, kirli ve kanlı eller meselesi. Ve işte bu noktada Erdoğan doğru söylüyor: Ellerine kan bulaşanlar bunun bedelini ödeyecekler, diyor. Evet ödemeliler ama herkes önce kendi ellerine bakmalı, kendi ellerini yıkamalı ki başkalarına söyleyecek sözü olsun."

Türkiye'de 35 yıldır kan aktığını ifade eden Baydar, "35 yılı aşkın süredir Güneydoğu’da kimi zaman düşük kimi zaman yüksek yoğunlukta bir savaş sürüyor" tespitinden sonra, "Savaşta 40 bin insanımız öldü” cümlesi herkesin ezberinde. O günden bu güne, terörle mücadele kılıfıyla sınır ötesine, Irak’a, Suriye’ye taşınan Kürt savaşında şehit olan vatan evlatlarının ve “etkisiz hale getirilen” teröristlerin sayısı, (ölmekle öldürmekle övünmek ve zaferi ölü sayısıyla ölçmek nasıl bir zihniyetse!), gün be gün resmî ağızlardan açıklanıyor. 40 bin ölü, şimdilerde 50 bini çoktan aşmış olmalı. (Afrin’de şehit olanlar ve “etkisiz hale getirilenler”. 2015 Ekim’iyle 2016  sonbaharı arasında Cizre’de, Silvan’da, Yüksekova’da, Nusaybin’de, Diyarbakır Sur’da “hendek çatışmaları” sırasında “etkisiz hâle getirilenler” ve sayısı açıklanmayan, kimvurduya giden sivil ölümleri…)" satırlarıyla çözümsüzlüğün nasıl dayatıldığına dikkat çekti.

Savaş ortamında kimsenin elinin temiz kalmasının mümkün olmadığını dile getiren Baydar, öldürülenin kimliğine bakılmaksızın ölümün ölüm, kanın da kan olduğunu vurguladı. 

Baydar, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Savaş yerine barışı, çatışma yerine uzlaşmayı tercih etmek, silahlı değil barışçı çözümü zorlamak iktidarların sorumluluğundadır. İktidar gücüne sahipken bunu yapmayanların ellerine, işte o mecazi anlamda kan bulaşmıştır. Zaferinizi, hatta seçim propagandanızı ölülerin sayısı üzerine inşa ediyorsanız, ölüme öldürmeye gönderdiğiniz çocuklarımızın vebalini şehitlik edebiyatıyla örtüyorsanız elinize kan bulaşmasından kurtulamazsınız.

Demirtaş hep barış dedi, çözüm dedi, barış istedi, çözüm için çalıştı. İki tarafta çabaladı çözüm için. Bunun aksine bir tek ifadesini ve eylemini bulamazsınız. Mahkemeler de bulamıyor zaten. Dosyasında; onu suçlu göstermeye, kamu vicdanında ve yargıda mahkûm ettirmeye çalıştığınız 6-7 Ekim Diyarbakır olayları konusunda bırakın delili, iddia da yok. Sadece AKP iktidarının ve sizin yakıştırmalarınız, mesnetsiz suçlamalarınız, kanaat operasyonunuz var. 

Demirtaş’ı 6-7 Ekim 2014 olaylarında 53 Kürt kardeşimizin ölümünden sorumlu tutmadan önce lütfen çevrenizdekilerin, iktidarınızın ve kendinizin ellerine bakın. Kanlı gözlükler takmamış ve iktidarınızın iğvasına kapılmamış herkes Demirtaş’ın ellerinin temiz olduğunu görecektir. Ama diğerlerinin elleri için ne tarih ne de namuslu vicdanlı kişiler kefil olabilirler. Bir kez daha tekrarlıyorum: Doğru söylediniz, haklısınız. Kim elini kana bulaştırmışsa hesap vermeli. Sizin sözlerinizle: Er veya geç verecektir de."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar