May 15 2018

Times: Çekincelere rağmen Erdoğanla iş yapma zamanı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın İngiltere temasları devam ederken, İngiliz medyasında yer alan yorum ve analizlerin bir bölümünde, Erdoğan'ın 'kötü sicili'ne rağmen, onunla iş yapmak için doğru zaman olduğu iddia ediliyor.

Kimi analizlerde ise, Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden çıkan İngiltere'nin Türkiye ile ticarete ihtiyacı olduğu ve Erdoğan'ın da bunu kişisel çıkarları için kullandığı yorumu yapılıyor. The Independent'ta, Kim Sengupta tarafından kaleme alınan analizde, 140 bin kişinin cezaevinde olduğu ve 152 bin kişinin de işinden edildiği hatırlatılıyor ve ekleniyor: 

"Görünen o ki, İngiliz hükümeti tartışmalı politik meseleler yerine sadece ticarete odaklanmış vaziyette."

Times Gazetesi'nde yayınlanan yazıda ise, Erdoğan'ın siyasi bagajını bir tarafa bırakarak iş yapma zamanı olduğu savunuluyor.

İkili ilişkilerin NATO'nun geleceğini belirleyebileceği iddia edilen başyazıda şu yoruma yer veriliyor:

"Hapsedilen gazeteciler, memurların tasfiyesi, binlerce yargıç ve akademisyenin görevden alınması, hem Türkiye'de hem de ülke dışında kaygı yaratmaya devam etmesi gerekiyor. İngiltere hükümeti, Erdoğan'ın üç günlük ziyareti sırasında Türkiye'nin insan hakları ihlalleri konusundaki çekincelerini kamuoyu önünde dile getirmedi, ancak özel görüşmelerde buna değinilmesi bekleniyor."

Kamuoyu önünde, insan hakları ihlalleri ile ilgili İngiliz tarafının suskunluğunun, 'Erdoğan'a diz çökmek anlamına gelmediği'nin belirtildiği yazı, şu yorumla devam ediyor:

"Birincisi Türkiye sallantılı değil, kendisini adamış bir NATO müttefiki olarak tutulmalı. Kuvvet konuşlandırmaya hazır ve gayri safi yurtiçi hasılasının önemli bir kısmını savunmaya ayıran İngiltere, hala ittifakın Avrupa kanadının temel taşı olarak görülüyor. Bu nedenle Ankara'yla mümkün olan her konuda işbirliği doğru olur.

NATO'nun geleceği buna bağlı olabilir. Türkiye hala ittifakın en büyük ikinci büyük ordusuna ve modern bir ateş gücüne sahip. Ortadoğu'daki gücü sağduyulu bir şekilde uygulanabilirse, bölgenin istikrarına katkıda bulunur. İkincisi Erdoğan'ın Rusya lideri Vladimir Putin gibi bir otokrat olmadığı kabul edilmeli. Gelecek ayki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri, iktidarına denetleme ve getirebilir ve açık sözlü eleştiri platformu sağlayabilir.

Kamuoyu yoklamaları, muhalefetin ittifakını koruması durumunda yüzde 40 oy alabileceğini gösteriyor. Tek başına seçime giren Kürt yanlısı Halkların Demokrasi Partisi de, parlamentoya girmesi için gereken yüzde 10 oyu toplayabilir. Birlikte Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin çoğunluğunu elinden alabilirler."