Haz 07 2018

WP başyazısı: Rüzgar Erdoğan'a karşı esiyor

Kamuoyu yoklamaları, bozulan ekonomik göstergeler ve muhalefetin tek bir blok halinde konum alması gibi nedenlerin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP'sinin 24 Haziran'daki kazanma şansını kaydadeğer ölçüde azalttığı tespiti hem yerel hem de uluslararası gözlemciler tarafından paylaşılıyor.

ABD'de yayınlanan The Washington Post Gazetesi başyazısı, "Erdoğan’ın bir kez daha kazanması, artık seçimin öngörülen sonucu değil" başlıklı yazısında, rüzgarın tersine döndüğü analizini yapıyor.

Yazının satırbaşları şöyle:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece birkaç ay önce cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerini bir yıl kadar öne, 24 Haziran tarihine, çekmeye karar verdiğinde, gitgide artan sıkı yönetim düzeni sayesinde seçimin mutlak hakimi gibi görünüyordu.

Uyguladığı sert taktikler, seçimi kazanması durumunda, hem Batı’ya yönelik daha fazla düşmanlık olacağına hem de kendi ülkesinde daha fazla baskı uygulayacağına işaret ediyordu. Ama şu anda, Sayın Erdoğan ve partisi için rüzgar beklenmedik yönden esiyor.

Dönüm noktalarından biri, çatırdayan muhalefet partilerinin, Kürt yanlısı HDP hariç, bir ittifak kurarak, ikinci tura kalma durumunda Erdoğan’a karşı tek bir cumhurbaşkanı adayını desteklemeyi kabul etmeleri oldu.

İttifak kurulmasının sebebi kısmen, Erdoğan’ın otoriter taktiklerle gücünü zorla sağlamlaştırma çabasını engellemek. 2016’daki başarısız darbe girişiminden beri Türkiye’deki resmi merciler, Erdoğan’ın düşmanı veya ona karşıt duruşta algıladıkları kişilerin kökünü kazımak için, aralarında muhabirler, kamu görevlileri ve profesörlerin de bulunduğu, tam 160 bin kişiyi göz altına aldı.

Seçim, geçen yıl referandumda seçmenler tarafından kılpayı farkla onaylanan yeni ve daha fazla  yetki veren yönetici başkanlık için yapılıyor. Eğer Erdoğan kazanırsa, eşsiz bir güce ulaşacak. Ancak birleşik bir cephe oluşturarak muhalefet, Erdoğan’ın AKP’sinin ve onun müttefiklerinin çoğunluğu elde etmesini engelleyebilir –ve bu sayede Erdoğan’ın hırslarına da engel koymuş olur. Anketlere, mecliste böyle bir sonuç elde etmek büyük olasılık; AKP’ye destek verenlerin sayısı son aylarda hızla düştü.

Anketler ayrıca Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını ilk turda kazanamayacağını ve ikinci tura kalacağını ön görüyor. Bu Erdoğan’ın yenilmezlik havasını azaltacaktır, ve ateşli bir ikinci tur kendisini, yıllardır karşılaşmadığı kadar ciddi bir mücadeleye sokabilir. Yine de Erdoğan büyük avantajlara sahip olacak, çünkü son yıllarda kelimenin tam anlamıyla bağımsız basını silip süpürdü ve kamudaki birçok eleştirel sesi de susturdu.

Bir de joker olarak ekonomi konusu var. Sağlam büyüme hacmi her zaman Erdoğan’ın güçlü yanı oldu, fakat enflasyon ve işsizliğin artmasıyla, Türk Lirası dibe vurdu ve sadece bu yıl içinde dolar karşısında % 20 değer kaybetti. Brookings Institution’dan gelen rapora göre, sosyal medya, Türkiye’yi 15 yıldan fazla yöneten AKP ve Erdoğan hakkında yazılan sabırsızlık ve yorgunluk ifadeleriyle dolu.

Seçmenlerin Erdoğan’ın bağnaz otokrasisine itiraz ettiği ve demokrasiye destek verdiğini görmek, kesinlikle ferahlatıcı olur. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa ve Amerika’dan kopuuşunu da durdurabilir. Erdoğan yıllar içerisinde Türkiye’ye gelmliş en hünerli politikacı, hakkını yememek lazım, ama artık durum geriye gidiyor gibi.

İşte tam da bu yüzden, Trump yönetimi de dahil Batı hükümetleri, Türkiye’deki seçimlerin sonucunu belliymiş gibi düşünmemeli ve olayları yakından takip etmeliler –hatta oyların adil bir şekilde sayılıp, sonuca saygı gösterildiğinden de emin olmalılar.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar