24 Haziran endişeleri

Seçim güvenliğiyle ilgili endişelerin artacağını söylemiştik ve şimdiden başladı. Saadet Parti Ankara teşkilatına yapılan saldırı ve HDP’nin 270 bin oyunu etkileyebilecek taşımalı sistem oy kullanma değişikliğinin YSK tarafından kabul edilmesi endişelerimizi haklı çıkarıyor.

Saadet Partililere yapılan saldırı dehşet vericidir ve sonrası için oldukça tedirgin edicidir. Yine 270 bin oyun taşımalı sistemle oy verilen yerin dışında kullandırılması girişimi de belki AGİT yöneticileri tarafından not edilecek ama Erdoğan yönetimince umursanmayacak vahim bir gelişmedir.

Yöneticiler uluslararası kuruluşları önemseseler şu ana kadar yaşananların zaten hiçbiri yaşanmayacaktı. Erdoğan 24 Haziran’a kadar yine hiç birşeyi umursamayacak ve inanılmaz işler yapacak çünkü kaybetme ihtimali yüksek ve ateş bacayı sarmış durumdadır.

24 Haziran seçimi ülke için son şans. Medyanın tekleştirilmesi ve baskıların iyice artacak olması çok tedirgin edici bir husus ancak ciddi ve birebir çalışma bu dezavantajları yok edecektir. Sonradan dizleri dövmemek için çok sıkı bir çalışma tüm muhalifler için çok önemlidir. Tabii ki bu en çok HDP için geçerlidir.

Muktedirlerin fazla güç gösterisi her zaman beklenen etkiyi oluşturmaz. Çoğunlukla bumerang gibi dönecek bir etki oluşturur. Fazla güç gösterisi, Erdoğan’ın aleyhine olacaktır. Bu millet her zaman mazlumun yanında oldu ve bundan sonrasında da olacaktır.

Önemli olan bu kısır döngüye girmemek, haksızlığı yapan olmamaktır. Aslında bu seçim, Ak Parti’nin ağır bir yenilgiye uğratılabileceği bir seçimdir. Önemli olan algılara yenilmemek, haklı olduğunu unutmamak ve 24 Haziran gibi mucizevi bir şansı hoyratça harcamamaktır.

Şişirilmiş bir balona bakıp korkacak mıyız yoksa risk alma pahasına  bir iğne batırma cesareti gösterebilecek miyiz? Ceberrut yönetimin tehdit, baskı ve yıldırma metodlarına karşın duygusal değil, akıllıca bir muhalefet gerçekleştirildiği takdirde yenilmeyecek bir güç yoktur. Akıllı muhalefeti talep ettiğimiz takdirde çok önemli değişimler yaşanabilecektir.

Aday listelerinin açıklanması sonrası her partide sıkıntılar olur, küskünlükler, oy vermeme eğilimleri olur. Bu eğilimi gidermesi gereken partiler gereken tedbiri almak zorundadır. En çok da HDP için bu önemlidir. Zira en ağır baskılara maruz kalan ve bir oyun altın değerinde olduğu bir partidir.

“Muhalif Kürdün gideceği başka yer nasıl olsa yoktur” dememeli, her eleştireni dikkatlice dinlemelidir. Siyaset eleştirileri savuşturma değil, eleştirileri dinleme ve ders çıkarma sanatıdır. Tüccar için nasıl müşteri velinimetse siyasetçi için de seçmen her eleştirisinden ders çıkarılması ve çok değer verilmesi gereken bir kişidir. “Çantada keklik” yaklaşımı bir müddet sonra tükenmeye neden olacak ve önlenemez oy kayıplarına yol açacak olandır.

Çürümüş bir iktidar var ve bu iktidarın tek gücü hegemonyası güç vasıtasıyla muhalifin ümidini kırmaktır. Göz korkutma, alana sokmama ve yıldırma politikalarına karşı güvenlik önlemi talep etmek ve bu yapılmıyorsa raporlamak tek yapılması gerekendir. Şiddet tuzağına düşmek ateşin üzerine benzin dökmek demektir ve yenilginin kendi eliyle hazırlanması demektir.

 

*Ömer Faruk Gergerlioğlu, Halkların Demokratik Partisi'nden Kocaeli Milletvekili adayıdır.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.