Zülfikar Doğan
May 27 2018

CHP-SP: 1974 ruhuyla 300’ü aşma hedefi yürürlükte…

24 Haziran seçimlerinin HDP ile birlikte anahtar partisi konumuna gelen  Saadet Partisi’ne (SP), seçim sürecine girildikten sonra iki büyük saldırı gerçekleşti.

Birincisi, 3 Mayıs’ta Ankara’nın merkezi Kızılay Meydanı’nda,  gündüz vakti yapıldı. SP’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu için 100 bin imza toplama çalışmalarını başlatan SP’lilerin kurduğu stand, saldırgan grup tarafından yıkılıp dağıtıldı.

İkinci saldırı ise 25 Mayıs gecesi daha kanlı şekilde gerçekleşti. Yer yine Ankara’ydı.  Gece 01.30’da parti bayraklarını, kampanya afişlerini direklere asmaya çalışan SP’lilere bu kez MHP’liler ve kalabalık bir ülkücü grup saldırdı. Gerekçeleri, SP’lilerin MHP bayraklarını indirip kendi bayraklarını astığı iddiasıydı.

MHP Ankara İl Başkanlığı olayın ardından ; "İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında Saadet isimli küçük ve önemsiz parti mensupları, partimizin afişlerini indirmişler. Bu durumu gören yoldan tesadüfen geçmekte olan ülküdaşlarımız kendileri ikaz etmişler ancak grup başta sopa, tekme ve yumruklarla cevap vermiş, karşılık alınca silaha sarılmış ve arkadaşlarımıza ateş etmişlerdir. Ülküdaşlarımız da meşru müdafaa haklarını kullanmışlardır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." açıklamasını yaptı.

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yedisi ağır 15 SP’linin hastaneye kaldırılmasına, SP Ankara Milletvekili Adayı Mehmet Fethi Öztürk’ün yoğun bakıma alınmasına karşın, MHP’den bir kişinin bile burnunun kanamamasına, ortada yaralı bir tek MHP’linin olmamasına dikkat çekti. Ankara Valiliği ise SP’lileri suçlu ilan etti ve hastaneden taburcu olduklarında gözaltına alınacaklarını duyurdu.

Önümüzdeki günlerde Cumhur İttifakı’ndan SP’ye saldırıların artacağını öngörmek olanaklı.  Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’da polislere verdiği iftarda yaptığı konuşmada “Önümüzdeki 28 günde, seçim sürecini dinamitlemek için şer odakları hiç boş durmayacaklar. Türk demokrasisine leke çalmak amacıyla birileri muhakkak akla hayale gelmedik yöntemlere, iftiralara başvuracak.” sözleri, bu açıdan anlamlı.

Milli Görüş’ten koparak doğan AKP’de parti ve seçmen tabanını etkileme gücüne sahip olan parti SP. CHP-İYİ Parti-SP-DP’den oluşan Millet İttifakı’nda da AKP’nin varlığından en rahatsızlık duyduğu, seçmen kayması endişesi taşıdığı parti yine SP.

Temel Karamollaoğlu, yaptırdıkları anketlerde AKP parti tabanında ve seçmenleri arasında “memnuniyetsizlerin” oranının yüzde 20’ye ulaştığını vurguluyor.

MHP’lilerin SP’lilere saldırısı sonrasında dikkat çeken adım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. CHP lideri, beraberinde milletvekilleriyle hastaneye giderek, yaralı SP’lileri bizzat ziyaret edip, geçmiş olsun dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener twitter mesajıyla SP’ye geçmiş olsun derken, Kılıçdaroğlu’nun üstelik partisinin seçim beyannamesi ve milletvekili aday tanıtım töreninin hemen ardından, milletvekilleriyle geçmiş olsun ziyaretinde bulunması, CHP-SP ilişkisinin seçim ittifakından öte bir zeminde yürüdüğünün işareti.

Kılıçdaroğlu-Karamollaoğlu arasındaki diyalog, CHP-MSP arasındaki 1974 koalisyonunun, Ecevit-Erbakan ortaklığının ruhunu bugüne taşımayı da hedefliyor.

CHP’nin sol kanadı olarak nitelendirilen bazı vekillerden, özellikle Sivas’taki Madımak Katliamı sırasında belediye başkanı olan Karamollaoğlu’na yönelik eleştiri ve tepkilere, Kılıçdaroğlu set çekti. Madımak’ta babası Metin Altıok’u kaybeden Zeynep Altıok, Millet İttifakı ve SP ile işbirliğine tepki gösteren isimler arasında öne çıkan milletvekillerinden.

Altıok’u 2015’te kendi kontenjanından İzmir milletvekili yapan CHP lideri, bu kez Altıok da dahil parti içinde “sol muhalefet” olarak adlandırılan isimlerin bir bölümüne ve “ön seçim vekilleri” olarak bilinen isimlere aday listesinde yer vermedi.

Nitekim Karamollaoğlu da CHP tabanının, özellikle Alevilerin bu konudaki hassasiyetini bildiği için  yaptığı açıklamalarda, katıldığı programlarda, Madımak olaylarını siyasi hayatının ve Sivas’ın “kara günü” olarak nitelendiriyor. Son olarak katıldığı bir televizyon programında, “12 Eylül’de cezaevine girdiğinde bile  Sivas’ta yaşananlara üzüldüğü kadar üzülmediğini” söyledi.

Millet İttifak’ı içersinde İYİ Parti, Demokrat Parti (DP) ile daha yakın dururken, DP’nin adaylarını kendi listesinden gösterdi.

CHP ise dörtlü ittifakta SP ile daha yakın konumda.

SP’nin TBMM’de grup kuracak sayıya ulaşması, en az 20 milletvekili çıkartması CHP’nin seçim stratejisinin önemli ayağı. Bunun için SP’nin bildirdiği 5 ismi, kendi listelerinden ve seçilecek yerlerden aday listesine koyan Kılıçdaroğlu, partisinden gelen tepki istifalarını da göğüsledi.

Şu anda yapılan çeşitli anketlerde Yüzde 2-3 arasında görünen SP oylarının, yüzde 4 ya da biraz üzerine çıkması durumunda, Millet İttifakı’nın TBMM’de salt çoğunluğu, diğer deyişle toplamda 300 milletvekilini aşacağı yönündeki projeksiyonlar, SP’nin konumunu daha kilit konuma getiriyor.

SP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu’nun iddiası, anket şirketlerinin açıkladığı sonuçların gerçeği yansıtmadığı ve manipülatif olduğu yönünde. Karamollaoğlu, kendi yaptırdıkları anketlerde partisinin baraj sorunu olmadığını, yüzde 10’u rahatlıkla aştıklarını, özellikle AKP’li seçmen tabanından SP’ye “büyük bir teveccüh, memnuniyetsiz akışı”  olduğunu dile getiriyor.

İYİ Parti ve HDP ile birlikte en ağır medya ambargosunun uygulandığı partiler arasında yer alan SP, aynı zamanda maddi güçlükler nedeniyle, miting programlarını ağırlıkla internet ve sosyal medya üzerinden yürütüyor. Daha çok salon toplantıları ve bu toplantıların sosyal medya üzerinden canlı paylaşımıyla seçim kampanyasında geride kalmamaya çabalıyor.

“Medya Padişahınsa, sosyal medya bizimdir” diyen Karamollaoğlu, bu çerçevede ilk e-mitingini Milli Görüş’ün ağırlıkta olduğu illerden Sakarya’da gerçekleştirdi. SP lideri, tablet bilgisayar üzerinden gelen yüzlerce soruyu yanıtladı.  

Sakarya e-mitinginin 120 bin kişi tarafından internet-sosyal medya üzerinden izlendiği açıklanırken, İstanbul’da düzenlenen aday tanıtımı programından sonra, 27 Mayıs Pazar günü Ankara’da seçim beyannamesi açıklandı.

Altı başlık altında toplanan SP beyannamesinde, şeffaflık ve hesap verebilirlik, şeffaf ihale düzeni,  yürütme üzerinde güçlü iç ve dış denetim mekanizmalarının oluşturulması, kutuplaşmanın bitirilmesi ve toplumsal kucaklaşma, yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı, yargının siyasi baskılardan arındırılması, kuvvetler ayrılığının yeniden tesis edilmesi vaatleri öne çıkıyor.

AKP’nin rant ve faiz ekonomisi uyguladığı, bu modelle ekonominin çöküşten kurtarılamayacağı beyannamede vurgulanırken, Kürt Sorunu’nun, akıl, adalet, eşitlik, hak ve uzlaşı ile barışçıl şekilde çözüleceği vaat ediliyor.

SP’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı Kürt Sorununa Çözüm Raporu, önümüzdeki günlerde Karamollaoğlu tarafından Diyarbakır’da açıklanacak.

Newroz Bayramı’nı resmi bayram ve tatil yapmayı vaat eden CHP’nin seçim beyannamesinde, başta ekonomik konulardaki çözüm modelleri, yargı, üniversiteler, genç işsizlik, asgari ücret, emekliler vb. konulardaki vaatler SP ile örtüşüyor.

Yapılan projeksiyonlarda, SP’nin oyunun yüzde 4-4,5 düzeyine ulaşması halinde, Millet İttifakı’nın çıkartacağı milletvekili sayısı 303 ile 311 arası bir sayıya ulaşıyor.

Diğer yandan anketlerin büyük bölümünde baraj sorunu olmadığı görünen HDP’nin barajı aşması, 50-70 arası bir milletvekili sayısıyla TBMM’de temsili halinde, muhalefet blokunun TBMM’de ağırlıkta olacağı öngörülüyor.

Buna karşılık, YSK’nin Doğu ve Güneydoğu’da 19 ile bağlı kırsal alanlarda, mezra ve köylerde, güvenlik gerekçesiyle sandık taşıma ve birleştirme yönünde valilerce iletilen talepleri kabul etmesinin ardında, bu süreci engelleme, HDP’yi baraj altına itme çabasının yattığı dile getiriliyor.

Sandık taşıma kararının, 270 bin dolayında seçmeni kapsadığı ve bunların ağırlıkla HDP’ye oy çıkan yerler olduğu belirtiliyor. YSK’ya itiraz başvurusunda bulunan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, itirazı reddeden YSK’nın, sandık birleştirme ve taşımaya onay kararını “ikinci bir mühürsüz oy vakası ve yüzde 0,1 oy farkının bile belirleyici olacağı bir seçimde, seçim sonucunu etkilemeye dönük bir müdahale” olarak nitelendirdi.

Diğer yandan seçim yasasında yapılan değişikliklerin anayasaya aykırılığı iddiasıyla CHP tarafından açılan iptal davasının esastan görüşülmesi, Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu’nda 31 Mayıs’ta gerçekleşecek.

Yüksek Mahkeme şayet bazı maddelerin iptali yönünde karar verirse,  bu kez seçimlerin iptali ya da ertelenmesi veya seçimin hangi yasaya göre yapılacağı tartışmaları alevlenecek.

AYM iptal kararı verir ve kararın uygulanmasını 24 Haziran sonrasına bırakırsa, o zaman da 24 Haziran seçimlerinin yasallığı tartışmalı hale gelecek. Buna ilave olarak, üyelerinin çoğunluğu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP TBMM Grubu tarafından seçilen AYM üzerinde uzun süredir gündemde olan siyasi vesayet iddiaları, verilecek karar iptal ya da ret ne yönde olursa olsun, gündemin ilk sırasına oturacak.

Böyle bir yasal, siyasal ve yargısal kaosun oluşmasının pamuk ipliğine bağlı ekonomide, kur ve faizler üzerinde de kaçınılmaz şekilde negatif yansımaları olacak.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar