May 10 2018

Demirtaş: HDP baraj altı kalırsa AKP en az 70 koltuğa konacak

Kasım 2016’dan bu yana Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, bir süredir mahkemelerde verdiği ifadelerle gündeme gelirken HDP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanmasının ardından muhalefete “bir araya gelmeliyiz” çağrısı yaptı.

Zaman zaman sosyal medyadan takipçilerine seslenen Demirtaş, 24 Haziran’da ya iktidarın devrileceğinden ya da tam diktatörlüğe geçileceğinden bahsediyor.

CHP’nin adayı Muharrem İnce önceki gün Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmişti. Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu da, Demirtaş'ın serbest bırakılması gerektiğini belirterek, "İnşallah biz gitmeden o çıkar bize de geçmiş olsun deme imkanı doğar” demişti.

Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması için ise change.org’da imza kampanyası başlatıldı.

Serbest bırakılması için kampanya başlatılan Demirtaş ise seçim faaliyetlerini cezaevinden oldukça sınırlı imkanlarla gerçekleştiriyor. Demirtaş, seçmenlerine sadece avukatları üzerinden iletilen mesajlar ve kendisine yapılan ziyaretler neticesinde verdiği demeçler ile ulaşabiliyor.

Genelde de sosyal medyayı kullanıyor. Ana akım medyada ise yer bulamıyor. Duvar'dan İrfan Aktan ise yine avukatları aracılığıyla Demirtaş'a yönelttiği sorularla söyleşi yapabilmiş.

Erdoğan'ın “Millet tamam derse çekiliriz” sözü için yaptığı değerlendirmede Demirtaş'a göre Erdoğan geri çekilmenin sosyo-psikolojik altyapısını hazırlıyor.

Çözüm de sunuyor. HDP’nin barajı geçmesi halinde AKP’ye “güle güle” denilebilecek.

Demirtaş, “HDP baraj altında kalırsa, AKP hiç de hak etmediği en az 70 milletvekilliğinin üstüne konacak” diyor ve ekliyor:

“Bu sadece HDP’nin sorunu değildir. Biz baraj altında kalsak da mücadelemizden bir tek geri adım atmayız, teslim olmayız, zorbalığa da yenilmeyiz. Parlamento dışında demokratik siyasi mücadelemizi aynen sürdürürüz. Ama Parlamento çoğunluğunu bedavadan ele geçirmiş AKP'ye karşı ne yapacaklarını biraz da Millet İttifakı düşünsün.”

"Sizce tamam mı?" sorusuna ise Demirtaş'ın yanıtı, "Elbetteki T A M A M." oluyor. Oy pusulasında yer alacak olan fotoğrafını ise cezaevinde çektirmek zorunda kaldığından söz eden Demirtaş, "Fotoğraf hücremin havalandırmasında, duvarın dibinde bir infaz koruma memuru tarafından çekildi. YSK’nın standartlarına uygun hale gelebilmesi için dışarıda fotomontaj ile arkaya beyaz fon eklendi. Yani seçmenlerin oy pusulasında görecekleri fotoğraf, benim bu hafta havalandırmada çektiğim fotoğraftır. Dışarıda, stüdyoda vs. çekim yapılmasına izin çıkmadığı için bu şekilde yapmak zorunda kaldık. Yani gün ışığında çekilmiş organik bir fotodur 🙂" diyor.

Gündemi ise avukatlarının getirdiği kısa raporlarla takip ettiğini dile getiren Demirtaş, televiyondan ise belli başlı kanalları izleyebildiğimi, 10 kadar günlük gazeteyi takip edebildiğini söyleyerek, "Başka da imkân yok" diyor.

Partisi HDP'nin yüzde 10 barajı sınırında olduğunu ifade eden Demirtaş, bu konuda halka güvendiğini söyleyerek, "Bu kampanya boyunca HDP’ye en üst düzeyde destek ve dayanışma sunarak HDP’yi parlamentoya taşıyacaklardır. Her iki ittifak da bizi barajın altında tutmak için hamleler yaptı. Fakat halkın feraseti bu ucuz ve zararlı oyunları bozacaktır" diye ekliyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ittifakı ve AKP-MHP ittifakı için ise şunları söylüyor:

"Her iki ittifakın da temel hedefinin milletvekili sayısını çoğaltmak olduğu ortada. Bu, taktik bir ittifak gibi sunulsa da bu taktik için bir araya gelebilen partilerin siyasi çizgi açısından da birbirinden uzak durmadıklarını görebiliyoruz. Özellikle “Millet” İttifakı, HDP dâhil diğer partilerin de dâhil olduğu büyük bir ittifak olarak oluşsaydı, buna demokrasi ittifakı denilebilir ve gerçekten demokratik ilkeler etrafında buluşulabilirdi. Ama HDP’siz bir ittifak, olsa olsa dar çıkarlar için birbirlerinden yararlanma amacıyla kurulmuş ilkesiz bir ittifak olabilirdi. Ve nitekim öyle de oldu. Buradaki ana unsur HDP’dir. HDP’yi ve ilkelerini kabul etmekten uzak oldukları için sağ ve sığ bir ittifakta karar kıldılar."

"Özellikle sosyal medyada yürütülen tartışmalarda, örneğin CHP’lilerin “Demirtaş serbest bırakılmalı” gibi beyanatlarına “şimdiye kadar neredeydiniz” gibi tepkiler gösteren HDP’liler var. Bu tür tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Demirtaş'ın yanıtı ise şu oluyor:

"CHP’liler dâhil, yapılan adaletsizliklere ilişkin açıklamaları önemsemek lazım. HDP’den bazı arkadaşlarımın da bu türden söylemleri cesaretlendirmesi beklenir."

HDP'nin baraj altında kalması halinde ise AKP'nin en az 70 milletvekili koltuğuna konacağını söyleyen Demirtaş, "HDP baraj altında kalırsa, AKP hiç de hak etmediği en az 70 milletvekilliğinin üstüne konacak. Bu sadece HDP’nin sorunu değildir; bir demokrasi ve temsilde adalet sorunudur. Biz baraj altında kalsak da mücadelemizden bir tek geri adım atmayız, teslim olmayız, zorbalığa da yenilmeyiz. Parlamento dışında demokratik siyasi mücadelemizi aynen sürdürürüz. Ama Parlamento çoğunluğunu bedavadan ele geçirmiş AKP’ye karşı ne yapacaklarını biraz da Millet İttifakı düşünsün" diye devam ediyor.

Söz Erdoğan’ın “Milletimiz tamam derse çekiliriz” şeklindeki sözlerine geliyor. Demirtaş, şu yanıtı veriyor:

"İlk defa bu seçimlerde gerçekten yenilebileceğini görüyor ve onurlu bir geri çekilmenin sosyo-psikolojik altyapısını hazırlıyor."