May 14 2018

Demirtaş’ın seçim manifestosu: Tek adamlığa son vermeye geliyorum

HDP, partisinin ve tutuklu cumhurbaşkanı adayları Selahattin Demirtaş'ın Seçim Manifestosu'nu açıkladı.

HDP’nin vaatleri, gençlere işsizlik maaşı, öğrencilere aylık burs, emeklilere ve asgari ücretlere zam, engellilere bakanlık, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, parlamenter sisteme geçiş, Kürt sorununun çözümü, AB’ye üyelik süreci... Manifestoda “Ben değil, BİZ yapacağız” diyen Demirtaş, “Bir çuval yetkiyle gelip ceketimle gideceğim. Saray’ı ne yapacağımıza halka soracağız” dedi.

Türkiye 24 haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine doğur giderken partilerin adaylarının seçim manifestolarını açıklamayı sürdürüyor. HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Edirne Cezaevi’nde tutuklu. HDP, partisinin ve adayları Demirtaş’ın seçim manifestosu Ankara'da Hilton Otel'de düzenlenen toplantı ile kamuoyu ile paylaşıldı. Manifestoyu Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli açıkladı. Buldan “Gülmeyi özledik, bir mühürlük ömürleri kaldı” derken, Temelli ise “Sarayın son kullanma tarihi 24 Haziran, sonra boşaltıyoruz” dedi.

Demirtaş, seçim bildirgesinde yetkileri paylaşan bir cumhurbaşkanı olacağını belirtiyor, Demokrasiye acil geçiş programı öneriyor.

Bu kapsamda gençler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının parlamentoya görüş ve öneri sunacakları Toplumsal Mutabakat Platformları kuracağı sözünü veriyor.

Selahattin Demirtaş'ın seçim manifestosu “Bir Cumhurbaşkanı olarak tek adamlığa son vermeye geliyorum” sözüyle başlıyor, ardından “Bu makama bir çuval yetki ile geleceğim, sürenin sonunda bir ceketle gideceğim” ifadeleri yer alıyor.

HDP’nin seçim manifestosunda toplumsal yaraların acilen sarmak için yapılacak olanlar şöyle sıralanıyor:

“OHAL’i derhal kaldıracağız.

- OHAL’den kaynaklanan ve KHK’lerle doğan zararları telafi edeceğiz. Haksız yere işten atılanların işlerine dönmesini sağlayacağız.

- Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin maruz kaldığı zulme son vereceğiz. Hiçbir ayrım yapmadan tüm hasta mahpusların derhal serbest kalmalarını sağlayacağız.

- Halkın seçme hakkı ve iradesinin gaspına dayanan kayyum uygulamasını sonlandırıp, görevden alınan belediye eş başkanlarını derhal görevlerine iade edeceğiz.

- Siyasal ve ekonomik kararların Saray’ın bekasına endekslenmesi, Türkiye’yi öngörülemez bir ülke haline getirdi. Ekonomi kırılganlaştı. Demokrasiyi güvence altına alarak ekonomiyi de rahatlatacağız.

- Tek adamın hizmetine tahsis edilen Saray’ı boşaltacak, Saray’ın hangi amaçla kullanılacağını halka soracağız. Koruma ordusuyla dolaşan, halktan uzak, ulaşılmaz ve eleştirilmez bir Cumhurbaşkanlığı anlayışına son vereceğiz.

- Dış politikada mevcut sorunların diyalog ile barışçıl yol ve yöntemler ile çözülmesini temel dış politika haline getireceğiz.

- Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısını yeniden düzenleyeceğiz. Adalet Bakanını HSK’dan çıkaracağız. Hâkimler/savcılar üzerindeki siyasi baskıyı kaldırarak Kurulu özerk bir hale getireceğiz

- YÖK’ü kaldırarak üniversitelerin akademik, bilimsel ve yönetsel özerkliğini güvence altına alacağız.

- Milli Güvenlik Kurulu, Terörle Mücadele Kanunu gibi vesayetçi, darbe ürünü yapı ve düzenlemelerin kaldırılması için çalışacağız.”

HDP manifestosunda yeniden parlamenter sisteme geçişi talep ediyor. “Cumhurbaşkanlığında toplanan yasa yapma hakkını, denetleme ve bütçe hakkı gibi yetkileri Demokrasiye Acil Geçiş Programıyla en kısa sürede parlamentoya iade edeceği sözünü veriyor.

HDP, her gence aylık 500 TL yükleyeceği Genç Kart vereceği, ücretsiz ve sansürsüz internete erişim,

hem evde hem işte çalışan, çifte mesai yapan kadınlara erken emeklilik, çocuk cezaevlerinin kapatılması, engelli yurttaşlar için Engelleri Kaldırma Bakanlığı kurmak vaatleri de veriyor. 

 

HDP ve adayları Demirtaş’ın seçim manifestosunda yer alan bir diğer konu ise Kürt sorununun çözümü. Bu bölümde “Kürt sorununun çözümü demokrasi ile ilgili sorunların çözümüdür” ifadeleri yer alıyor ve seçmene Kürtlerin sorunlarının barışçıl çözümünü, dağların da cezaevlerinin de boşalmasını ve anaların gözyaşlarının dinmesini sağlayacağız. Kürt sorununu şiddet alanının dışına çıkararak, şiddeti ve çatışmayı onurlu bir barışla sonlandıracağız” sözü veriliyor.

HDP’nin diğer seçim vaatleri ise şöyle:

“Yoksullara; su, elektrik ve doğalgazı ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz hale getireceğiz.

- Asgari ücreti ve en düşük emekli gelirini 3000 TL yapacağız.

- Tüm işsizlere şartsız, süresiz olarak en az 1000 TL maaş bağlayacağız.

- Kamu emekçilerine 1000 TL zam yapacağız.

- 50.000 TL’ye kadar banka borçlarının faizlerini silerek yeniden yapılandıracağız.

- Tarım ve hayvancılıkta destekleri 2 katına çıkaracağız.

- Yolları, köprüleri ücretsiz yapacağız.”

Demirtaş’ın manifestosunda önem verdiği bir diğer konu ise Türkiye’de son yıllarda büyük bir baskı altında olan giderek daha da kötüleşen medya özgürlüğü oldu. HDP ve Demirtaş, medyanın iktidar tarafından kapatılmasını engelleyeceklerini, çok sesli medyanın önünü açacaklarını belirtiyor, gazetecileri ve sosyal medya kullanıcılarını özgürleştireceklerine dikkat çekiyor.

Demirtaş’ın “Ben yaparım demiyorum, BİZ yaparız diyorum” ifadeleri de manifestoda yer aldı.