Mar 22 2018

İş dünyası ‘erken seçim yok’ sözüne inanmıyor

AKP özellikle son dört ayda ekonominin musluklarını öylesine açtı ki, Türk ekonomisi adeta devlet subvansiyonunun yoğun olduğu Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Devletçilik modeline geri döndü.

Hemen her kesime dağıtılan faiz destekli krediler, istihdam için ödenen teşvikler ve asgari ücretteki devlet katkısının sürmesi, kamu kadrosuna taşeronlarla birlikte alınan 1 milyon kişi, ihracatçıya kur ve kredi kıyakları, uzun süredir beklenen KDV iadelerinin ödenmesi…

 Bunlar ekonomideki devlet desteğinin sadece bir bölümü. Tabii bunların bir maliyeti var ve hem Hazine’nin yüksek borçlanması hem de yüksek cari açıkla ödeniyor, dengeler iyice zorlanıyor.

Devletin bol keseden harcamaları kamu dengelerinde bozulma yarattığı için sürdürülemez bulunuyor. Bu yüzden bu teşviklerin fazla sürmeyeceği, seçim ekonomisini hatırlatan bu politikalarının erken bir seçimle son bulacağı beklentisi doğuyor. AKP ise seçimin 2019 yılında zamanında yapılacağı konusunda ısrarlı. 

Hürriyet’ten Erdal Sağlam ise AKP yöneticilerinin son dönemde sürekli olarak “erken seçim yok” demeçlerine rağmen iş âleminde ve piyasalardaki “Erken seçim beklentisi”nin  hala sürdüğünü kaydediyor.

Piyasalardaki erken seçim beklentisinin bir türlü giderilememesinin nedenini ise “ekonomik gidişat”a bağlıyor. Sağlam’a göre iş dünyasında ekonominin 2019 yılında bugünkünden daha kötü olacağı beklentisi çok yüksek.

Bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın politik sezgisine güvenen iş âlemi, 2019 yılına varmadan seçimlerin yapılacağını düşünüyor. En azından Başkanlık seçimlerinin…

Sağlam şunları yazıyor: ‘Son dönemde hızlanan döviz fiyatlarının gidişatın kötüleşeceğine ilişkin önemli bir ipucu olarak görülüyor.

Yıl içinde faiz artışlarının hızlanacağı, yani kurdaki artışın kaçınılmaz olduğu düşünülüyor. Tablonun iktidar tarafından görülmediğine ihtimal vermeyen iş insanları, o nedenle “şimdi açıklamasalar bile her an erken seçim kararı gelebileceği” görüşünü sürdürüyor.’