Hayko Bağdat
May 17 2018

Erdoğan'dan korkmuyoruz, biz kazandık bile!

Ahval’de yazmaya başladığım şu kısa zaman diliminin seçim telaşesine denk gelmesi ilginç oldu. İnsanlar, birbirlerinin fikrini yeniden merak etmeye başladı son günlerde. Bir köşe yazarı olarak mutsuz olduğumu söyleyemem. İyi okunuyorum çünkü.

Ayrıca bizlere, yani Ermenilere, Kürtlere, Cemaat gönüllülerine, Türklere, CHP’lilere, yani Türkiye halklarına yani üst komşularımıza, akrabalarımıza neler olabileceğini yazdığım seri rekor kırdı neredeyse.

Öyle hava atmak için falan demedim bunları. Sözümün insanlara ulaşmasına duyduğum sevinci paylaşmak için söyledim. Zaten ülkemi kaybettim üstüne bir de sizler beni unutursunuz diye üzülüyorum bazen...

“Bize ne olacak” serisi okundu okunmasına ama çok da eleştiri aldı. Kelimelerimde umutsuzluk var diye algılandı. Ben yanlış anlatmışım.

Düzelteyim.

Bize hiçbir şey olmayacak arkadaşlar.

Biz kazandık bile...

Öldürülmemiz, tutsak edilmemiz, sürgün edilmemiz, işkence görmememiz, peşimize katil takılması, korumalarla yaşamaya zorlanmamız falan bize bir şey oldu anlamına asla gelmiyor, biliyorsunuz bunu. Bunlar dünyevi şeyler. Binlerce yıldır oluyor. Hele bizim coğrafyamızda on yılda bir oluyor.

Alışkınız.

Aramızda katil devlete kurban vermeyenimiz, bedel ödemeyenimiz de kalmadı sayılır. Bunu geçelim.

Emin olduğum hal şudur: Hem bize hiçbir şey olmayacak hem de zaten biz çoktan kazandık arkadaşlar.

Biliyorum kafa karıştırıcı gibi cümleler bunlar, örnekleyeyim de daha rahat anlatayım.

Erdoğan dediğin, 15 yıldır hep kazandığını iddia eden bir zorba lider kadar işte. Yani benzerlerinden yüzlercesini sayabiliriz. Zalim lider portreleri içinde en vasatı da olsa ölümünden sonra adının yazılacağı katalog belli.

Üstelik o kadar kazanmış pozları yapan bu adam bizler kadar özgür değil ki?

Hayatımızı daraltmak için ördüğü her tuğla kendi çukuruna bir kürek toprak daha atmasıyla eş değer.

Erdoğan bizler gibi özgür değildir.

O bizler gibi gidip Ahmet Türk’ün evinin kapısını çalabilir mi?

Utanmadan gözlerinin içine bakabilir mi o yaşlı adamın.

“En az senin kadar barış için uğraştım, Kürt halkını kandırmadım, ben de İslam (Barış) taraftarıyım” diyebilir mi?

Her şeyi bırak, Erdoğan, Ahmet Türk’e selam verebilir mi be?

Ahmet Şık ile “FETÖ” dediği nane hakkında oturup tartışabilir mi acaba?

O hepimizin hayatına dokunmuş çete hakkında araştırmacı bir gazeteci olan Ahmet’e ihbarlarda bulunabilir mi?

Cemaat gönüllülerine yapılan işkenceyi Ahmet Şık kadar dert edebilir mi?

“Halkımı en az senin kadar seviyorum Ahmet” diyebilir mi?

Her şeyi bırak, Erdoğan, Ahmet Türk’e selam verebilir mi be?

Almanya hariç dünyanın her tarafında seçim kampanyası yapabilir elbette.

Miting üstüne miting de çekebilir.

Elinde Kuran, kefen, urgan falan her yere yalan dolan taşıyabilir.

Peki Edirne Kapalı Cezaevinde, Selahattin Abi ve Abdullah Zeydan’ın 12 metre koğuşunda miting yapabilir mi?

Selahattin Abi kadar çok insana hitap edebilir mi o hücreden.

Miting yapmayı da geçtim.Selahattin Abi’nin son mitingine sıradan bir izleyici olarak katılabilir mi?

Gözlerinin içine bakıp “Ey Selahattin sen bir teröristsin, zindanlarda çürümen haktır.

Rakibim olman ile ilgisi yok” diyebilir mi? O hücreye utanmadan girebilir mi?

Her şeyi bırak, Erdoğan, Selahattin Demirtaş’a selam verebilir mi be?

Gülsüm Elvan’ın elinden bir lokma ekmek yiyebilir mi mesela?

Çocuğunun elindeki ekmeğe taramalı tüfek muamelesi yapıp katlettikten sonra o lokma kursağından geçebilir mi?

Önce besmele çekip sonra orucunu bir parça ekmek bir zeytin ile açabilir mi Okmeydanı kahvelerinde. O ekmeği o mahallelinin gözlerine bakarak ısırabilir mi?

Sofralarına oturabilir mi Alevilerin?

Her şeyi bırak, Erdoğan, Gülsüm Elvan’a selam verebilir mi be?

Erdoğan hapis yatabilir mi bizler gibi?

Firari olabilir mi?

Türk Devletinden kaçması gerekse kurtarılmış mahalleleri, gizlenme evlerini, sahte pasaportları bizler kadar rahat bulabilir mi?

Erdoğan parasız kalabilir mi mesela?

Halkının dayanışmasına güvenebilir mi?

Sahip olduğu serveti kaybetmeyi göze alabilir mi?

Aç kalmaya razı gelebilir mi ülkesi için?

Mesela bana olduğu gibi, ona yardımcı olmak için seferber olan kimseler olur mu etrafında?

Çocuklarına sahip çıkılır mı?

Kendisine gelen imkanları bizler gibi kamulaştırabilir mi?

Cebindeki bütün parasını, adını, şöhretini, huzurunu, güvenliğini, özgürlüğünü ülkesi için feda edebilir mi?

Çok zor...

Erdoğan kazandıkça biz kaybetmiyoruz.

Erdoğan kaybetti ve biz çoktan kazandık bile.

Onurluyuz...

Haklıyız...

Rahat uyuyoruz...

Çalmadık...

Öldürmedik...

Satmadık...

İhanet etmedik...

Bizler halkız...

O ise katalogdaki zalim liderlerden biri kadar.

Üstelik en vasatı be.